Geçtiğimiz aylarda tantanalı bir şekilde omurgasızların egemen olduğu medya, bazı yerli ve yabancı insanları kamuoyuna “Büyükada casusları” diye sundular.

Bu medya organlarına göre, “Batılı ajanlar, yerli işbirlikçileri ile Türkiye’yi yıkmak bölmek parçalamak, ciğerini sökmek için Büyükada’da gizli toplantı” yaparken gözaltına alınmışlar.

Haberi okur okumaz ne güldüm ne de inandım. Sadece utandım.

Habere göre, Türkiye’yi yıkmayı kafaya koyan Batı (bu kısmı gerçek. Batı, Türkiye’yi bölmek istiyor), beynini o kadar tasarruflu kullanıyor ki, ajanlar toplantısını Türkiye’de yapıyor.

Mesela bir diğer Batının casusu ise, “Türkiye’yi yıkmak ve Erdoğan’ı devirmek için Paşabahçe’den bardak alalım. Aldığımız bardakları kralım ve iade edelim. Böylece Paşabahçe ve onun iştirakçisi İŞ Bankası iflas eder. İşçiler, bankacılar sokağa dökülür, Erdoğan devrilir.”

Haberin detaylarında daha nice rezillikler var ki alıp sütunumu kirletmek istemiyorum. En masum rezili bu notlardı.

Ulufe olarak dağıtılan “yalaka medya yöneticiliği koltuğu”nda oturanlar, iddiaları okusalardı eminim bu duruma düşmezlerdi. Birazcık çapları olsaydı, o arkaik ablanın Paşabahçe’nin kırık bardak eylemi ile gün boyu eğlenirdi.

Burada sorgulanması gereken, o haberi servis edenler ve onların arkasındaki odak, o süreçte neyi gözden kaçırdılar. Yani tüm Türkiye “cambaza bak” hipnozunda iken onlar neleri kotardılar?

Dün de yine benzer bir rezillik medyada sergilendi. Moskova Sirk Müdürü, Türk medyası tarafından “Putin Özel Danışmanı” olarak bu millete gösterildi.

Moskova Sirk müdürü dünyaca tanınan Zapaşny. Ve “Zapaşny Kardeşler” Rusya’da bilmeyen yok.

Bu skandal. Hem de uluslararası bir skandal. Sirkçiyi Putin4e strateji danışmanı olarak göstermek, Sayın Putin’e ve Rusya devletine hakarettir. Türkiye’ye bunu yedirmek, Türk halkına da devletine de büyük saygısızlık. Dünya medya tarihinde bildiğim kadarıyla böyle bir skandal yok.

Aslan bakıcısı, sirk müdürü Zapaşny, S-400’den tutun da bütün uluslararası ilişkileri bir güzel tahlil edip kurtuluş yolunu şöyle gösteriyor:

“Rusya’dan S-400 alımı tabi ki Türkiye için ekonomik bir yatırım aracıdır. İkincisi ise bağımsızlığını pekiştirmektir. Çünkü son 20 yıla bakarsak, tüm ülkelerdeki darbelerin, örneğin Yugoslavya, Lübnan. Irak, Suriye… bunların hepsinin arkasında Amerika vardı. S-400’ler sayesinde Türkiye ile çatışmaya girmek artık imkansızlaşacaktır.”

Tabi Aslan terbiyecisi Zapaşniy’nin sesini vermedikleri için ne konuştuğunu bilemiyoruz. Ancak bu sarf edilen cümleler, aynı medyanın kamuoyunu yönlendirme cümleleri ile birebir aynı olması tesadüf mü?

Dünyayı okuyabilen Zapaşny, ne hikmetse Yugoslavya’nın 33 yıl önce değil de 20 yıl önce dağıldığını söylüyor. Yani zaman olarak neredeyse iki katı bir yanılma. Eh o kadar kusur kadı kızında, pardon aslan terbiyecisinde olur.

Yazık bu ülkeye, bu millete ve Sayın Erdoğan’a. Sirk şaklabanlarını bu ülkeye akıl verme mevkiinde görmek tek kelime ile ezikliğin şahikasıdır.

Sadece bu haberi yapan muhabir değil, onun editörü şefi haber müdürü, haberin yönetmeni ve kanalın başındaki herkes sorumludur.

İnsanın bilmemesi ayıp değildir. Ne var ki bilmediğini bilemek ayıptır. Bu isim karşınıza geldiğinde internet üzerinden herhangi bir arama motoruna yazıp sorgulamanız 14 saniyenizi alıyor. Akledip bunu yaparsanız böyle rezil olmazsınız aleme.

Ancak burada akıl edememe mi var, kasıt mı var ona da bakmak lazım.

Geçtiğimiz hafta Türkiye’de D 8 zirvesi yapıldı. Zirvede Sayın Erdoğan, D 8’in 20’ye çıkarılması gerektiğini, Dolar ve Euro bağımlılığından kurtulup bu ülkelerin kendi milli paraları ile alışveriş yapılması gerekliliğini vurguladı.

D 8 devam ederken Gana cumhurbaşkanı çok ilginç bir cümle söyledi: “İslam ülkeleri Erdoğan’ın liderliği etrafında derhal toplanıp birlik olmalı.”

Endonezya, ekonomi ve nüfus olarak Türkiye’yi katlayan bir ülke. Erdoğan’ın D 8’deki konuşmasından hemen sonra şu açıklamayı yaptı: “Türkiye bu işe öncülük etsin biz hemen yasalarımızı değiştiririz.”

İki ülke ve mali durumları çok iyi. Ayrıca ikisi de halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı. Kendi iradelerini Sayın Erdoğan’a emanet edecek kadar ona güveniyor ve onun gücüne inanıyorlar.

Sirklerdeki şebelekleri gören medyamız, bu büyük devletlerin başkanlarını göremiyor ne hikmetse. Görebilselerdi, günlerce bunu haber kuşaklarında tartışma programlarında değerlendireceklerdi.

Hakikaten Cumhurbaşkanı Erdoğan’a üzülüyorum. Ona destek verdiğini söyleyen medya, sirk cambazlarının peşinde koştururken, dünya mazlumlarının onun liderliği etrafında toplanma arzularını göremiyorlar. Bu medya ile Erdoğan 2019’da ipi göğüslemesi epey meşakkatli olacak


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.