O zamanlar köylerde ezan okunuyor mu, Kuran öğretiliyor mu diye  kontrol yapardı jandarma. Caminin hemen yanında bir yerde çocuklara Kuran öğretirken, yeni  atanan CHP’li bir kaymakam  kontrol için köye gelmiş jandarmayla. Tedbir olarak nöbetçimiz olurdu. Bu sefer görmemiş, jandarma bastı kursu, hemen camdan cüzleri toplayıp arka tarafa attık ama çocukla dolu içerisi, anladılar Kuran öğrettiğini, aldılar götürdüler dedemi…”

Çavuş namını on yıldan fazla yaptığı askerlikten alan babamın dedesi Hasan Çavuş, kapıdan geçmez bir babayiğitmiş. Sert mizaçlı olduğu kadar derviş tarafı olan bir adammış. Yıllarca askerlik yaptıktan sonra köyüne dönünce yine imamlığa ve çocuk okutmaya devam etmiş. Kuran öğretirken karakola götürülüş hikayesini bu şekilde anlatırdı babam. Ezanı olması gerektiği gibi okuduğu için alınıp götürülen ve yıllarca evine dönemeyenleri, köy meydanında dipçikle dayak yiyenleri, yokluk ve sefaletin yanında bir de CHP zihniyetinin inançlarını ellerinden alma çabasını ve Rahmetli Menderes’in sadece ezanı aslına döndürdüğü için nasıl sevildiğini

Babamın attığı temel ile büyüdüm ben.  Bir Müslüman olarak, Müslüman gibi yaşama, vatanın kıymetini bilme, ecdadını tanıma, geçmişin izinde geleceği inşa etme duygularım,  çocuk yaşta babamın hassasiyetiyle işlendi ruhuma.

İslam’a düşmanlık eden zihniyete olan öfkem de tabi… 

Öfkesi olmayanın sevgisinde de problem vardır çünkü. Doğruyu seviyorsan, yanlışa öfke duyarsın. İyiyi seviyorsan kötüye öfke duyarsın.  Zalime öfke duymayan mazlumu sevebilir mi? İslam’ı sevdikçe İslam düşmanlarına, ecdadı sevdikçe ecdat düşmanlarına, vatanı sevdikçe vatan düşmanlarına öfke duymaya başladım. Ve doğal olarak mücadele etmeye. Çünkü insanı harekete geçirmeyen duygunun da samimiyeti yoktur.

Önceki kuşakta dedem zulmüne uğradı bu İslam düşmanı CHP zihniyetinin. Sonra babam. Yakın dönemde de ben…  İslam’ı irtica diye yaftalayıp Müslüman Anadolu insanının ruhuna darbe vurmak isteyen bu zihniyetin işkencesinden geçtim, 28 Şubat yargısıyla yıllarca zindanda ve firari olarak sürgünde yaşadım. Bu zihniyet bu topraklardan tamamen def edilmezse korkarım ki çocuklarım da yaşayacak bunların zulmünü.

Benim için bu seçim sadece iktidara gelecek bir kişi ve partiyi seçme yarışı değil.

Nereden gelindiğini, hangi bedellerin ödendiğini unutanlardan olmadım, olmayacağım da. Batının güdümünde inancımıza, yaşam tarzımıza, geçmişimize ve geleceğimize düşmanlık eden bir zihniyetle hesaplaşma sürecinin bir parçasıdır 24 Haziran seçimleri.

Bu bir süreç…  Adım adım yol alan, ağır bedelleri olan ve nihayet son dönemde suyun yatağını bulduğu ve seçimlerin de bir dönemeci temsil ettiği uzun bir süreç.

Şimdi önümüzde iki seçenek var. Kurulduğu günden beri bu milletin değerleriyle kavgalı olan CHP, açıkça PKK’nın siyasi kolu olduğunu ifade eden HDP,  Batı ve FETÖ tarafından parlatılan İP ve maalesef bu oluşuma hâlâ nasıl olur da dahil olur da bu zihniyetin zulmüne maruz kalmış insanları bunlara payanda yapar dediğim Saadet Partisi ittifakına karşı;

Bütün eksiklerine, yanlış uygulamalarına karşı Müslüman Anadolu insanının hassasiyetlerine dikkat eden, Türkiye’yi bütün İslam Coğrafyasının ümidi haline getiren, milyonlarca mazluma sahip çıkıp duasını alan ve gelinen noktada ülkemizi Batının uşağı olmaktan çıkartıp emperyalistlerle karşı karşıya getiren Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti ile birlikte Cumhur İttifakı var.  

Ekonomik durum, yapılan yanlış uygulamalar, iktidar kadrolarındaki çürük yumurtalar ve olması gerekene nispetle olamayışların da farkında olarak yazıyorum bunları. 

Ecdat bakiyesi birçok ülkeyi dolaştım son süreçte. Makedonya dağlarından Saraybosna sokaklarına, Kırım’dan  Batum’a, Kosova’dan  Kaşkar’a, Filistin’den Somali’ye kadar, mazlum ve boynu bükük ümmetin garip insanları, gözünü dikmiş Türkiye ayağa kalksın, güçlü olsun ve onlara sahip çıksın diye gözlüyor. Yolumuzu gözlüyor, dua edip, hasretle bekliyorlar. 

Babamın duası duamdır benim:

 “Oğlum, Rabbim İslam düşmanı zihniyete fırsat vermesin. Bunlar başa geçerse ne vatan kalır elimizde, ne birlik ne de dirlik. Eskisini de aratacak zulmü yaşarız, hem biz yaşarız hem sahipsiz kalan bütün ümmet...  Dün gâvurun desteğiyle Osmanlıyı yıkan zihniyetten bugün vatana hayır mı gelir? Gece teheccüt namazımdan başlayarak her vakit dua ediyorum Tayyip beye. Bu sisteme inanmıyorum ama ne yapacaksın, seçimle belirleniyor bazı şeyler. Rabbim İslam’a hizmet için güç versin O’na, yolunu açsın. ”  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.