Bağımlının mutlu olmak ya da haz almak için madde kullandığını biliyoruz. Halbuki bağımlının dünyasında hazdan başka öncelikler var.

Duygular kelimelerde kendini ele veriyor zaten. Bağımsızlığın zıddı bir durum ne ifade eder? Bağımlılık sürecine giren kişi mutlu olmak için mi yoksa içine düştüğü acılardan kurtulmak için mi madde kullanmaktadır?

İlk kullanımda alınan keyif giderek azalır. Hızla madde haz veren bir madde olmaktan çıkarak günlük bir ihtiyaca döner. Yoksunluk yaşayan kişide dalgalı duygu durumu ve agresif tutumlar gözlenir. Bu anormalliği bastırmak için madde arayışına girer.

Özellikle Bonzai maddesi diğerleri gibi mutluluk hissi belirgin bir madde değil. Kişiyi kendi içinde yani otistik bir algı içine hapseder. Zamanı ve makanı farklı bir boyuta taşır. Kana karıştıktan sonra beynin limbik sistemi üzerinde kimyasalları aktive eder. Farklı bir kişiliğe taşır, mental koordinasyonu durdurur, öteki maddelerden farklı olarak bilinci tamamen devre dışı bırakır. Böylece bağımlı, hayatın yalın gerçekliğinden, sorunlardan ve sorumluluklardan birkaç saat uzaklaşır.

Hayatı durdurmanın bedeli ağır olur. Başta duygu durumundaki değişiklikler ile maddeye yönelen bağımlı giderek periyotları sıklaştırır. Temel bir ihtiyaç gibi madde ekseninde dönmeye başlar. Madde kullanmaya başlayan kişiyi bekleyen cehennem gibi bir hayat vardır. Vücudun bağımlılık isteğini karşılamak için madde ekseninde dönmeye başlar. Birinci faz yoksunluktur. Madde isteği kara bulut gibi birden hayatına çöker. Önce para bulması gerekir. Sonra torbacı dediği satıcıya ulaşması zor olmaz. Kullanacağı yeri kafasına koymuştur. Kullanım gerçekleşir ve hayatın durduğu saatler başlar. Bu döngü artık her gün hayatının vazgeçilmez kuralı olur.

Onun için hayatın bütün renkleri ve zevkleri tek potada erimiştir. Madde kovasından kendisine bir koza örmüştür. Yoksunluk saatlerinde baş ağrısı, vücut ağrıları, titreme ve baş dönmesi gibi uyaranlarla inleyip durur. Maddeyi keyif almak ya da hayatı rafa kaldırmaktan çok yoksunluğu gidermek için kullanır. Bu kısır döngünün esareti altındadır: Yoksunluk, para bulma, madde satın alma, kullanım, doyum ve yeniden yoksunluk.

En ilginç olanı bağımlının madde kullanımı ile benlik arasındaki zıt algıdadır. Bağımlı kendisini bekleyen yeni bir acı ile karşılaşır. Artık madde etkisi hayat döngüsünü tersine çevirmiştir. Maddeyi kendine gelmek için kullanır. Madde vücutla bütünleşmesi etle tırnak gibi iç içedir. Sosyal ortamda kendini ifade etmek, çalışmak, insanlarla iletişim kurmak için madde kullanır. İlk madde kullanımında yaşadığı hazlar geride kalmıştır. Yoksunluk döneminde yaşadığı şey madde kullanımındaki ilk algı gibi gerçekliğin dışına çıkmaktır. Madde kullanmadığı saatler fizyolojik ağrı ve kayıplar bir yana bilincinde zayıflama meydana gelir. Sarhoş gibidir, dikkat ve algısı hayatın gereklerini yerine getirmek için yetersiz kalır.

Dolayısıyla yoksunluk saatlerinde kaybolan gerçeklik bağlantısı madde kullandıktan sonra yeniden kurulur. Bağımlılık böylece içinden çıkılmaz bir döngüye girmiştir. Öteki insanlar hayatın bütün renkleriyle dengeli bir hayat yaşarken ve küçük şeylerle mutluluk yaşarken bağımlı için hayatı iki renge bürünmüşütür; beyaz saatler ve siyah saatler. Madde dışında dünyanın hiçbir zevki ve mutluğu onları maddeyi elde etmek kadar mutluluk sağlamaz.

Madde bağımlısının prangalar altındaki hayatından dersler çıkarabiliriz. Kullanım ile kullanım dışında zıt karaktere sahip olan bu iki duygu durumunda acaba her birimizi hayata bağlayan şey nedir? Adına bağımlılık demeden her kişiyi kendi ekseninde döndüren şey nedir? Saygınlık, para, güç, eğlenme veya egonun bir başka bileşeni!

Egonun sağladığı hazların dışında mutluluk aramak bağımlılıktan kurtulmak gibidir. Madde kullanmayanları bekleyen bir başka ayıklık var. Hayatın cilvelerine karşı egonun sunduğu avuntulara bir ara vermek ve mana arayışı için yola koyulmak!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.