Bahçeli’nin seçim sonrasında “Cumhur İttifakı”’nın biteceği eleştirilerine nispet yapar gibi AK Parti-MHP arasındaki bağı çok daha ileriye götürmesi Ankara kulislerinin dilinde…

Devlet Bahçeli çok tecrübeli bir siyasetçi…

Siyaset ise tecrübenin ve öngörü sahibinin çok avantajlı olduğu bir alan…

Öyle siyasete farklı anlamlar yüklemeye gerek yok.

Siyaset bir iştir, siyasetçi de bir işçidir…

Çok ulvi amacı olan sadece siyasetçiler değildir…

Ama en ulvi amacın kendilerine ait olduğunu söylemleri de siyasetçilerin işinin gereğidir…

Neyse…

Bahçeli’nin tavrının arka planı üzerinde gerek askeriyede gerek ise devletin diğer merkezi kurumlarında yapılacak derin değişikliklerde olası tepkiyi önlemek ve toplumsal uzlaşıyı sağlayarak kabulü artırma amacı olduğu söyleniyor…

Öyle mi?

Olabilir…

Bahçeli, şu an AK Parti için vazgeçilmez bir partnerdir,

Bu kaçınılmaz bir gerçek…

ASANSÖR HESABI…

Yeni oluşan sistemin işleyiş şeklini ve varacağı yeri çok iyi gören “usta siyasetçi” Bahçeli, 50 yıllık büyük bir geleneği merdivenlerden çıkmak yerine asansöre bindirerek zirveye taşımayı planlıyor…

Siyaset bir sinir harbi…

TÜRKİYE’NİN RUTİNİ

Gerçek şu ki,

Türkiye’deki her ideolojik ve fikri hareketin temel iddiası “Türkiye’nin nasıl daha iyi ve daha güçlü” olacağının formülünü bilmesi!

Bu formül öyle çok gizli kolonya formülü ya da günlerde merak edilen çok gizli bir kurabiye tarifi gibi değil…

(Bence bu gizemlerin çözülmesi daha önemli!)

Çok çok önemli formüller…

Seçimler geliyor, seçimler geçiyor…

Her seçim çok önemli…

Her oy çok önemli…

Vatan, millet, Sakarya…

Her şey bitince…

Sakarya oluyor, Adapazarı…

Vatan oluyor, gazete…

Millet oluyor, park…

BİTECEKSİNİZ!..

Ağrı Doğubeyazıt’taki PKK Zulmü…

Yanyurt Köyü bakkalı Mevlüt Bengi…

Tam bir şehit…

PKK’nın bölgedeki varlığını bile bile, dik durdu…

Eğilmedi…

PKK denilen hain taşeron örgüt elbet yok olacak…

Ama şu ayrıntı da unutulmamalı,

Hani 11 Eylül saldırısı sonrası New York başta olmak üzere ABD’nin çeşitli bölgelerinde sarıklı görülen herkes terörist sanılarak şok tabancası ile vuruluyordu ya…

Şehitlerimizin verdiği acı nedeniyle maalesef ondan çok daha fazla ayrımcı olaylar bu ülkede oldu…

Bazı yaşananlarda üniformalılar rol aldı, bazılarında sivil giyinimli kime ait olduğu bilinmeyen istihbaratçılar…

Şehitlerimizin de acısı var…

Ama kardeşimizle aramızı bozmak isteyenlerin bazı planlar ile yaptıkları birçok Kürt kardeşimizin hafızasında kötü bir anı olarak hala canlı…

Bu iş bitecek…

Terör yok olacak…

Türkiye’nin dertleri bir bir bitecek…

Öyle veya böyle…

Kardeşliğimiz baki kalacak…

Herkesin aklında yer etmeli bu…

SINAV CUMHURİYETİ

LGS birincisi Leyla Azra kızımız, bir İmam Hatipli olarak birçoklarımızın gönlünde taht kurdu…

Neden?

Çünkü bu ülke saçma bir “8 Şubat dönemi” atlattı…

“Başörtüsü”, siyasi simge denilerek “Türban” oldu…

Özgürlükçü olduklarını söyleyenler tüm özgürlükleri rafa kaldırdı…

Erdoğan ile başlayan “restorasyon dönemi” ile bu sorunlar “büyük ölçüde” aşıldı.

Bu nedenle…

Bugün bu kızımızın başarısı birçok kimse tarafından takdirle karşılanıyor…

Tamam çok anlaşılır bir durum ama bunun ötesi beri yok mu arkadaşlar...

Sekiz senedir sınava hazırlandığını söyledi bu kızımız…

Sekiz yılda sınav sistemlerinin defalarca değişmesine rağmen elde ettiği başarı çok iyi…

Peki ama bir sınavı kazanmak için giden 8 yıllık zaman sonunda bu kızımız; “kendisine, ailesine, Türkiye’ye” bir şeyler kazandıracak ne öğredi?..

Bunun hiç önemi yok mu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.