Bir gün, elçilerden oluşan bir grup, misafir olarak Medine’ye gelmişti. Allah Resûlü’nün huzuruna girmek, onunla görüşmek istiyorlardı.

Allah Resûlü, ne zaman bir kabileden elçi gelse, en iyi elbiselerini giyer ve o elçiye, diplomatik nezaket kuralları çerçevesinde hoşgörülü davranırdı. Gönül çelici ikramlarda bulunurdu. Herkesin haline ve şanına uygun, her kabilenin örf ve duyarlılıklarına münasip söz söylerdi. (Müslim, Libas 2)

Ama bu sefer Efendimiz, bu yeni gelen heyetin yanına acilen çıkmak zorunda kalmıştı. Giyinmek ve taranmak için ortam müsait değildi. Buna rağmen, Allah Resûlü kendine çeki düzen vermenin bir yolunu buldu.

Kapının hem arkasındaki içi su dolu küpe eğilerek baktı. Suyun içinde aksini görerek diğer bir ifadeyle, küpteki suyu ayna gibi kullanarak, saçını ve sakalını düzeltti. Giyimine güzel bir şekil verdi.

Hz. Aişe annemiz, Efendimizin bu davranışını görünce, biraz şaşırdı. Onun, gelen insanlara güzel görünmeye bu derece önem vermesi aklına yatmamıştı. Çünkü Efendimiz, insanların dış görünüşlerinden çok, kalplerinin temizliğine, ahlaklarının güzelliğine, niyetlerinin dürüstlüğüne değer verirdi. Onların önüne, dış görüntüsüne güzel bir şekil vererek çıkmasının ne anlamı vardı? Bu tavrın, gösterişten ne farkı vardı?

Hz. Aişe, Efendimizin, anlam veremediği bu davranışının sebebini, kendisine sormaktan geri durmadı:

-Ya Rasûlallah! Sen de mi, insanlara karşı süslenmeye çalışıyorsun? dedi.

Hz. Aişe aklına takılan en küçük bir meselede bile, o işin hikmetini Efendimize mutlaka sorardı. Efendimiz de onun bu sorgulayıcı yönünü severdi. Çünkü merak, ilim öğrenmenin olmazsa olmaz şartı idi. Efendimiz, İslam’ın ince meselelerini ve detaylarını Hz. Aişe’nin öğrenip ümmetine de öğretmesinden çok memnundu. Bu sebeple, onun sorularına değer verir ve hiçbir sorusunu cevapsız bırakmazdı.

Hz. Aişe’nin sorduğu bu yeni soruya, Allah Resûlü, İslam’ın temizlik ve güzellik temeli üzerine kurulduğunu belirterek yanıt verdi. Davranışının sebebini de şu sözlerle noktaladı:

-Ya Aişe! Kişinin ziyaretine gelen insanlara karşı temiz ve güzel görünmesini, Allah sever ve ister. Çünkü Allah, Cemil’dir, güzelliği sever. Tahir’dir. Temizlikten hoşlanır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-12-16 00:05:48

Yazarımızın kalemine ve gönlüne sağlık. Selam ve dua ile

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-12-16 00:06:18

Yazarımızın kalemine ve gönlüne sağlık. Selam ve dua ile