Periyodik olarak Avrupa'da bir kamyon/minibüs, Almanya, Fransa ve İngiltere de dahil olmak üzere birçok ülkeyi terörizmle meşgul etti. Son olarak, Barcelona'da düzenlenen terör saldırısında, 13 kişi  öldü ve yaklaşık 100 kişi de yaralandı.

Nasıl isimlendiririz bilmiyorum ama Dünya, yeni bir ‘gölge düşman' veya ‘gölge terörizm' ile karşı karşıya ve nasıl mücadele edeceğini de bilmiyor. İŞİD/DEAŞ mensupları, Barselona'nın ünlü Las Ramblas caddesinde insanların üzerine kasıtlı bir biçimde minibüs sürmüştü.

Daha sonra, çok daha fazla insanın ölmesi için minibüsün içerisine bombalar doldurularak patlatmak istenmiş. Başka bir rivayet göre ise; içi bomba dolu minibüsün Barselona ve Katolik dünyasının sembol yapılarından olan Barcelona Katedralini (Catedral de la Santa Cruz y Santa Eulalia)  havaya uçurmak istemişti.

Saldırıdan sonra İspanya, Kıta Avrupa'sı ve Dünya şok içerisine girdi. Saldırının konumu ve hedefi, diğer Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilen saldırılardan farklı olarak, 1492 yılında yıkılan Endülüs Devleti'nin yıkılışına kadar götür(tül)üyor. Diğer bir ifadeyle Müslüman-Hıristiyan rekabetine/gerilimine atıf yapılıyor. Özellikle İngiliz medyası, tarihsel ve dini olguyu sürekli ön plana çıkarıyor.

Bu değerlendirmeyi bir olguyla da kuvvetlendirebiliriz. Trump, saldırının hemen sonrasında radikal İslamcı terörle mücadele için, 1900'lerde Filipinlerde birçok savaş suçu işlemiş olan General John J. Pershing'den esinlenmeyi bile önerdi. Trump attığı tweette; “ABD'li General Pershing'in teröristleri yakaladığında yaptıklarını öğrenin. 35 yıl boyunca radikal İslamcı terör yoktu” ifadesini kullandı. (Bence sizde bu yazıyı okuduktan sonra bu General kimmiş öğrenin)

Saldırının failleri ise; diğer örneklerde olduğu gibi Libya, Tunus, Suriye, Yemen ve Irak'taki askeri/siyasi operasyonlardan ötürü, bir şekilde ülkesinden ayrılmış. Geleceği Batı'da arayan, ancak entegrasyondan doğan, uyum probleminden ötürü 2. veya 3. sınıf insan, durumuna düşmüş Müslüman gençler olarak gösteriliyor. Kim, inanırsa artık…

Saldırının birinci hedefi, Avrupa başta olmak üzere, azınlık durumunda olan Müslümanları psiko-ekonomik ve psiko-sosyal bir neden-sonuç ilişkisinde ötekileşmiş,  İslam, Cihad, Selefilik, Radikalizm literatürüyle kuvvetlendirerek,  İslam=Terörizm ile ilişkilendirmek.

İkincisi ise, kamyon/minibüs terör saldırıların gerçekleştiği ülkelerin ortak bir özelliği de, çeşitli siyasi nedenlerden ötürü, geçmiş ve günümüzde halen ayrılıkçı düşünce ve pratiklerin devam ediyor olmasıdır. Diğer bir ifadeyle Avrupa'da güvenlik temelinde, yeni bir gerilim, ‘radikalizm' ambalajıyla sunuluyor.

Hatırlarsınız, yakın zamanda İskoçların, Katalonların, Flaman Bölgesi'nin bağımsızlık referandumları yeniden gündeme gelmişti.

Saldırı sonrası, İspanyol Hükümetinin "Sorun yok, size yardım ediyoruz" ve Madrid medyasının birlik ve beraberlik içeren "Katalonya'nın İspanya'ya ihtiyacı var" şeklinde mesajları bulunuyor. Ancak, Katolonların bağımsızlık hareketlerini de özellikle vurgulamamız gerekiyor.  11 Eylül'de 'DİADA', yani Katalonya'nın milli bayramı var.  Hemen sonrasında 1 Ekim'de ise; Katalanların ikinci bağımsızlık referandumu var. Güvenlik iklimi dikkate alındığında referandumun gerçekleşmesi biraz zor gözüküyor. Gerçekleşse bile güvenlik kaygısından ötürü İspanya'dan ayrılmak istemeyeceklerdir.

Bu değerlendirmenin saldırının “nedenleri'' yönünden bir alakası yok. Ancak “sonuçları'' itibariyle birebir ilişkili olduğunu unutmamalıyız. Yine saldırının “nedenleri'' arasında yer almazsa da Avrupa'daki ayrılık hareketlerini “sonuçları''/benzerlikleri itibariyle sarsacaktır. Bu sefer ''sonuçları'' itibariyle olmasa da “nedenleri'' arasında bulunan ve şu sıralar üniversiteler ve düşünce kuruluşlarınca sıkça tartışılan, IŞİD'in ideolojisine bağlanan ve bu örgütün saflarına katılarak, bir plan ve projeye hizmet eden çeşitli yollardan yürütülen beyin yıkama faaliyeti sonucunda radikalleşerek şiddeti ve ölümü göze alan pek çok gencin bulunduğu da bir gerçek.. .

Dolayısıyla, Avrupa'da İslam sosuyla bezenmiş, yeni bir radikalleşmenin araçsalı olan kamyon/minibüs terör saldırıları, Avrupa'nın tarihi ve sorunlu bir bölgesi/coğrafyasını, tekrardan hareketlendirmek için yeni bir kriminal sosyoloji oluşturma çabasıdır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.