Bundan 5 yıl önceki konuşmalarımda, seminerlerimde ve yazılarımda sürekli gençler nasıl başarılı olur, nasıl başarıya ulaşır konusu üzerinde duruyordum. Sonra baktım ki bir şeyler eksik. İyi üniversiteleri bitirmiş, iyi işyerlerinde çalışan gençler mutsuz. Hayattan istediklerini bulamamış olmanın verdiği bir huzursuzluk var...

  

     Kişinin mutluluğu, beklenti düzeyi ile ilgili. Aynı iş yerinde çalışan iki kişinin biri mutlu iken diğeri mutsuz olabiliyor. Aza kanaat etmeyi bilen birisi için, kazandığı mutlu olması için yeterli iken, hayali çok yukarlarda olan bir diğeri için mutsuzluk sebebi olabiliyor.

    

      İnsan denen meçhulün bir biyolojisi, bir psikolojisi ve bir de ruhu var. Düşünen ve duyguları olan bir organizma. Beden, ruh, zihin ve duygu dörtlüsü eğer iyi bir eş frekans yakalarsa ve rezonansa geçerse tut tutabilirsen o kişiyi. İşte o zaman başarı da gelir, huzur da gelir, mutluluk da...

  

      Ne yapacağız peki?

  

      Evet mesele de bu zaten!

      

      Bedenimizi, ruhumuzu, zihnimizi ve duygularımızı besleyeceğiz. Bu muhteşem dörtlünün,  bir arada kalması  için sağlığını koruyacağız. Bize verilen bu emanetlere sahip çıkacağız.

  

       Öncelikle bedenimizi sağlığı önemli;

• Düzenli beslenme

• Kötü alışkanlıklarda kaçınma

• Düzenli spor yapma

• Düzenli ve az uyku

      Yukarda saydığım bu dört madde kan şekeri ve metabolizma hızı açısından olmazsa olmazlar. Bu ikisinde olan dalgalanmalar zihnimizi ve duygularımızı da değiştirerek hayat konforumuzu etkilemekte.

      Ruh sağlığına gelince;

• İnanmak ve güvenmek

• Dua etmek

• İç muhasebe yapmak

• Büyük bir hedefe odaklanmak

      Zihin sağlığı içinse;

• Okumak ve yazmak

• Düşünmek ve hayal kurmak

• Problem çözmek

       Duygu sağlığı içinse;

• Sevmek ve sevilmek

• Değer vermek ve verilmek

• Özgüven kazanmak

  

      Beden, ruh, zihin ve duygu  arasında bir döngü var. Birindeki eksiklik ve sıkıntı hemen diğerlerine yansıyor. Olumlu ve olumsuz karşılıklı bir iletişim var. Onun için insana bir bütün olarak baktığımızda bu bütünlüğü korumak ve beslemek gerekiyor.

   

      Bu girişten sonra gençlere gelebiliriz artık. Ergenlik döneminde gencin bedeninde, ruhunda zihninde ve duygularında müthiş değişiklikler oluyor. Bu süreçte kurulan denge ilerde sağlıklı bireyler yetişmesine sebep oluyor.. Orta okul ve lisede gencimizin kazandığı alışkanlıklar tüm hayatını pozitif yönde etkiliyor. Özellikle lise dönemi bunun son adımı ve son fırsatı.

   

       Bireysel veya bir takım sporu, düzenli beslenme ve uyku alışkanlığı, kendine, ailesine ve yaratana inanması, sevmesi, değer verilmesi, okuma düşünme ve hayal kurma...

       Sevgi ortamında yetişen bir çocuk, değer verilerek büyütüldü ise fikirlerine ve tercihlerine değer verildiyse  hayata bakış acısı tamamen farklı olacak ve pozitif bir birey olacaktır.

Hayata bakış açısı, yaşam felsefesi ve kültürü, estetik anlayışı ve gencin uğraşacağı bir hobi tüm hayatını değiştirebilir.

     Genci destekleyecek bir aile, yol gösterecek bir eğitimci, imkan ve ortam sağlayacak bir eğitim kurumu, teşvik edecek bir çevre yeterli.

     Yeni nesil gençlerin bedenleri, zihinleri, ruhları  ve duyguları aç.

     Onları beslemeyi ihmal etmeyelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yeşim DOĞAN 2018-02-21 13:41:08

Yapılması gerekenleri yine açık bir uslüp ile bizlere sunmuşsunuz. Kaleminize Sağlık ^_^