Bir grup “eski dost” beni çok özlemiş.…

Buluşmak istediklerini söylediler, memnuniyetle kabul ettim.

Lâf  “Basın Özgürlüğü”ne geldi, nereden geldiyse…

Dediler ki;

“Basın eskiden, iktidarları istediği gibi eleştirebiliyor, yanlışlarına karşı çıkabiliyordu.”

Bizi özlememişler de…

 “Lâf çakmaya” gelmişler gibi bir halleri vardı.

Öylece devam ettiler:

“Şimdiki iktidar, her söylenenden rahatsız oluyor.

Her söyleyeni bir şekilde hırpalıyor!”

Buradan girdiler ve öylece devam ettiler…

Sabırla dinledik…

Bitirdiler…

Sazı aldık…

“Bu ülkede eskiden basın özgürlüğü vardı azizim!” faslından başladık.

Dedik ki;

“O günleri unutmuş olmalısınız kıymetli dostlarım…

O halde hatırlatayım!..”

Başladım hatırlatmaya:

-Bugünle kıyaslayarak övdüğünüz o dönemlerde, malûm medya patronlarının  “gazeteci kisveli çalışanları”  devletin kaynaklarını şey ettirmekte geciken başbakanlara, bakanlara küfür ederlerdi!..

-Teşviklerden sorumlu devlet bakanlarına ‘ana, avrat’ söverlerdi!

-O günlerde, ellerindeki medya organlarını birer ‘nükleer silah’ gibi kullanan malûm medya devleri; devletin en baba, en kârlı kurumlarını ele geçirmeye çalışır….

Buna engel olmaya çalışan siyasileri ve bürokratları, analarından doğduklarına pişman etmek suretiyle amaçlarına ulaşırlardı!..

-O günlerde, istedikleri hükümeti kurdurtmak ve istemedikleri hükümeti yıktırtmak gibi bir “ayrıcalıkları” olduğuna inanırlardı.

Sayın Erdoğan duruma el koyuncaya kadar…

İktidara gelmek veya iktidarda kalmak isteyen siyasiler, bunların bir dediklerini iki etmemeye mecbur olduklarına inanırlardı.

“Eski dostlarım” kahvelerini yudumlarken…

Ben…

Bir vakitlerin o çok övülen “basın özgürlüğü” tablosunda yer alan “güzellikleri” (!) anlatmaya devam ettim…

Malûm yöntemlerle ele geçirdikleri bankaların yönetim kurulu üyeliklerine, hangi emekli darbecileri, niçin getirdiklerini gösteren nice haberimize işaret ettim…

“Üç kâğıtlara” dikkat çektim.

 “Bankaları batırarak bedelleri milletin sırtına yükleme” sürecindeki yayınlara…

Bunların yurt dışı bağlantılarına vurgu yaptım, hangi ‘derin’ mihraklara hizmet ettiklerini anlattım …

Sonra…

Kamu kaynaklarını peşkeş çekmeye yanaşmayan yönetim kurulu üyelerini nasıl yıprattıklarını, nasıl insan içine çıkamaz hale getirdiklerini hatırlattım!..

Bir ara…

“Eski Dost”lardan biri araya girerek

“Ama şimdi de durum iyi değil, şimdi de ağzını açan yanıyor!” dedi.

O böyle deyince…

Yazılarımdan misaller sıraladım:

“İşte…

İktidarın doğrusuna doğru, yanlışına yanlış diyoruz…

Daha ne yazalım, daha ne istiyorsunuz?.. Ha,  bunlar kesmiyorsa…

‘Sizin dünyanızdan’ örnekler vereyim!..”

Bir takım ‘kara’ yayınları internetten buldum ve gösterdim:

“İşte, bu gazete, Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a böyle hakaret etmiş…

Ailelere bile hakaret etmiş!..

Böyle iftiralar atmış!..

Savcımızı katleden teröristlere, işte görüyorsunuz…

Böyle övgüler yağdırmış!..

Basın özgürlüğünden anladığınız bu mudur dostlarım?..

Hakaret, iftira, teröre destek, casusluk, vesaire, basın özgürlüğüne mi girer!..

Bunların binde birini, o çok övülen batı ülkelerinde yapsınlar bakalım!..

Bırakın bunları…

Almanya’da, Avusturya da ‘Siyonist yalanlarını’ ifşa etsinler de görelim!..

Ne basın özgürlüğü; sorgusuz, sualsiz, mahkemesiz, yargısız gazete kapatmışlığı vardır bunların!..”

***

Ben bunları anlatırken…

Biri dedi ki;

“Demek birileri ne diyorsa biz de onu söylüyormuşuz, bu yönlerden bakmamıştık pek!..”

Bir başkası…

İtiraz etti:

“Bunların hatalarını da görmezden gelmeyin ama!..

Bir tahammülsüzlük de var, kabul edin siz de… Kim farklı bir şey söylese, hemen ‘düşman’ grubuna alınıyor.

Bu doğru değil mi, böyle bir hava yok mu?.. Dün söylenenlerin tersi söylenmiyor mu?”

Dedim ki;

“Siyasilerin eylem ve söylemleri zaman içinde değişiklikler arz edebilir… Sizler, Atatürkçü insanlarsınız, bilirim… Atatürk’e bakın; ‘Hilafete bağlı kalacağıma Vallahi’ diyen de, Hilafeti kaldıran da aynı Atatürk.

Şimdi sizler, siz kıymetli dostlarım; Büyük Atatürk’e ‘Daha düne kadar böyle diyordunuz’ diyerek karşı mı çıkıyorsunuz yani?!..

Süreç içinde söylemler değişir…

Çünkü, şartlar ve dengeler sürekli olarak değişir…

Bugünkü iktidar, dünyanın çalkalandığı bir dönemde ‘beka mücadelesi’ veriyor…

Yakın zamanda tarihin en menfur darbe girişimi gerçekleşmiş!..

Bütün terör örgütleri eş zamanlı olarak bu iktidarı hedef almakta!..

Değerlendirme yapılırken, içinde bulunulan durumun güçlüklerini de göz önünde bulundurmak gerekmez mi?..

Yapılanların, söylenenlerin ne kadarı doğrudur, ne kadarı yanlış…

Burası ayrıca değerlendirilir.

İktidarın yaptıklarını, şartlardan bağımsız ele almayın!..

Ve…

Dünyada Cennet’i aramayın!..

Konu ‘basın özgürlüğü’ meselesine geldi ya…

Bir siyaset ekolünün kullandığı dili yanlış bulmak, bunun yanlış olduğunu söylemek yazmak, serbest mi değil mi?..

Madem mesele basın özgürlüğü meselesidir kafanıza takılan, buna bakacak sınız...”

Bunları söyledikten sonra…

Bir teklifte bulundum “eski dostlar”ıma:

“Bugünkü iktidarın uygulamalarına yönelik eleştirileriniz varsa ve bunları yazamamaktan, söyleyememekten şikâyet ediyorsanız…

Gerçekten buysa derdiniz…

Benden size söz;

Yazın ve verin bana:

Hakaret, iftira yoksa…

Diğer suçlardan biri işlenmiyorsa…

Genel ahlâka aykırı hususlar yoksa…

Yanlış görülenlere dikkat çekmek ve doğru görülenleri talep etmekse mesele..

Söz veriyorum, köşemde yer vereceğim…”

Düşündüler…

“Tamam, göndereceğim!” diyen çıkmadı!..

Yolcu ederken, teker teker öptüm “eski dostlar”ımı…

Ve…

“Beni özlemeye devam ederlerse, çok mutlu olacağımı” söyledim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Millet 2018-03-25 14:34:39

Sayin yazar onlar işgemmeden sallamişlar daha 7 haziran seçimlerinde c h p genel başkan yardimcisi gürsel tekin ne demişti daha ijtidar olmadan sekiz haziranda yandaş tabir ettikleri akit sabah star gibi gazeteleri kapatacağim diyordu

Avatar
naci ENGİZ 2018-03-25 16:13:34

tebrikler!bundan daha açık anlatılamazdı.