Türkiye var olma mücadelesi veriyor. Her şey 1900’lü yılların ilk çeyreğinde olduğu gibi. Yeni paylaşımlar, yeni devletçikler, yeni paktlar kurulmak isteniyor.

Dört bir yandan kuşatılan Türkiye’nin pes edeceğini zannediyorlar. Oysa millet 16 Nisan 2017’de bu kuşatmayı yararak TAM BAĞIMSIZ bir ülke olduğunu ilan etti.

Döviz üzerinden operasyon çeken güçler, seçimlere kadar vatandaşın moralini bozmak, morali bozulan vatandaşın oy tercihini değiştirmeyi hedefliyor. Üstelik sadece ekonomik saldırı ile yetinmiyorlar, Avrupa basını seferber olmuş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı durdurmak için çalışıyor. Alman basını sanki CHP yayın organı. NYT, WP Amerika’dan saldırıyor, İsrail basını Meralci…

Kimse çıkıp demiyor ki size ne oluyor?

Bu seçim bizim kendi seçimimiz, siz neden bu kadar müdahilsiniz?..

Ama vatandaş görüyor, vatandaş bilinçli elhamdülillah.

Geçen gün Şanlıurfa’da 80 yaşlarında Nurullah Amca, “Erdoğan’ı istemiyorlar, çünkü Erdoğan onları her isteğine hay hay demiyor” diyor. Sordum, Nurullah Amca, mektep filan okudunuz mu?

“Evet, askerde okuma yazma öğrendim, ama unuttum” dedi.

Bu bizim Şanlıurfalı, okuma yazması olmayanımız. Alim değil, ama arif olmak için okul gerekmiyor. Feraset burada lazım, o da çok şükür bu millette yeterince var.

Evet,

Birileri çıkıp, Almanlar neden bizim seçimlerimize bu kadar karışıyor?

Yunanistan ne zamandan beri dost olup seçimlerde bu milletin yararına sonuçlar istedi?

BAE Erdoğan’dan ne istiyor?

Soruları uzatabiliriz,

Sahi neden SP İP ile, CHP ile ittifaka gerek duydu?

Bu ittifakın diğer ortaklarının Türkiye düşmanı örgüt ve devletler olmasını ne ile açıklıyorlar?

Bu sırf bir siyasi mesele mi?

Yapmayın.

Bu milletin feraseti ile alay etmeyin.

Bu millet kimin ne yaptığını,

Niçin yaptığını görmüyor mu sandınız?

Bu milleti hafıza kaybına uğratmadığınız müddetçe -ki bu imkânsız- başaramayacaklarını görmüyorlar mı?

Bakınız,

Geçen gün Batman’da bir dövizcinin önünde yazılarımı takip eden Batmanlı bir okuyucum beni durdurdu. Hal hatır sorduktan sonra, “Ahmet Bey, 300 dolarım vardı, bu alçaklar dövizi tırmandırıyorlar, aldım 300 dolarımı bozuyorum” dedi.

Belki sizin için nicelik olarak bir kıymet taşımayabilir, lakin meseleye “Anadolu insanının ferasetinin fedakarlığı ile buluşması” bağlamında bakarsanız bunun ne kadar değerli bir anlayış olduğunu kavrarsınız.

Demem o ki,

Bu millet artık oyun seyretmeyi düşünmüyor, bundan böyle kendisi oyun kurucu olmak için inisiyatif alıyor. Bu yüzden Anadolu insanına yabancı yerliler! hesap yaparken hep yanlışa düşüyor.

Türkiye değişti, Türkiye’de sistem de değişti. Cumhurbaşkanlığı hükûmet Sistemi yeni bir başlangıç, yeni bir Türkiye demektir. Millet bunu satın aldı. 16 Nisan 2017 referandumu ile sistem değişikliğine evet dedi. Yeni sistem 25 Haziran sabahı başlıyor. Bütün unsurlarıyla değişecek olan sistemin mimarı Recep Tayyip Erdoğan’a olan teveccüh her geçen gün artıyor.

Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son zamanlarda altını çizdiği şu noktaya dikkat etmek lazım:

Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde güçlü Cumhurbaşkanına güçlü parlamento desteği lazım. Teşkilatlar ve adaylar Ak Parti’nin parlamentoda çoğunluğu sağlamasının yeni sistem için ne kadar önemli olduğunu anlatarak vatandaşı bilinçlendirmesi lazım. Bu konuda bir ihmal affedilemez ve bu ihmalden doğacak hasar da telafi edilemez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.