İslam coğrafyası fiili bir saldırı altında. Son Yirmi yılda verilen kayıplar Milyonlarla ifade ediliyor. Sovyetler Birliğinde gerçekleşen "Glasnost" sonrası Kapitalizm kendi içindeki canavarı hiç olmadığı kadar büyüterek, hedef tahtasına halkı müslüman ülkeleri koydu.Yüzyıllık katliamlara imza attı Batı. Sistematik terör ve simetrik savaş stratejileri geliştiren Batı, kendi "Ulusçu" politikalarını, Uluslararası demokrasinin önüne geçirerek, aslında hiç te var olmayan "Adalet ve eşitlik" ilkelerini inkar anlamına gelen vahşet boyutunda icraatlara imza attı. Batının gerçek yüzü tam olarak ta buydu!

 

 

Bosna'da, Arnavutluk, Makedonya ve neredeyse Balkanların tümünde "Kaos" planları yaparak, Avrupanın göbeğinde "Müslüman soykırımı"nı görmezden gelmek bir yana, perde arkasından destekleyerek, 90'lı yılları kana buladılar.1. Körfez krizinde baba Bush'un başlattığı (Modern çağın 1. Haçlı seferi) gelecekte yapılacak katliamların habercisiydi aslında. Irak, Libya, Tunus, Cezayir, Fas, Lübnan, More, Suriye ve şimdi de Arakan!..

 

Tüm yerkürede öldürülen ve çoluk çocuk demeden katledilen müslümanların acı dramı yürekleri burkarak, Dünyayı yaşanmaz kılan bir Cehenneme dönüştürdü! Batı neden bu kadar acımasız ve katil bir ruha sahip? Onları bu kadar vicdansız kılan şey nedir? Hristiyan olmaları mı? İnançları gereği mi bu cinayetleri tezgahlayıp, yeryüzünü kana buluyorlar? Bu onlara ne kazandıracak ki? Gibi sorular zihnimizden çok geçmiştir. Evet Batı medeniyeti, son iki yüz yıla damgasını vurmayı başarmıştır. Askeri ve ekonomik olarak çok güçlüler ve herkesi korkutabilecek nükleer silahlara sahiptirler. Ancak ben Batının tüm bu cinayetleri Hristiyan inancından kaynaklı yaptığını düşünmüyorum. Zira, hiç bir semavi kitapta çocukların vahşice öldürülmeleri emredilmez. Peki sorun nedir o zaman? Neden tüm bunlar?

 

Batı medeniyeti yok oluşun eşiğine gelmiştir bana göre, "Kuduz köpekler ölürken, salyasıyla da karıncaları boğarmış". Batı medeniyeti can çekişiyor ve ölürken, başkalarını da öldürme hali yaşıyor. Her medeniyetin bir sonu vardır. Bidayeti olan herşeyin, bir nihayeti de vardır! Bu "Sünnetullahın gereğidir ve eşyanın tabiatı kadar olası ve doğaldır. Son iki yüz yıla, ikisi Dünya savaşı olmak üzere, yüzlerce savaş sığdırmış, kanla beslenen bir sistemden söz ediyorum. Bu tam olarak bir "Cinnet hali"dir. Bir başka tanımla "Güç zehirlenmesidir ve ölmek üzere olan birinin sekinet halidir"

 

Kan ve savaşlardan beslenen "Kapitalizm" sürekli büyüyen bir canavara dönüşmüş ve artık küçük kurbanlarla doyuma ulaşamamaktadır. Yeryüzünde barış ve adaletin tecellisi, bu sistemin sonu anlamına gelir. Sürekli kan, barut, acı ve katliamlar kapitalist sistemin hayat damarlarını oluşturur. Bunun içerisine bütçesi devasa boyutlara ulaşmış "Silah sanayisinden" tutun, ilaçtan, film ve medya sektörüne varıncaya değin yüzlerce sektörü dahil edebilirsiniz. Aslında mesele tamamen matematik ve ticari muhasebeyle ilintilidir. Ortadoğuda ölen her insan, rakamsal bir değer taşır! Her rakamın Amerikan Doları ya da AB euro'suyla bağlantılı bir "Muhasebe" değeri bulunur! Bu yüzdendir Suriye'de ölenlerin sadece bir "Sayı" olması. Ya da Libya'da! Irak ve Arakan'da!...

 

İşin görünen kısmı bu olsa da, Batı medeniyeti kar etmiş tüccar mantığıyla gerçekleştirdiği her katliamda, aynı zamanda kendi sonunu da hazırladığını görmüyor, göremiyor! Mesele sadece müslümanların meselesi olmaktan çoktan çıktı. Zira, Kapitalizm canavarı kana doymayacaktır! İslam ülkelerinde test ettiği silahlar, bir gün bir şekilde, Batı medeniyetinin çocuklarının da yüzleşeceği korkunç bir sona doğru seyretmektedir.

 

Dünya bir "Medeniyetler savaşına" doğru çekiliyor. Bu kıyametin kopması anlamına gelir! Üçüncü Dünya Savaşı, Dinler savaşı ya da başka birşey! Adına her ne derseniz deyin. Bu tam olarak bir "Kıyamet" olacaktır. Batı zafer çığlığı attığı her katliamla, aynı zamanda kendi çocuklarının geleceğini ve hatta insanlığın bekasını mahvettiğinin farkında değil! Bugün hoyratça "Ölüm" çığlıkları atan Batı medeniyeti halklarının, "Gladyatör arenasında" akıtılan kanla coşan Barbar Roma halkından ne farkı var?

 

Cinayetlerin en vahşi ve korku salacak şekilde planlandığı ve uygulandığı bir dünyada yalnızca "Hira dağı"nın çocukları katledilmiyor! "Roma'nın çocuklarının" geleceğide katlediliyor! Batı bunu görmüyor veya görmek istemiyor. Aslında umursamıyor da...

 

Barış ve huzur içinde bir dünya elbette, içerisinde "Adalet" olan bir dünya olacaktır. Ne ki, Batılıların adalet ve eşitlik anlayışı, ikiyüz yıldan bu yana yeryüzüne ancak Kan, gözyaşı ve acı getirmiştir. Ellerine geçirdikleri devasa gücü, insanlığın imhası için kullanma aptallığı herkesin ve herşeyin sonunu getirecektir. Adına barış ödüleri dağıttıkları adam, toplu katliamların daha çabuk ve kolaylaşması için "Dinamit"i bulan Nobel'dir!... Bu insan aklıyla dalga geçmek değilde nedir?

 

İslam coğrafyası yakın bir gelecekte aldığı narkozun etkisinden elbet kurtulacak ve kendine gelecektir. Batı medeniyetinin katliamlarının hem bu dünyada, hem de öbür dünyada hesabı sorulacaktır. Zira Allah Müntakiym olandır. Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz. Batının, bugün İslam coğrafyasını kana buladığı taşeron terör örgütleri, çok yakın bir zamanda ters tepecek ve Avrupanın göbeğinde namluyu kendisine çevirecektir. ABD için de aynı şey geçerlidir. Bu hep böyle olmuştur ve olacaktır. Zulüm ile abad edenin akibeti berbat olur! Olacaktır da!...

 

Daeş, Pkk, Pyd ve diğerleri! Hepsi Batının kurduğu, beslediği ve büyüttüğü cinayet örgütleri, kiralık katiller ordusudur. Bu coğrafyada barınamayacaklarını anladıkları gün, işte Batı için bir "Kabus"un başlangıcı olacaktır. Bugün müslüman çocukarının gördüğü korkulu rüyaları, Washington'un, Berlin'in, Londra'nın ve diğerlerinin çocukları göreceklerdir! Bunu asla temenni etmiyorum ancak bu "İlahi adalet"in tecellisidir ve engelenemez.

 

Dileğim o ki; Batı medeniyeti, kendi ruhunu da esir alan ve onun bedeninde katliamlar işleyen "Kapitalizm" canavarının, yiyecek kimse kalmadığında, kendisini de yemekten çekinmeyeceğini çok geç olmadan anlar ve cinnet halinden uyanır. Barış, huzur ve adalet öyle bir şeydir ki, Müslümanın da, Hristiyanın da, Yahudi ninde ve hatta Ateistin de, o olmadan yaşayamayacağı, hava ve su kadar önemlidir. İnsanlık için çok geç olmadan, ruhlarımızın derinlerinde "En son insan" ölmeden dön bu yoldan ey Batı! Bu yol çıkmaz sokaktır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ugur kavakoglu 2017-09-27 09:14:23

Kendi kuruntunuz müslümanları kimileri hayalle kimileri mehdi ile avuturlar. Adım uğur kavakoğlu bilgiçlik taslamıyorum müslümanlar ispanya gibi bir ülkeyi hindistan gibi bir ülkeyi kusüs gibi harem şehri kaybetmişler bundan sonra çok daha büyük kayıplar olacaktır.