Batı’nın köpek(leştirdik)leri !

Behçet Canöz 21.03.2017


İki ısırık. İki it: Biri dört ayaklı, diğeri iki...

Biri Hollanda'da diğeri, Türkiye Büyük Millet Meclisinde. Amaç aynı: Türkiye'nin gelişimini hızlandıracak, refahını artıracak  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni  engellemek.  Isıran ve ısırtan da kendini çağdaş, medenî olarak tanıtıyor.

Her devirde görülen kirli, paslı bu yüzü tanıyoruz. İstiklâl Şairi Mehmet Akif Ersoy, bunları şöyle ifade ediyor :

“Şarka bakmaz, garbı bilmez, edepten yok payesi.

Bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz, bütün sermayesi.”

Gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar, dilleri var söylemezler.  Bunlar hiç değişmediler; bugün de aynılar. Sultan 2. Abdülhamid'e suikast düzenleyen teröriste "şanlı avcı" diyen Tevfik Fikret'i kendilerine rehber edinmeleri de bundan değil mi? O, "Bir Lâhza-i Taahür" (Bir Anlık Duraklama) adlı şiirinde şöyle diyordu.

"Ey şanlı avcı, dâmını beyhude kurmadın!

Atın… Fakat yazık ki, yazıklar ki vurmadın!

Bu zihniyet,  Gezi kalkışmasında; araçları  evleri yakan, yağmalayan, ve onlarca vatandaşı katleden, sokaklara, evlere bombalı tuzaklar kuran teröristlerin alınlarından, ellerinden öptü. PKK 'yı, FETÖ'yü, YPG'yi terör örgütü olarak görmediğini ilan etmekten çekinmeyen hastalıklı bir yapı...

Gözleri var görmez, kulakları var duymaz, kalpleri var taşlaşmış, akılları var anlamaz, dilleri var söylemez. 15 Temmuz işgal girişimini  "tiyatro, kontrollü kriz" diyerek saptırmaya çalışmaları, işte bu kirli karakterlerinin gereği. Marmaris'te Cumhurbaşkanı'na suikast düzenleyenleri, Türkiye'yi işgal etme girişiminde bulunanları, ajanları, teröristleri "mağdur" ilan edecek kadar alçalmaktalar.

Hollanda'nın, Almanya'nın, Avusturya'nın densizliklerini,  ABD'nin, Esed'in, Moskof'un katliamlarını görmemeleri, Türkiye'nin Bakanı'nı ise şov yapmakla itham etmeleri, onların aslî görevlerinden.

Kendilerine saygısı olmayanların millete, insanlığa saygısı olmaz. Katliam, kıtlık, anarşi, kaos gıdaları. Yeryüzünde kargaşalık çıkarmayı, düzen verme olarak anlatıyorlar. Halbuki vicdan ve iyilik; insan olmanın gereği. Haksızlık karşısında susanlar, kötülüğü bile bile savunanlar, gerçekleri saptıranlar aynı zamanda kendilerine de kötülük edenler. Bunlar hangi toplumun, hangi inancın mensupları acaba? Ne okurlar, nasıl yaşarlar? Anlamak gerçekten pek güç.

Hollanda'da itlerini salanlar,  "Vur!" emrini verenler, 15 Temmuz'da da itlerini tanklarla, F16'larla bu ülkenin  evlatlarını kurşunladılar, tankların paletleri altında ezdiler.

11 Ocak 2017'de TBMM'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle ilgili anayasa değişikliği maddeleri oylanırken bacak ısıranla, Hollanda'da ısırtanın  amacı da yöntemi de aynı.

Bacağından ısırılan  AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, olayı  AA'ya şöyle anlatıyor : ".. P Grup Başkanvekili E. A'nın, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz'ı arkadan yumrukladığını söyledi, "Genel Başkan Yardımcımız Fatih Şahin'in burnunu kırdılar, vazoları arkadaşlarımızın kafasına attılar. 15 Temmuz'da FETÖ'cüler bombaladı ama o kürsü yerindeydi. Tam o sırada ben de arada ayırmaya çalışırken, yere düşen bir (..P) milletvekili ayağımı ısırdı. Önce canım acıdı, ne oluyor. diye ayağımı çekmeye çalıştım, sanki değirmen taşı ayağımda. Orada dişlerini şey yapmış, bir kafa tam bacağımda. AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, ayağımı oradan kurtardı. Önce Meclisteki doktorlar müdahale etti, sonra Numune Hastanesine ve karakola gittim." 

11 Ocak 2017 , 11 Mart 2017... İki  bacak ısırma "eylem"i... Biri TBMM'de, diğeri Hollanda'da. Biri köpeklik, biri köpek. Saldırtanlar aynı, amaç aynı...

Saldırdılar, tarih boyunca...

Haçlı olup saldırdılar. Çanakkale'de saldırdılar, Sakarya'da saldırdılar, ezana saldırdılar, darbelerle millî iradeye  saldırdılar, başörtüsüne saldırdılar, Geziy'le, 17-25 Aralık'ta  saldırdılar. 15 Temmuz'da saldırdılar.

Köpeklerini ve köpekleştirdiklerini, saldırtıyorlar...


Etiketler: