Irak ve Suriye merkezli terör örgütleri, geçtiğimiz yıllarda tüm dünyanın ilk gündem maddesi oldu ve olmaya da devam ediyorlar. Başta DEAŞ, hem bölgesel olarak hem de “sipariş” eylemleri ile küresel olarak çok fazla konuşuldu, konuşulmaya da devam edecek. İşin başlangıç noktası 2003 Irak işgaline dayanıyor. Terör grupları aslında bu tarihten itibaren Irak’ta şekillendiler. İkinci aşamada ise Suriye’de sahne aldılar. Bir nevi “Arap Baharı” denen sürecin uzantılarından birisi de olarak görebileceğimiz, 2011 itibariyle Suriye’de baş gösteren huzursuzluklar neticesinde Irak’ta filizlenen terör örgütleri, Suriye’de tam anlamıyla vücut buldular. Öyle ki dünyanın asgari 80 ülkesinden gönüllü/görevli terörist devşiren bu örgütler, dünyanın 60’dan fazla ülkesinin mutabakatı ile kurulan koalisyonla sözde savaşmaya başladılar. Yani; tam bir piyes!

2015 yılı Şubat-Mart aylarında yayınlanan bir rapora göre –ki bu tarih DEAŞ’ın zirve yaptığı tarihlerden birisiydi- DEAŞ’ın tahmini olarak 240 bin militanı bulunuyordu. Bu tarihten sonra örgüte katılım sayısı konusunda ise herhangi bir araştırma yok. Bugün DEAŞ’ın kendisine ait diyebileceğimiz hemen hemen hiçbir bölgeden bahsedemiyoruz. Kullanışa açık olarak tutulan/bekletilen lokal noktalar hariç… Ve DEAŞ’ın büyük kayıplar verdi diyebileceğimiz hiçbir mücadele alanını da örnek olarak ortaya koyamıyoruz. (Rakka’da yapılan tahliye sadece bilinenlerden)

John Negroponte ve Donald Rumsfeld; “İslam Emirliği” projesinin iki fikir babası… Bir Sünni-Şii savaşının kendileri açısından hedefe giden en kısa yol açıcı çözüm olduğunu iddia eden iki siyonist/kapitalist siyasetçi ve “oyun kurucu”. Ortaya attıkları “İslam Emirliği” projesi daha sonra DEAŞ ismi ile sahne aldı. Bugün halen izlediğimiz plan kurulurken, söz konusu iki ismin yanında çalışan bir stajyer isim, şu anda resmi adıyla ABD’nin “DEAŞ’la mücadele özel temsilcisi” Brett McGurk! Planın sahada ki uygulayıcısı olan en önemli kişisel aktörlerinden birisi konumunda…

Bu anekdottan sonra tekrar plana dönersek; peki 2015 itibariyle artısı tahmin edilemeyen rakamlarla asgari 240 bin kişi olan DEAŞ militanları şu an için nerede? Bu kullanışlı militanlar halen sahada ve farklı terör örgütleri adı altında aynı amaç için kullanılıyorlar. Bir kısmı “gayrimeşru kardeşler” DEAŞ ile PKK/YPG senaryo gereği bölgeleri devir-teslim yaparken “esir düştü” ve sonrasında tiyatro mahkemelerle “affa uğrayarak” PKK/YPG saflarına katıldı. Bir kısmı ise aynı güçlerin emperyalist hedeflerine hizmet etmek üzere başta Afganistan olmak üzere dünyanın çeşitli noktalarına nakledildi. Azınlık kısmı ise farklı noktalarda aynı güçlerin “mesaj” vermek için hayata geçireceği terör olaylarını gerçekleştirmek için “uyuyan kişisel hücre” konumunda birçok ülkede bekletiliyor.

“Oyun kurucular” Suriye sahnesinde DEAŞ’ı geriye çekti ama hiçbir zaman öldürmedi. Uzun bir sürede öldürmeyecekler! Batı’da çıkan anlaşmazlıklar dahil bir çok konuda “mesaj/gözdağı” verme noktasında kullanacaklar. Fakat daha büyük görevler vermeleri de muhtemel… Bu olası görevlerin başında İsrail’in hedefleri temelli konular geliyor. Suriye sahnesinde DEAŞ bahaneli oyunlarla PKK/PYD’yi aktör haline getirenler bundan sonra da sıkıştıklarında Suriye dahil olmak üzere bir çok noktada DEAŞ bahaneli sorun ve bu soruna kendi menfaatlerine dönük çözüm üreteceklerdir.

Son olarak; “oyun kurucular”ın geçen hafta içerisinde gerçekleşen Ankara buluşması konusunda çok endişeli olduğunu tahmin etmek zor değil. Gerek Suriye’de ki ortaklık, gerekse ticari anlamda sürekli artan hacim (şu anda sadece Türkiye-Rusya arası ticari hacim 22 milyar dolara ulaşmış durumda) birileri için rahatsız edici. Birde buna üç ülkenin alışverişlerinde milli para birimlerini kullanma planını dahil edersek rahatsızlığın giderek artacağını tahmin etmek zor olmayacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.