— Mazotu 1 TL yapacağım!

— Dolar ve Euroyu Türk Lirasına eşitleyeceğim!

— Asgari ücreti 5 bin TL’ye çıkaracağım!

— Banka kredilerinin faiz oranlarını sıfırlayacağım!

— Ev hanımlarına 2 bin TL maaş bağlayacağım!

— Üniversite mezunu her gencimizi devlette işe başlatacağım!

— Emekli maaşını % 300 artıracağım!

Seçimler öncesi oluşturduğum vaat listem yukarıda yazılıdır. Bunları yapacağım ekonomik kaynakları ve projeleri de seçilene kadar açıklamayacağım!

Rica etsem vaatlerim için bana oy verir misiniz?

Vaatlerimi yazmam, söylememden daha zor oldu. Varın siz düşünün artık kalabalık kitleler önünde vatandaşa daha neler neler vaat edeceğimi...

Aslında Türkiye için her şey proje üretemeyen fötr şapkalı adamın vaat üretmesiyle başladı. Peşine de muhalefette olan herkes seçim kazanmak uğruna bütün ütopik vaatleri sıralamaya başladı. Nasıl halledeceklerini kendilerinin dahi bilmediği vaatler üretmeye başladılar.

Şuanda da bir fark yok. Öyle bir muhalefetimiz var ki nereye gitseler, “hallederiz” kelimesini ağızlarından eksik etmiyorlar.

Allahtan ilkokul 1. sınıf öğrencileri sosyal medya kullanma yetisine sahip değil. Allah korusun, çocuklar sosyal medyada “Okula gitmek istemiyoruz!” diye bir kampanya başlatmış olsalar, ona da atlayıp, “Biz sizin sorununuzu çözeceğiz” diyecekler. Büyük ihtimal çözüm önerileri de ilkokulu 2. sınıftan başlatmak olacak!

Ama unuttukları en önemli şey; vatandaşlarımızın artık boş vaatlerle kandırılamayacağıdır.

Bol keseden vaat verme işini, ideolojik olarak saplantılı olanlardan başka kimse yemez!

Örnekleyecek olursak:

2014’de İstanbul Sultanbeyli’de yerel seçim öncesi çok sıkı bir rekabet söz konusuydu. Çok sıkı derken, 24 Haziran seçimleri öncesi bu gün de bazıları tarafından vatandaşlara empoze edilmek istenen gibi sahte bir sıkı rekabet durumu vardı. Muhalefet partisi adayları yerel seçim öncesi vatandaşa vaat üstüne vaat verdiler.  Şuan ki muhalefetimiz gibi özgüvenleri zirvenin de zirvesine çıktı. Seçim yapılmadan başkanlık kutlamalarına dahi başladılar.

Ama bir sorun vardı!

Seçim sonuçlarına göre, Sultanbeyli’de rekabetin (R)’sinin dahi olmadığı ortaya çıktı. Vatandaş söyledikleri hiç bir vaade inanmadı ve istikrarı devam ettirmekten yana oy kullandı. Son başkan Hüseyin Keskin rekor bir oyla tekrar başkan seçildi. Onların seçim öncesi verdiği vaatlerin de üstüne koyarak ilçeye yeni bir vizyon kazandırdı. Ve vatandaşın neden istikrardan yana olması gerektiğini herkese gösterdi.

Vaat üstüne vaat verenlerin hiçbir şey halledemeyeceği apaçık ortadadır. İnanıyorum ki muhalefetin verdiği vaatlerin de üstüne ekleyerek Reisi Cumhur önderliğinde yine iktidar partimiz yapacaktır.

Unutmadan!

Bol keseden atanlara sadece hangi kaynakla nasıl yapacaklarını sorarsanız üzerinizdeki büyük bir yükü de hafifletmiş olursunuz.

Benim tercihim “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün” olacaktır.

Özel Not: En büyük değerlerimiz öğretmenlerimiz için:

— Ataması yapılmayan öğretmenlerimiz için ek atama haberi vermek...

— Sözleşmeli öğretmenliği bitirerek, ailelerine hasret yaşayan binlerce öğretmenimizin ailesiyle kavuşma haberini vermek...

— Suriyeli vatandaşların eğitimi için proje kapsamında (Pictes) alınan öğretmenlerimizin kadroya geçirilme haberini vermek, eğitim camiasına büyük hareket getirecektir.

Öğretmenin sözleşmelisi, ücretlisi olmaz; kadrolusu olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Pictes 2018-06-16 16:21:15

Allah razı olsun Ufuk Bey.Keşke devlet büyüklerimiz de sizin gibi düşünse...