Bestami Yazgan’ı ilk kez,Akçağ’da“Masal Salıncağı” kitabını büyük oğlum İbrahim Ethem için imzaladığı gün tanıdım; 20 Şubat2010. Programa geç kalmıştım ama zaten 17.00’de bitmesi planlanan imza etkinliği de izdiham dolayısıyla uzatılmış, kalabalık henüz dağılmıştı. Birkaç bayan arkadaş ile katılımcı şairlere kitap imzalattırıyor, raflar arasında gezinirken zaman zaman şairlerin samimi hasbihâlini dinliyorduk. Çok değerli iki edip büyüğümüz kalem ehlinin haklı yalnızlıklarından bahsediyor, şairlerin hayat arkadaşları tarafından anlaşılamadığındansöz ediyorlardı.Romanlarda rastladığım yalnızlık, somut bir hâl almış, büyüklerimizin dudaklarından dökülüyordu. Elimdeki kitabı inceler göründüğüm hâlde şairlerimizi dinlerken zarif, munis, tok, merhametten kopmuşçasına gelen bir ses, sohbeti usulca kesti ve dedi ki; “Bir de eşlerimize sormak, onların hâlini tasavvur etmek lazım… Bakalım onlar, şair eşi oldukları için mesutlar mı? Bakalım biz hoşnut edebildik mi onları?”  Başımı çevirdim, konuşan ve bu rakik hamle ile konuşanları susturan Bestami Yazgan abimizden başkası değildi. O gün orada kalbim, nezaketin ete kemiğe bürünmüş hâlini çok sevdi…

Kendisiyle ikinci karşılaşmamız Kayseri’de Emel Demirezen’in düzenlediği şiir akşamı vesilesi ile yaşandı. Ben ilk kez şehir dışında sahne alacağım için heyecanlıydım. Program sahibinin tüm telkinlerine rağmen emindim, sahnede bir hata yapacaktım ve korktuğuma da uğradım. Allah’ın selamını verdikten sonra oracıkta tıkandım. Saniyeler geçtiği halde tek kelime edemiyordum. İşte o sırada sessiz kalabalığın içinde gür bir alkış duyuldu. Yanılmamıştım, küçük bir çocuğu yüreklendirircesine beni alkışlayan Bestami Yazgan’dı. Ardından tüm salon ona eşlik etti ve beni kendime getirdi. Ne olduğunu anlayamadan yeniden konuşmaya başlamıştım ve heyecanımı muhafaza ettiğim o sahnelerde bir daha üzüntü yaşamadım.

Üçüncü, dördüncü, on dördüncü karşılaşmalarımız… Onda hep bir güzelliğin tecelli edişine şahitlik ettim ve titreyen bir gönülle Mevla’yı hatırladım. Ne güzel yaratmış. Vefa gecesine yer vermeden evvel –hiç değilse- bu iki hatırayı yâd etmek istedim.

Sebilürreşad Kültür ve Vefa etkinliklerinin ilkini Bestami Yazgan ile başlattı. 28 Eylül 2017- 19.30’da Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Konferans Salonu’nda başlayacak olan etkinlikten önce Belediye Başkanı ziyaret edildi. Ardından rektör, vali ve millî eğitim müdürüne ziyaretler gerçekleştirildi. Bestami Yazgan’ın ilin ortak değeri ve herkesin sevdiği bir gönül insanı olduğunu arz edilerek Sebilürreşad tarafından Belediye Başkanı’na bir caddeye isminin verilmesi, Millî Eğitim Müdürü’ne ise bir okula isminin verilmesi teklifleri yapıldı. Bestami Yazgan “bir imam hatip lisesine ismimin verilmesini arzu ederim” şeklinde mukabelede bulundu.

Saatler 19.30’u gösterdiğinde Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Konferans Salonu büyük bir teveccühe şahitlik ediyordu. Birlik Vakfı başkanı açılış öncesi bir konuşma yaptı. Ardından Fatih Bayhan “Hayatta iken aşkına, sanatına, coşkusuna omuz vermek için bu programı yaptık” diyerek vefa kitabının basımını üstlenen Belediye başkanına teşekkür etti. M. Akif’i yâd ederek Sebilürreşad’dan, Akif’in hayatından ve Asım’dan bahsetti. “Sebilürreşad’ın şiire karşı boynu kıldan incedir” vurgusu yapan Bayhan, elli sene sonra yeniden çıkarmaya muvaffak oldukları derginin kültür sanat etkinliklerini desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Konuşmasında, Korkut Ata Üniversitesi’ne de yer veren Bayhan, gönül toprağımızı sulayan Bestami Yazgan’a desteklerinin süreceğini kaydederek “Gülü İncitme Gönül” şiirinin son kıtasını okudu. Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, “Osmaniye’nin yetiştirdiği ağabeyimiz Bestami Yazgan’ın değerini onu kaybetmeden anladık” derken Edebiyat Dünyası’nın bayrağını kaldıran Fatih Bayhan’ı kutladı. Vali Ömer Faruk Coşkun, Değerli şair ve mümtaz şahsiyet Bestami Yazgan’ın 35. Sanat yılında bulunmaktanmutlu olduğunu söylerken, kendi özüne sahip çıkarak şiir, edebiyat, kültür sevgisiyle gecede emeği geçen herkesi kutladı. Programda belgesel gösterimi ve Anadolu Çocuğuisimli şiirle özgeçmiş arz edildi. Yusuf Karaburç Yazgan’ın “Söz Olsun” isimli eserini seslendirdi.

Bestami Yazgan sahnede Osmaniye’den gözyaşları içerisinde ayrıldığını, kızlarının başörtüsü yüzünden çektiği eziyeti ve onlar için İstanbul’a gitmek zorunda kaldığını anlattı. 17 yıl Güneysu Dergisi’ni çıkardıklarından bahsederken “herkes bizi sevdi, biz de herkesi severiz. Bizim için her şeyi yaptınız, memleketimden başka bir şey istemem” dedi. Hz. İbrahim’in Allah’a “insanları nasıl dirilteceksin?” sualini yönelttiği ve Rabbinin de İbrahim’e “bana iman etmiyor musun ey halilim?” mukabelesinde bulunduğu, İbrahim(as.)’in “ediyorum fakat yüreğim mutmain olsun Ya Rab!” dediği kıssayı nakletti ve devamla“Osmaniye’nin bana sevgisini somut olarak görmüş oldum.” dedi.

Programa Bestami Yazgan’ın ilkokul öğretmeni Jale Erat’ta iştirak etti. Şairden “benim en efendi, en çalışkan ve sessiz öğrencimdi. Gözümde hâlen altı yaşındadır, hiç büyümedi. Onu seviyor ve iftihar ediyorum” diye bahsederken, merhametli ve cesur bir insan olduğunu kaydederek iki şiire ses olan evladı da o gece ortama renk katanlardandı… Yüzlerde tebessüm açtıran ve Yazgan’ın yardımseverliğini gözler önüne seren bir diğer hatıra da öğrencilerinin kaçırıp gittiği ve benzinini bitirerek bıraktıkları pejo mobiletini geri alırken “oğlum geziyorsunuz, hiç değilse için de benim de eve gideceğim kadar benzin bırakın” demesi oldu. Program’a Tokat’tan iştirak eden Eğitimci/Gazeteci/Yazar Ali Bal ise Bestami Yazgan’ın davetiyle sahneye çağrıldı. Kendisine aldığı notları bize aktarma cömertliği gösterdiği için duacıyız.

Osmaniye’deki Vefa Gecesi’nde emeği geçen herkese teşekkür ederken sözlerimizi Bestami Yazgan’ın sözleri ile noktalayalım;

Hayatımda şu üç şeyi prensip yaptım, katılmayacağım; 1.Siyaset 2.Riyaset 3.Ticaret


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bestami Yazgan 2017-10-08 11:50:11

Edebiyatımızın zarif kalemi lütfedip bizi anlatmış. Melekler de sizi Mevlâ'mıza anlatsın efendim...