Dile kolay…

15 Mart 2011’den bu yana tam 7 yıldır devam ediyor Suriye iç savaşı…

Her şey Suriye’nin güneyindeki Dera kentindeki küçük bir kıvılcımla başladı. Arap Baharı ile birlikte Hüsnü Mübarek sultasının devrilmesi sadece Mısır’ı değil tüm bölge halkını derinden etkiledi. Bu halk devrimi domino etkisiyle Bahreyn, Libya, Fas ve diğer yakın coğrafyalara sıçradı. Kaddafi bu süreçte öldü ve Arap Baharı Suriye’ye sıçradı. Dera’da iki kadın doktor telefonla konuşurken “Hüsnü Mübarek düşmüş, darısı bizim başımıza inşallah” deyince dinlemeye takıldılar ve tutuklanarak cezaevine konuldular. Cezaevinde işkenceye maruz kaldılar, saçları sıfıra vuruldu. Bu tarihten sonra protestolar başladı, dalga dalga Suriye’nin diğer kentlerine yayıldı ve Suriye iç savaşı başladı.

O günden sonra olaylar hiç durulmadı!

22 Milyon nüfuslu Suriye’de 14 Milyon insan evini terk etmek zorunda kaldı. Milyonlarca kişi mülteci konumuna düştü. Binlerce Suriyeli çıktığı deniz yolculuğunda sulara gömüldü. Çocukların cesetleri tüm dünyanın gözü önünde kıyılara vurdu. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 500 bini aşkın Suriyeli hayatını kaybetti.

Avrupa ülkeleri Suriye’deki drama gözlerini kapattı.

Avrupa Birliği’nin bütçeleri Suriyelilere yardım için aktarılacağına, kendi sınırlarına tel örgü yapımı ve güvenliği artırıcı tedbir harcamalarına aktarıldı.

Bu süreçte ahlaki ve vicdani üstünlüğü kaybetmeyen tek ülke Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye oldu.

Türkiye, “Suriyeli fobik Kılıçdaroğlu’na” rağmen 3,5 Milyon Suriyeli’ye kapısını, evini ve sofrasını açtı.

Batı ülkeleri ise kendi değerlerinin tümünü ayaklar altına altı.

İş öyle iğrenç bir noktaya geldi ki, Yunanistan gibi Akdeniz’e kıyısı olan bazı ülkelerin güvenlik güçleri Suriyeli mültecilerin bindiği botları sivri aletlerle delerek boğulmalarına neden oldu.

Bu trajik olaylarla geçti yıllar!

Şimdi 2018’deyiz.

15 Mart’ta Suriye iç savaşı 7. yılını tamamlayacak!

Şuan Suriye’de 60’a yakın ülke var!

Suriye’nin her kilometrekaresinde farklı bir denge, farklı bir ülke, farklı bir örgüt var.

Alan hâkimiyetleri, işbirlikleri, ittifaklar neredeyse her santimetrekarede değişiyor.

Bir bölgede Esed ile İran ittifak halindeyken, o bölgenin iki km ötesinde Esed-Rusya ittifakı var. Bir tarafta PYD-ABD işbirliği varken, az ötede PYD-Rusya işbirliği var. Rusya ve İran birlikte hareket ediyor. Her iki ülke normal şartlarda ABD karşıtı. Fakat hem İran hem de Rusya, Esed’e “ABD’nin PYD’si ile ortak hareket etme” talimatı verebiliyor.

Dengelerin anlık değiştiği ve herkesin herkes ile akbaba iştahıyla oturup sömürge sofrasını paylaşabildiği acılarla yoğrulmuş bir coğrafyadan bahsediyoruz!

Şimdi soru şu!

Suriye’de askerleri, üsleri, silahları bulunan ülkelerden hangisi gerçekten Suriyelileri kurtarmak için orda?

Kim Suriyeli kardeşlerimizin geleceğini, canını, malını düşünüyor?

Hangi ülkenin askerleri Suriyeli çocukları ve kadınları kurtarmanın derdinde?

Maalesef hiçbirisi!

Suriye’de bulunan tüm ülkeler oradaki yeraltı ve yerüstü kaynaklarından bir pay kopartma peşinde!

Tamamı “sırtlan” gibi hareket ediyor!

Hepsi leş yiyici, hepsi iğrenç!

Müslüman bir Kürt olarak yıllardır bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasında durmanın önemini yazmaya çalışıyorum!

Bunu anlayamıyorlar çoğu zaman!

PKK yandaşları, küfürler, hakaretler yağdırıyor!

Oysa hepsinin gözü kör! “İdeolojik çukurları” gözlerini kör, kulaklarını sağır etmiş!

Erdoğan’a işgalci diyorlar ama yüzbinlerce vatandaşını katleden, Suriyeli Kürtlere nüfus cüzdanı dahi vermeyen Esed’in PYD ile işbirliği yapmasına tek laf etmiyorlar.

Erdoğan’a işgalci diyorlar ama Ortadoğu halklarına kan kusturan, bu coğrafyayı yağmalayan, sömüren ve Müslüman Kürtlerin kaderini parçalara bölüp lime lime eden Amerika’nın PYD’yle flört etmesine destek veriyorlar!

Erdoğan işgalci ama Esed, Putin ve Tramp Kürt haklarından sorumlu bir STK’nın Genel Başkanlığını yürütüyor öyle mi?

Ortadoğu’nun mazlum halklarını düşünmeyen, petrolünü ve insanını sömüren ülkeler ve onların bir mikser olarak kullanmak için destekledikleri terör örgütleri ahlaklı ve soylu! Ama amacı sadece Suriye’yi Suriyelilere teslim etmek ve dil ve renk ayrımı yapmaksızın tüm insanlığa zarar veren terör örgütlerini püskürtmek olan Erdoğan işgalci öylemi?

Önce aynaya bakmalı insan!

Önce desteklediği örgüte sırt veren ülkelerin siciline bakmalı!

Siz ne derseniz deyin!

Gözünüz ne kadar kör olursa olsun, vicdanınız ne kadar kararmış olursa olsun!

Biz zalime karşı mazlumdan yanayız!

Biz kâfire karşı Müslümandan Erdoğan’dan yanayız!

Kahrolsun zalimler!

Biji Tayyip Erdoğan!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSIZ 2018-02-22 00:14:27

Bir vatandaş olarak çok yaşa Sayın Erdoğan Allah'ım seni başımızdan eksik etmesin islam ülkelerinin dertleriyle dertlenen Nerede bir mazlum nerede Bir müslüman varsa yardımına koşan Allah'ım yolunu açık etsin yolun yolumuzdur Reis yazarımızın da kalemine ve gönlüne sağlık çok güzel özetlemiş konuyu inşAllah başta sayın Kılıçdaroğlu ve CHP olmak üzere bu yazıyı okulrlar yüzleri kızarır mı bilmem Allah'ım zeytin dalı operasyonunun Muzaffer eylesin

Avatar
Salih 2018-02-24 00:18:24

tebrikler. biji tayyip erdogan.