Türkiye, uzun bir süredir Afrin, Menbic, Kobani ve Cezire bölgelerine müdahale etmek için büyük bir askeri hazırlık gerçekleştirmektedir. Fırat Kalkanı operasyonu sonucunda Türkiye, Azez, Bab ve İdlib bölgelerini fiilen kontrol eden  ülke durumundadır. Türkiye, ordusuyla fiilen  Suriye savaşına  katılan tek ülke olmak gibi özel bir pozisyona sahip bulunmaktadır. Her şeyden önce Afrin operasyonu,  sürpriz  bir operasyon değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun bir süredir“Bir gece ansızın gelebiliriz” sözüyle Afrin’e, Menbic’e ve diğer bölgelere  büyük bir operasyon yapılacağını sürekli olarak gündemde tutmuştur. Bir gece  Afrin’e ansızın  giren Türkiye, Kuzey Suriye’ye bir gecede çıkmak üzere girmemiştir. Türkiye, Efrin’e,  Kuzey Suriye’de  varlığını kalıcı  hale getirmek  girmiştir. Afrin operasyonunun en önemli sonucu, Türkiye’nin varlığını Suriye’de kalıcılaştıracak bir durum ve ortam oluşturmuş olmasıdır.

Amerika, Rusya, İran ve Türkiye, Suriye’de varlıklarını kalıcı hale getirmenin mücadelesini vermektedirler. Rusya ve İran, Esed rejimini  destekleyerek  Suriye savaşında güçlü bir konuma sahiptirler. Rusya ve İran’a karşı  Suriye Demokratik Güçlerini destekleyen Amerika, Suriye’de  etkin olacağı bir alan oluşturmaya çalışmaktadır. Türkiye ise, ÖSO başta olmak üzere  Esed rejimine karşı olan  muhalif grupları destekleyerek ve   Bab-Azez-İdlib üçgenini  elinde tutarak  Suriye sahasında var olan, Soçi-Astana süreçlerini belirleyen güç olmayı hedeflemektedir. Türkiye’nin stratejik hedefi, Amerika ve SDG arasındaki  yakınlaşmaya engel olmak, SDG ve YPG’nin kontrol ettiği  alanları tümüyle ortadan kaldırmaktır. Afrin operasyonu, SDG-PYD’nin  kontrolündeki alanlara yönelik  gerçekleştirilen en büyük kara ve hava operasyonu niteliğindedir. Afrin’den sonra Menbic’e yönelmeyi  planlayan Türkiye, Amerika’yla karşı karşıya gelme riskine  rağmen  operasyonun  sürekli yayılma ve genişleme göstereceğini deklare etmekten çekinmemiştir.

Suriye rejimi, hava sahasının kullanılması halinde Türkiye’nin uçaklarına saldıracağını ilan  etmişti. Operasyondan sonra Suriye rejimi, Afrin operasyonuna karşı olduğunu  söyledi. Suriye rejiminin itirazlarına rağmen Türkiye ve Rusya arasında  Afrin operasyonu  konusunda  bir mutabakatın olduğu anlaşılmaktadır. Afrin’de askeri varlığı tek süper güç Rusya’dır. Rusya, Afrin’deki askeri unsurlarını Tel Rıfat’a kaydırmış ve Türkiye’nin hava sahasını kullanmasına  olumlu  bakmıştır. Afrin operasyonu başladığından beri İran’ın  bir sessizlik politikası izlediği görülmektedir. Amerika ise Afrin’in operasyon sahası olmadığını ifade ederek  nötr olarak  ifade edebilecek bir  duruş ortaya koymaktadır. Türkiye, Afrin operasyonuyla ilgili olarak Şam rejimine yazılı  bilgi sunmuştur.  Afrin operasyonuna gösterilen  uluslararası tepkilerden  Türkiye’nin ilgili ülkelerle gerekli diplomatik  mutabakatı gerçekleştirdiği  anlaşılmaktadır. Türkiye, uluslararası konjonktürün kendisine uygun imkanları sunduğu hesabıyla Afrin’e müdahale operasyonunu gerçekleştirmektedir.

Türkiye, şimdiye kadar sürekli olarak Kuzey Suriye’de  bir PKK-PYD oluşumuna izin vermeyeceğini söylemiştir. Şimdi çıtayı daha da  yükselten Türkiye, Suriye’de bir Amerika-SDG oluşumuna izin vermeyecek bir politika takip etmeye başlamıştır. Türkiye’nin şimdiye kadar söylediklerini  bir blöf olarak  algılayan çevreler bulunmaktadır. Afrin operasyonu, Türkiye’nin  blöf yapmadığını, gerektiğinde  sert güç kullanmak suretiyle politikalarını  uygulamaya sokacağını dünyaya  göstermektedir. Türkiye, Kuzey Suriye’yi de  aşan,  Menbic’e kadar uzanan çok geniş bir alanı yeni operasyon hedefi olarak  kendisine belirlemiş durumdadır.

Afrin operasyonunu, Türkiye’nin uzun zamandır takip ettiği  politikanın   stratejik aşamalarından biri olarak değerlendirmek lazımdır. Kuzey Irak referandumunu ve Erbil yönetimini etkisizleştiren Türkiye, Irak coğrafyasında PKK’ya karşı yoğun  operasyonlar gerçekleştirmektedir. Amerika’nın  büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma girişimine karşı çıkan Türkiye, Kudüs’te bir oldu bittinin  BM dahil uluslararası kurumlarda  kabul edilmeyeceğini sağlamıştır. Suudi Arabistan  bloğunun Katar’a karşı uyguladığı ablukada Katar’ın yanında duran Türkiye, abluka girişiminin sonuçsuz kalmasına neden olmuştur. Fırat Kalkanı ve İdlib operasyonlarıyla Türkiye, Suriye’de  geniş bir alanı kontrol eden güç konumuna gelmiştir. Türkiye, Efrin operasyonuyla Suriye’de  son sözü söyleme gücüne sahip ülke  olduğu mesajını dünyaya vermektedir. Türkiye, Amerika, Rusya ve İran’a rağmen  politikalarını uygulamaya koyan küresel güç olduğunu Afrin operasyonuyla göstermiştir. Kendi göbeğini kendi kesme politikasını Fırat Kalkanı, İdlib ve Afrin operasyonlarıyla  somutlaştıran Türkiye, Suriye’deki oyunu bozan güç olarak Suriye sahasında yeni bir  perde açmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624