8 Mart’ta bindiğim uçaktaki pilot kutladı ilkin. Sonra bindiğimiz taksinin şoförü, trafik yoğunluğunu buna bağladıktan sonra “kadınlar gününüz kutlu oldun” dedi. Telefon ve sosyal medyadan gelen kutlamalar günler öncesinden önümüze düşeye başlamıştı zaten!

Siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve yemek programlar ile kadınlar günü gittikçe festival/şölen havasını taşımaya başlıyor.

Kadın, evlilik, boşanma gibi konuların akademik çerçevede ele alındığı organizasyonlar, kadın meselesiyle ilgili konferans ve paneller de her yıl olduğu gibi vazgeçilmez etkinliklerden oldu.

Artık tek bir güne sığdırılamayacak kadar artan planlamalar, yakında kadınlar gününü kadınlar haftasına dönüştürecek gibi…

Tabii bu vesileyle tekrar hatırlatılan kadın/töre cinayetleri, şiddetleri tekrar tekrar zihinlere işlendi. Olumsuz örneklerin görmezden gelinmesi sorunu ortadan kaldıracak değil, fakat her fırsatta cinayet/şiddet mağduru kadın görüntülerinin bilinçaltımıza boca edilmesinden hazzettiğimi de söyleyemem!

Özellikle ergenlik çağındaki, kimlik ve karakter oluşturma dönemindeki gençler için söz konusu haberlerin menfi bir algı, hissiyat oluşturduğu kanısındayım.

Her ne kadar sivil toplum anlayışının oturmaya başlaması, muhafazakar camianın toplumsal dinamiklere sahip çıkma eğilimi bu tür programlara yansıyor olsa da henüz tam olarak istenen seviyede olmadığı gerçek.

Sorun odaklı çalışmalar yerine sebep-çözüm üzerine endekslenen bilimsel organizasyonlar kadın, aile ve topluma dair birçok sıkıntının giderilmesi için odak noktası oluşturabilir. Elde edilen veriler devletin ilgili makamlarıyla paylaşılarak toplum vicdanını rahatlatacak çıkış yollarına hizmet etmesine çalışılabilir.

Küresel bir dünyada doludizgin koşturan popüler kültürün etkisiyle de palazlanan kadınlar günü etkinlikleri muhafazakar camiadaki kimileri tarafından eleştirel bakış açısıyla karşılansa da realist ve rasyonalist davranmak en doğru tercih!

Tüm iletişim mekanizmalarını kapatarak kadınlar günü çerçevesindeki eylemleri istenmez ve kültürel kodlara aykırı ilan edip kenar çekilmek kadın meselesine herhangi bir katkı sağlamayacağı gibi akılcı bir yaklaşım da olmayacaktır.

Asla pragmatik olmadım! Lakin toplumsal maslahat peşindeki insan için problemli konuların tartışılıp çözüm bulunmasına imkan tanıyacak unsurları görmezden gelmenin mantıksızlığından şüphemiz bulunmaz!

Mağdur, ezilmiş, acı çeken kadın profilleri yerine -en azından böylesi günlerde- başarılı, örnek oluşturacak, farkındalığa hizmet edecek kadın öyküleri üzerinden çalışma ağı kurulması toplum için kazanca yol açacaktır. Öğrenme ve başarmanın ilk yolunun modellemeyle ortaya çıktığını düşünürsek bu tercihin akılcılığı üzerine çok da konuşmaya gerek kalmayacaktır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.