Fikir dünyamızın ve ilim aleminin mümtaz siması, efsane Marmara Kıraathanesi’nin isim babası Prof. Dr. Ahmed Nuri Yüksel, 1 Aralık Cuma günü vefat etti. Türk Edebiyatı Vakfı Müdürü Cemal Aydın Beyden ilk haberi almış, çok üzülmüştüm. Zira müteveffa büyüğümüz ömrünü bu güzel ülkeye adamış bir dava adamıydı. Mukaddesat ve inanç insanıydı. Uçak mühendisi idi. İTÜ Uçak Mühendisliği Fakültesi Dekanlığı yapmıştı. Bugünlerde Türkiye’de gündemde olan kendi silahımızı, kendi uçağımızı yapmamızı ilk ve en çok isteyen kutlu bir gayretin timsaliydi. Uçak sanayii hakkında altı eser telif etmişti. Beyin fırtınalarınn estiği, ilim sohbetlerinin edildiği, muhabbet deminin her dem taze olduğu Beyazıt’taki meşhur Marmara Kıraathanesi’nin öncülerinden, “fikir saka”larımızdandı. Seçkin yayınevlerimizden Ötüken Neşriyat’ın kurucularından, kültür hayatımızda eserleriyle adını duyuran Bilge Kültür Sanat Yayıncılık’ın sahibiydi. Aksekili idi ama uzun yıllar Manisa’da yaşamış, talebeliğinden itibaren ise İstanbul’a yerleşmişti.

Cenaze namazı Cumartesi günü Fatih Camii’nde kılındı, ardından Zeytinburnu Kozlu Mezarlığlı’nda toprağa verildi. Cami avlusuna dolan cemaat namazını kıldı, ona haklarını helal etti ve hep bir ağızdan “iyi biliriz” diyerek hüsn-ü şehadette bulundu. O kalabalıkta Reşat Şen, Cemal Aydın, Muhsin Karabay, Mehmet Kâmil Berse, Yakup Tutum ve Cem Sökmen’i görebildim.

Bir dava adamı olan, istikamet, fazilet ve ahlâk sahibi büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Allah’ın rahmeti ve mağfireti üzerine olsun. Oğulları Eyüp Sabri ve Adnan Mecit Yüksel’e, kızı Elif Sündüs Özkan’a, kardeşleri Bayram Yüksel, Mehmet Rifat ve Dr. Galip Yüksel’e, Ötüken Neşriyat ve Bilge Kültür Sanat Yayıncılık yöneticilerine, dostlarına, talebelerine ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Sosyal medyada vefat haberini duyurduğumda pek çok kişiden taziyeler geldi, dualar edildi. Merhum Ahmed Nuri Bey çok seviliyordu.

Yıllar önce rahmetli romancımız Bahaeddin Özkişi hakkında araştırma yaparken merhum Ahmed Nuri Yüksel’in bu romancımızı keşfettiğini ve Göç Zamanı, Sokakta, Köse Kadı ve Uçtaki Adam gibi eserlerini Ötüken’de neşrettiğini öğrenmiştim. Özkişi hakkında düzenlediğim ilk toplantılarda kardeşi Bayram Yüksel ile birlikte bu toplantılara katılmış ve değerli konuşmalar yapmışlardı. Prof. Dr. Namık Açıkgöz’e göre bize “Bahaeddin Özkişi’yi armağan eden” bir büyüğümüzdü. Eşref Bitlis’in uçağının Türkiye düşmanları tarafından düşürüldüğünü söyleyen ve ispatlayan cesaret abidesi bilim adamıydı.

Ahmed Nuri Yüksel, ilim ve fikir sohbetlerinin, edebiyat meclislerinin sıkı müdavimlerindendi. Yaz aylarında yazlığa giderdi. Oğlu Adnan Beyle görüştüğümüzde iyi olduğunu duyar, selam ve saygılarımı iletirdim. Yanılmıyorsam son görüşmemiz Osman Akkuşak ağabeyimiz için Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde 27 Kasım 2015 tarihinde düzenlenen saygı gecesinde oldu. “Bir Nesli Yoğuranlar” programı yapılıyordu. Konuşmacılar arasında Gülten Dayıoğlu, Abdullah Işıklar, Mehmed Niyazi, Cezmi Bayram, Hüseyin Emiroğlu, Halil Gökkaya ve Bekir Tuncer Salihoğlu’nun yanısıra Ahmed Nuri Yüksel hocamız da vardı. Toplantıyı idare ediyordum. Ahmed Nuri Hocamız Osman Akkuşak’ın Türkçeye verdiği değeri anlatıyor, dilin bir milletin hayatında ne kadar önemli olduğunu misaller vererek gösteriyordu. O gün Ahmed Nuri merhum Osman Akkuşak’ı ve hizmetlerini anlatmıştı. Osman Akkuşak büyüğümüz de Pazartesi günü Yeni Şafak’taki köşesinde kadîm dostu hakkında bir yazı yazdı: “İlim ve teknik âleminden bir yıldız daha kaydı.” Osman ağabey, merhumun “Marmaratörlüğü”ne şu satırlarla temas etti:

“O, aynı zamanda bir Marmaratördür.. 70’li, 80’li yılların üç katlı Marmara Kıraathanesi’nde belli bir köşede toplanıp edebî, felsefi, siyasi sohbetlerin tadını çıkaran Marmara müdavimi fikir ve edebiyat adamlarının içinde bulunmuştur. Hukukçu Ziya Nur Aksun, Erol Güngör, Orhan Şaik Gökyay, Kaya Bilgegil, Abdullah Özcan, İlhami Kaya, Sezai Karakoç, Murad Sertoğlu, Mithat Sertoğlu, Tahir Aktaş, Muharrem Ergin, Faruk Kadri Timurtaş, Hilmi Oflaz, Filozof Cemal, Mehmet Bakır, Necip Fazıl, Tarık Buğra, Mehmet Kaplan, İrfan Derman gibi çeşitli gruplara ve tabakalara mensup şahısların kâh parça parça kâh topluca biraraya gelip içlerinden yetki ve bilgi sahibi olanların konuşmalarını dinledikleri bir mekân olmuştur bu Marmara Kıraathanesi... Bir profesörle, Hilmi Oflaz gibi bazı çantadan yetişme halk adamlarının tartıştığı çok görülmüştür. Çoğunluğu milliyetçi muhafazakâr kişilerin teşkil ettiği Marmara Kıraathanesi’ne zaman zaman sosyalist ve sol görüşlü tiplerin de gelip gittiği çok görülmüştür. İşte bizim aziz arkadaşımız Ahmed Nuri Yüksel; böyle bir kahveden hem fikir bakımından beslenmiş hem de oradaki gençleri fikir görgü bilgi bakımından beslemiş insandır.”

Ahmed Nuri Yüksel büyüğümüze Allah’tan rahmet, Osman Akkuşak ağabeyimize ve diğer bütün çınarlarımıza sağlıklı, bereketli ömürler diliyorum.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.