Cumhuriyet Halk Partisi, ardılı olduğu İttihat ve Terakki Partisi gibi iktidar veya muhalefette olsun, bu ülkenin kaderinde hep en etkin rolü oynamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra, Batı’nın çıkarlarını koruyan klik, partiye tam nüfuz edip kesintisiz olarak egemenliğini sürdürdü. Bu egemenliği Deniz Baykal yıkmaya çalışırken, yüz kızartıcı bir fiil ile toplum nezdinde rezil edilip bertaraf edildi.

Demokrat Parti’nin Türk siyasi hayatında başat rol oynaması ile birlikte Batı, CHP içindeki koruyucu modelini değiştirdi. Eli sopalı, demir yumruklu siyasi modelinden vaz geçip, “halka yanaşmayı beceren” hatta bir adım ötesi, daha “şebelek” pir prototipe uygun figürleri kullanamaya başladı.

Bu “şebelek” prototipin ilk örneği Kasım Gülek’tir. Gülek, Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra, Columbia, İngiltere’de Cambridge, Paris Siyasal Bilimler Fakültesi gibi gözde üniversitelerde eğitimini tamamladı. Onun bu parlak eğitimi, Mustafa Kemal’in gözünü kamaştırmış olacak ki, derhal CHP’ye aldı mebusluk ve bakanlıklarla taltif edildi. 1950’de CHP Genel Sekreteri oldu.

Gülek, 1950’e Demokrat Parti iktidara gelince “şebelek” ve “avam” siyasi portre çizdi. İlk “şebelekliği” ise, hamamda düzenlediği basın toplantısıdır.

Her devirde CHP’yi halka şirin göstermeye ve Amerikan emperyalizminin çıkarlarını korumaya çalıştı.

1996’da ölünce, vasiyeti üzerine, uluslararası casus ve terörist Fetullah Gülen cenaze namazını kıldı. Gülek, 1970’lerin sonuna kadar hep CHP’yi aşan bir misyona sahip.

“Beyaz Kürt” olan Hikmet Çetin de CHP’yi aşan bir rol ile partinin başına geldi. Daha sonra ABD’nin Afganistan’ı işgal etmesini meşru kılmak için ISAF’ın başına getirildi. Afgan halkı, canları kadar sevdikleri Türklerden bir kişinin ISAF’ın başında olmasından dolayı bu işgal gücüne neredeyse hiçbir direniş göstermedi.

Çetin’den sonra CHP’yi ve kendi ismini aşan bir diğer ilginç ismi ise CIA’nın TR 705 kod numaralı ajanıdır. TD 705 kod, CHP’yi PKK’nın terörist eylemlerini masum göstermeye ve CHP çatısı altında savunmayla ünlendi. Ultra hard faşist ulusalcıların bel kemiğini oluşturduğu CHP’de PKK teröristlerini ve katliamlarını savunmak hiç kimsenin haddi değilken, CIA’nın TR 705 kod elemanı, tüm mesaisini bölücü terörist ve terörizmi savunmasına parti tavanı da tabanı da suskun duruyor.

CHP’de terörizmi destekleyen bir vekil tutuklanıp 35 yıla hapsedilirken, Türk yargısının TR 705 kodun gölgesinin yakınından dahi geçememesi, onun misyonunun CHP’den de daha büyük olduğunun göstergesidir.

Kendi adını ve CHP’yi aşan bir diğer siyasi “şebelek” ise Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Kılıçdaroğlu’nun CHP içindeki rolü ve pozisyonu, parti liderliğinden ve kimliğinden çok daha ileride ve önemlidir.

Çizdiği “Gandi Kemal” profili ile partili partisiz, dost muarız, tüm kesimler tarafından aralıksız hafife alınmış, mizah konusu yapılmış biri oldu. Yaklaşık 10 yıllık siyasi liderliğinde girdiği bütün seçimlerden ağır yenilgi almasına rağmen koltuğu bir kerecik bile sallanmadı. Aksine, aldığı her yenilgiden sonra partideki konumunu sağlamlaştırdığı gibi kendi rengini partiye vermeyi başardı. Artık CHP, kurumsal olarak Batı’nın; emperyalizmin çıkarlarını savunur hale geldi. Parti, hard laisizm geleneklere sahip olmasına rağmen, dini kullanan bir terör örgütü olan FETÖ’nün parlamentodaki tek koruyucusu oldu.

Kemal K.’nın en büyük başarısı, komik, “şebelek”, beceriksiz, pısırık profili ile, milletin ve devletin birliğine dirliğine karşı yapılan her türlü faaliyetin merkezinde yer almasıdır.

2005 sonrası ilk emperyalist işgal girişimi olan “MİT Müsteşarını tutuklama operasyonu”nda FETÖ terör örgütünün yanında yer aldı.

Türkiye’ye yönelik ikinci emperyalist işgal harekâtı olan Gezi eylemlerinin baş aktörü oldu. PKK çeteleri bile o büyük devasa oyunda yer almaktan korkarken, “şebelek” Kemal K., bu işgal harekatının adeta kumandanı oldu.

Bir başka emperyalist işgal ve yıkım teşebbüsü olan 17-21 Aralık polis-yargı darbesinin en büyük destekçisi savunucusu olarak merkezde yer aldı.

PKK’nın şehirlerde açtığı hendeklere gidip teröristlerin yanında yer aldığı gibi, o katillere “alnı öpülesi arkadaşlar” diyerek terörizmi kutsadı.

Uluslararası casusluk ve ihanet şebekesi olan FETÖ’nün 15 Temmuz işgal ve darbe teşebbüsünün yanında yer aldı. Bu kanlı darbeyi “tiyatro” olduğunu iddia ederek emperyalist işgali maskelemeye çalıştı.

CHP’nin başına geldiği günden bu yana ülkemizin emperyalistlerce işgal edilme teşebbüslerinin tamamında aktif rol ve merkezde yer alan Kemal K.’yı AK Parti, Sayın Erdoğan ve bu millet ne zaman ciddiye alacak?

Ne zaman ki biz Kemal K.’nın “şebelek” rolünü önemsemeyip onu ciddiye alırsak, eminim ki emperyalizmin ülkemizdeki koç başlarına büyük bir darbe vuracağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.