Osmanlının yıkılma süreciyle beraber, istikrar bir türlü sağlanamadı coğrafyamızda. Birilerinin 100 yıllık SÖMÜRGE İDEALİ, bu toprakları cetvelle çizilen sınırlara hapsetti. Sonuçta da uyguladıkları BÖL VE YÖNET mantığı, bölgenin iki yakasını bir araya getirmeyecek şekilde kelepçeledi. Şimdi ise aynı mantıkla ileriki asrın planlarının yapıldığına şahit oluyoruz. Keza bunun en şiddetli belirtilerine günümüz itibarıyla vakıfız.

Fakat olayların gelişimine bakılırsa, karşımızda komple bir yapının varlığından söz etmek mümkün değil. Bilakis MENFAAT ODAKLI ÇATIŞAN bir takım odaklar mevzu bahis. O nedenle olup biten gelişmelerin, bölgeyi adeta bir “satranç tahtasına” çevirdiğini söylemek hiçte abartı sayılmaz. Öyle ki herkesin konjonktüre göre bir hamle peşinde olduğu açık. Hoş! İşin ucu İpek Yolu, Akdeniz ve Afrika’ya uzanınca, başka bir şey beklemek te neredeyse imkânsız…

Detaylarına girmeyeceğim. Ama biraz takip edenler, her an değişen dengelerin hangi SAİKLERE dayandığını kavrayacaktır. Zaten büyük resimde beliren asıl aktörler, bunu fazlasıyla ispatlar nitelikte. Kısacası en tepede; KISMEN Beyaz Saray ve başını belli ailenin çektiği para lobisi bir yanda, Pentagon ile Buckingham diğer yanda saf tuttuğu gibi bir izlenim mevcut. Bunun en bariz yansımasını da Macron’un attığı adımlar nispeten ele veriyor. Zira Macron’un malum lobiler ve aile ile olan ilişkisini bilmeyen neredeyse yok gibi. Elbette ki Trump’la olan yakınlığını da…  

Bu açıdan Macron’un Suriye denklemine biranda girmek istemesi, tamamen BİR TARAFIN HAMLESİ şeklinde tabir edilebilir. Kaldı ki Fransa’nın Suriye de rol üstlenmesi, Akdeniz kaynaklarında söz söylemesine kapı aralamakla matuf. Aynı Macron’un ARAMCO için Veliaht Prensi sıkıştırması da bu minvalde seyrediyor. Sakın Aramco deyip geçmeyin. Çünkü Aramco’nun; İpek Yolun da, dolaylı biçimde pay sahibi olmak gibi bir mana taşıdığı yadsınamaz.  

Söz konusu çatışmanın diğer bir ayağı ise Ermenistan’da cereyan ediyor. Mesela Londra’ya yakınlığı ile meşhur Armen Sarkisyan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi başlı başına bir devrimdi. Sonrasında Serj Sarkisyan'ın Başbakanlıktan ayrılmasını teşkil eden ayaklanmalar ise süreci bir evrede tamamladı. Neticede Ermenistan, tıpkı İran gibi İpek Yolu'nun önemli DURAKLARINDAN biri sayılıyor. İran’a yapmayı planladıkları olası müdahale için de stratejik bir konumda.

***

Hülasa "Ortadoğu'nun yeniden dizayn edilmesi için taraflar karşılıklı hamleler yapmaktalar. Kimlerin ne hamle yaptığını ise ORTADOĞU, İPEK YOLU, AKDENİZ ve son kertede AFRİKA düzleminde okumak elzem... Yoksa küresel şirketlerin Akdeniz’de gaz araması, Esed bahanesiyle bölgeye inen savaş gemileri, İsrail’in Güney Suriye’ye sulanması, Washington’un İran ile sağlanan nükleer anlaşmadan çekilmek istemesi ve Netanyahu’nun da nükleer sebebiyle İran’a müdahale yetkisi alması başka bir şeyi ifade etmiyor.

Takdir edersiniz ki bu durumun bölgemizi daha da ısıtacağı NET. Ülkemize muhtemel etkileri ise kesinlikle göz ardı edilmemeli. Nitekim Türkiye’nin BAĞIMSIZ karar almaması için şimdiden hem içeriden hem de dışarıdan abandıkça abanıyorlar. Lakin hepsi, eninde sonunda gelecekleri yerin TÜRKİYE olduğunun da farkında. Çünkü Türkiye olmadan kati surette sonuç almaları imkânsıza yakın seyrediyor. Bu noktada nihai amaçlarını; şartlarını kabul ettirmek ve buraları kontrol altına almak şeklinde özetlemek mümkün…

O cihetle 24 Haziran BİR SİYASİ SEÇİMDEN DAHA FAZLASINI ihtiva etmektedir. Bunu iç politik manevralarla ya da sığ tartışmalarla basitleştirmek ise hata olacaktır. Kabul edelim ki bu bir ÜLKE meselesidir. BÜYÜK TÜRKİYE ve aynı zamanda da COĞRAFYAMIZIN GELECEĞİYLE alakalıdır. İngiliz tarihçisi Toynbee’nin “Osmanlı yıkılmış bir devlet değildir. Durdurulan bir medeniyettir. Önündeki engeller kaldırılırsa, durdurulduğu yerden yürüyüşüne devam edecektir” sözüne bu çerçevede bakmakta yarar var. Böyle düşündüğümüz de, 24 Haziran’ın YERLİ ve MİLLİ politikalarla bir var oluşu temsili ettiği ayan beyan ortada. Gerisi sadece laf-ı güzaftan ibaret…

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.