Orta Doğu coğrafyası bir bütündür. Sınırlar bizi aldatmasın. Bu coğrafyada herkesin derinden gelen akrabalıkları vardır. Bu coğrafyanın bir bölümünde çıkan yangın gün gelir herkesi yakar.

Şu günlerde İran’da ortaya çıkan olaylar bizi endişelendiriyor. Aslında endişeden öte bizi de ilgilendiriyor. İran’daki olayları çok titiz ve akıllı bir şekilde değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Gerçi İran’ın son yıllardaki tutumu son derece vahim ve affedilemez hatalarla dolu olsa da İran halkı bizim kardeşimizdir. Zaten derdimiz de halktır.

İran’ı değerlendirirken Suriye tutumunu da unutmamalıyız. Ne yazık ki Suriye’deki zulme ortak oldular. İran, özellikle mezhebî bir anlayışla Esed rejimini destekledi.

İran’ı severiz sevmeyiz ama bölgemizin istikrarı ve huzuru açısından düşündüğümüzde isyana dönük hiçbir eylemi makul göremeyiz. İslam coğrafyasındaki aşırılıklar halkın kendi iç dinamiklerinden çıkmadı çoğu kez. “Bu işte bir İngiliz parmağı var.” sözünü unutmadan değerlendirme yapmak yerinde olur. Evet, İran’da demokrasi ve özgürlükler sorunu var. Uluslararası hukuka aykırılıklar, insan hakları ihlalleri gibi birçok sorunu olduğunu bildiğimiz İran, bugün bir sınav veriyor.

Türkiye, İran’daki olayları yakından takip etmelidir. Sevineceğimiz bir durum yok! Türkiye, tarih boyunca hiçbir ülkenin sıkıntısından prim kazanma derdinde olan bir ülke de olmamıştır. İran’daki olayları ABD destekliyorsa bizim de İran yönetimini desteklememiz gerek. Böyle bir mantık geliştirebiliriz. Ancak uluslararası ilişkilerde dün doğru olan adım, bugün yeni şartlar altında yanlış olabiliyor. Kesin bir hüküm vermek yerine daha esnek ve mantıklı hareket etmek ve kendimizi bağlamamak gerekir. Suriye politikasında başlardaki kesin çizgilerimiz, Rusya ile soğuyan ilişkilerimiz gelişen yeni şartlar altında bugün daha esnek ve farklı bir boyut kazanmıştır.

İran’ı biz yeni tanımıyoruz. İslam kültür ve medeniyet dairesine girdiğimizden beri derin ve köklü bağlarımız vardır. Klasik edebiyatımızın şekillenmesinde İran edebiyatının çok etkisi vardır. Dilimizde birçok Farsça kelime vardır. Şiir dilimiz bir dönem Farsça idi.

Firdevsi, Ömer Hayyam, Ferîdüddin Attâr, Sadi, Hâfız, Nizami Gencevi, Şehriyar gibi şairleri olan İran biraderimizdir. Bu isimler İran’ın olduğu kadar bizimdir de. Diğer taraftan İran’da 35 milyonu bulan Türk varlığı ve Türkçe de bizim İran ile birader olduğumuzu göstermeye yeter.

İran’da bir değişim olacaksa bunun yolu iç çatışma değildir. İç çatışma aslında İran rejimini daha da güçlendirir. Rejim değişimlerinde acele etmemek gerekir. ABD’nin desteğinin sebebini anlamak için acele etmemek gerekir. İran halkını düşünen bir ABD var! İnanılacak gibi değil!

İran’daki güç kaybı, Türkiye’yi güçlendirmez. Suriye’de bile ne kadar sıkıntılar çektik. Bu coğrafyada hiçbir ülke tek başına bir ülke değildir, Suriye örneğinde bunu gördük veya gösterdiler!

İran ile gizliden gizliyle rekabetimiz hep oldu. Bu bölgedeki en köklü devlet geleneğine sahip iki ülkeyiz. Bu yarış normaldir de. Ancak İran hep kaçak güreşmiştir. Biz ise açık politika ile ilişkilerimizi yürütmeyi tercih ettik. Uluslararası toplumun İran’a nükleer silahlanma konusundaki baskıları karşısında Türkiye, İran lehine arabuluculuk da yapmıştı. Bu kadar iyi niyeti özellikle Suriye konusunda harcayan İran, yine bize bakıyor aslında. Biz de İran yönetimine değil, Heyder Baba’ya selam gönderiyoruz. Şehriyar yalnız değildir! Endişeliyiz!

Heyder Baba, senin könlün şad olsun,
Dünya varken ağzın dolu dad olsun,
Senden keçen yakın olsun, yad olsun,
Deyne menim şâir oğlum Şehriyâr,
Bir ömürdür gam üstüne gam çalar.

Şehriyar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bünyamin 2018-01-04 23:59:57

tebrik ederim hocam