Türkiye’yi hedef alan bütün saldırılarda muarızlarımızın yanında yer alan bir Ana Muhalefet’imiz var.

“Göze girmek” için “onu bunu karalayan”, “damgalayan”,

her vesileyle “goygoyculuk” yapan (sözde) iktidar destekçilerimiz var.

Neyin ne olduğuna değil de, “desteklenen kişinin o an hangi görüşü savunduğuna” sabitlenmiş  bir “tavır koyma” anlayışı iyice “sırıtır” hale geldi.

 Dün bir görüşü cansiperane savunan, bugün tam tersi bir görüşü yine aynı ateşli haliyle savunur hale düşebiliyor.

Bu tür görüntüler de, olan biteni izleyen gençlerimizi olumsuz yönde etkiliyor.

“Her söylenene, her yapılana karşı olmak!” gibi bir ruh hâli gelişiyor.

“Değişim” gereklidir ama “omurga” mutlaka muhafaza edilmeli, bazı konuların “değişime” açık olmadığı bilinmelidir,

Mesela, “adalet” anlayışı vakte ve kişiye göre değişmez…

Adalet her vakit ve herkes içindir.

“Adalet” lâfını ağzından düşürmeyen Ana Muhalefet,  dış güdümlü yapıların yalanlarına itibar ederek, hemen her gün adaletsizlik yapıyor.

“Sözde iktidar destekçileri” de, “yarın mahcup duruma düşerim!” endişesi duymadan, önüne gelene etiket yapıştırıyor, günü birlik politikaları bile “ayet hükmüymüş gibi”  ölesiye savunuyor!..

Böyle olunca da, kısa aralıklarla aynı konu hakkında bambaşka şeyler söyler hale düşülüyor!..

“Sosyal Medya” büsbütün berbat, oradan kir akıyor, pas akıyor, irin akıyor!..

Sokaklarda “moral bozukluğu” had safhada, insanlarımız burunlarından soluyor, birbirlerinin boğazına sarılmak için adeta fırsat kolluyor!

Ortada, ülke gerçeklerine karşılık gelmeyen bir tablo var.

Tuhaf bir “karamsarlık havası” var.

Türkiye’nin bir takım sıkıntılar içinde olduğu, özellikle esnaf kesiminin “dükkânı çevirmekte” zorlandığı doğru.

Bununla birlikte, etrafı yangın yerine dönmüş bir ülke olmamıza rağmen “siyasi istikrar” sayesinde dev projeleri kesintisiz devam ettirebiliyor, bitirebiliyoruz.

Avrupa’da büyüme durmuşken, biz “yüzde 7’yi aşan” büyüme oranlarından bahsedebiliyoruz.

Türkiye gittikçe kötüye gidiyor değil ve inancımız bize “karamsar” olmamayı emrediyor ama her ağızımızı açtığımızda ruhlarımızı karartıyoruz.

Bunların kimseye faydası olmaz.

Herkese zararı olur ve en çok da ülkemize zararı olur.

Kavga, gerilim, karamsarlık…

Bunlardan kurtulmak zorundayız!..

Sayın Erdoğan’ın bugüne kadar destek alamadığı farklı kesimlere yeniden “olumlu” mesajlar vermeye başlamasını önemsiyorum.

“Koltuk endişesi”nden dolayı “şiddet dozunu” arttırmaya çalışan Ana Muhalefet kadrosu ya tarz değiştirecek ya da tasfiye olacaktır.

“Yeni Türkiye”nin öncü kadrosu,  “müspet dil”i geliştirebilirse kısa sürede sonuç alır.

“Goygoycu”lara aldırmaksızın bu yapılabilirse…

“Şiddet” yanlıları sahne dışında kalır!..

Birbirimizi yemekten zevk almadığımıza göre…

Başbakan Binali Yıldırım’ın ifade ettiği gibi,

“Düşmanları azaltmak, dostları ise çoğaltmak”tan başka yol yoktur.

Aklın yolu da birdir!..

Cam Filmi !..

Araçlara sonradan takılan cam filmlerine kesilen cezalar!..

Günlerdir bir “film” mevzuudur gidiyor.

Kimileri, “cam filmine ceza”yı savunurken…

Ak Parti’ye tam destek verenlerin de aralarında bulunduğu nice tanıdığımız, bu tür işlerin “2019’u tehlikeye attığını” söylüyor ve “arka plânda” farklı şeyler arıyor!..

Neyse ki…

Bu işe de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Genelge yayınlayıp düzeltin şunu!” diyerek müdahale etmiş.

Cam filminden dolayı ceza kesme işlemine de son verilmiş.

Bir yönüyle güzel, bir yönüyle de sıkıntılı bir durum.

Güzel çünkü, her durumda vatandaşını düşünen bir Cumhurbaşkanımız var.

Sıkıntılı, çünkü…

Her meselenin çözümünü “Bir Kişi”den beklemek durumunda kalıyoruz!..

“Osmanlıca” değil, “Yüksek Türkçe”

Pelin Çift’in TRT’deki Öteki Gündem adlı programını vaktim müsaitse canlı olarak, değilse sosyal medyadan takip etmeye çalışıyorum.

Bu hafta da iyiydi Öteki Gündem.

Doç.Dr. Teyfur Erdoğdu, “Osmanlıca, Harf İnkılâbı, Dilimiz” çerçevesinde bir tefekkür ziyâfeti verdi.

Osmanlıca.

Bu tabir  yanlış.

Osmanlıca diye bir “DİL” yok.

Osmanlıca dediğimiz aslında Türkçe.

Bugün konuştuğumuz  dil ise Türkçe değil, “Genetiği Değiştirilmiş Türkçemsi Bir Dil!”

Sayın Erdoğdu, “Osmanlıca” yerine,  çok güzel bir ifade kullanıyor:

“Yüksek Türkçe!”

Nasıl ki, ‘Yüksek Matematik’, ‘Yüksek Fizik’ vs. var, ‘Yüksek Türkçe’ de var.

“Yüksek Türkçe”mize sahip çıkalım!..

Maalesef…

“Yüksek Türkçe”mizi “alçaltma çabalarına” uzun yıllar boyunca seyirci kaldık.

Hâlâ da seyirci sayılırız!

“Çalışmaya START veriyoruz arkadaşlar!” diyebilen yöneticiler…

“Sınava kadar ful taym çalışmak zorundasınız!” diyebilen öğretmenler…

“Bir türlü manita yapamadık!” diye hayıflanan öğrenciler…

İstemiyoruz!..

Sultan Abdülhamit Han ve Mustafa Kemal Paşa

Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu,  “Abdülhamit de bizim, Atatürk de” diyor.

Çok önemli!..

Ne yazık ki,

Tarihimizdeki belirgin simalar, “çatışmaların” malzemesi olarak kullanılıyor…

“Kendilerini savunma imkânı kalmamış” tarihi şahsiyetlere hakaret etmek de, onlara övgüde aşırıya gitmek de sağlıksız tavırlar.

Tarihi şahsiyetleri, günlük kavgalara “alet” etmek de çok yanlış.

Bir süre evvel bu sütundan “Abdülhamit Han ile Mustafa Kemal Paşa’yı Buluşturmak” başlığı altında kendimizce ikazlarda bulunmuştuk.

Doç.Dr. Erdoğdu ve Öteki Gündem adlı programı hazırlayan Pelin Çift’in sözleri o yazının üzerine oturdu.

Güzel oldu.

Bu arada…

Abdülhamit Han’ın dünya görüşünü benimseyen siyaset önderlerinin, son vakitlerde Mustafa Kemal Paşa’nın hakkını teslim etmeye daha fazla özen gösterdiklerini de görüyoruz.

Bu güzel bir tavır.

Türkiye’nin “2019”da, sağlıklı neticeler almasına da katkıda bulunacak bir tavır!..


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSIZ 2017-11-10 01:08:37

Mtv zammı meselesi,birde cam filmi meselesi birileri sanki sayın Cumhurbaşkanımızin 2019 daki secimi kaybetmesi için çalışıyor gibi. Bu iki konuda özellikle kim karar veriyorsa AK Parti aleyhine çalışmakta.Sayın Cumhurbaşkanımız cok başarılı 2019 en az %60 alır. Yapilmasi gereken Borsada işlem gören şirketlerde asgari ücreti ve taseronlasmayi kaldırmalı aynı şekild e bütün belediyelerde. Şirketler super kar açıklıyor calisaninada versin.Hükümetimize sesleniyorum size oy veren kesim bunlar çoğunlukla. Hayırlı Cumalar

Avatar
ŞAMDAN 2017-11-10 19:51:52

Neden illada abdulhamit hanla m.kemali birlestirmek zorundayiz.halen cumhuriyet arsivlerini incelemek yazmak yasakken bir kotada toplama mucadelesi veriliyor.bi ortaklik kurulacaksa tarihi ge4cekler uzerinden şeffafca yapalim derim.saygiyla