“Ayakta iskarpin veya fotin, yelek, gömlek, kravat, yakalık, caket ve bittabi bunların tamamlayıcısı olmak üzere başta siper-i şemsli (güneşlikli) serpuş… Bu serpuşun ismine şapka denir.” 1925 yılının ana gündem maddesi buydu. Ülkenin temel meselesi!

İki yıl kadar evvel de Ankara İstasyonu'ndaki Cumhurreisliği Kalem-i Mahsus Binası’nda mevzu Teşkilat-ı Esasiye’de dinin yerine gelince; Mahmut Esat Bozkurt ” Hıristiyanlığı koyalım” dedi. “Çünkü İslamlık terakkiye manidir! Bu dinle yürünmez ve kimse bize ehemmiyet vermez!”

Bu tutmayınca Türkçe Kur'an, Türkçe namaz ve camilere sıralar, elbiselikler konulması ve ayakkabılarla girilmesi şeklinde uzayıp giden bir dizi dinde ıslahat çalışmaları gündeme geldi.  “Türk Kur’an’ı” tabiri de ilk defa bu dönemde ortaya atıldı ve ibadetlerin Türkçeleştirilmesi projesi hız kazandı.

Hamdullah Suphi Tanrıöver, “Efendiler, dinde ıslahat çalışmaları, reformasyon feyizli büyük bir harekettir” diyordu.

Biz bunlarla meşgul olurken, İsrail’in kurulma çalışmaları başlamış ve İslam dünyasında petrol paylaşımları çoktan yapılmıştı.

Kısaca özet geçmek gerekirse;  “Benim dinim ulusalcılıktır (Ruşeni Barkur,1926) diyen bir zihniyetin/kadronun çabaları. Kur'an-ı Kerim'i ve Osmanlıca kaynakları okumalarını önlemek ve bin yıllık tarihi hafızayı boşaltmak için yapılan harf devrimi. Dini terbiye değil milli terbiye istiyoruz diyerek çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu. Kasasında ne kadar parası, malı, geliri varsa olduğu gibi gasp edilen ve sonlandırılan 600 yıllık medrese birikimi. 

1929 yılında sayıları 2‘ye düşürülen ve 1930 yılında da tamamen kapatılan İmam Hatip Mektepleri. Allah yerine bilime tapan Kemalist kadrolar ve mensubiyet duyguları ellerinden alınan Anadolu insanı… Ve gerçek âlimlerin ortadan kaldırılması ve devletin dini tekeline alması suretiyle dini meselede aç ve cahil bırakılan nesiller. O vakitten sonra din bir sömürü aracı haline getirildi.

Öyle ki bir CIA projesi olan FETÖ, 50 yıldır “din” üzerinden örgütlendi. İlahiyat dünyası tek kelime etmedi. “Gülen’in pabucu olamazsınız be! Hadi bir tane yetiştirin de görelim” diyordu hocalar. FETÖ’nün CIA marifetiyle tertiplediği 17 Aralık operasyonunda bir araya gelen yüzlerce ilahiyat profesörü ” Siz kardeşsiniz kavga etmeyin” çağrısı yapmıştı.

Dinler arası diyalog projesi en çok hocalar ve ilahiyat dünyasında makbul görmüşse bu vaktiyle İslam’a yönelik yapılan operasyonun bir neticesidir. Pek tabi ki bu durum dini “pazar” halline getiren kurnaz hoca tayfasının türemesine vesile oldu.

Bugün artık Kur’an ayetlerinden erkeğin tenasül uzvu için okunacak şifalı dualar satan, kafayı cinsellikle bozan, ekranlarda kızlarla dans eden hocalarımız var. Asansör, yorgan ve hastane fantezilerini uluorta milletle paylaşan damacana ile sex hakkında fetvalar veren bir gecede 60 kez cinsel ilişkiye giren şeyhlerin hikâyelerini anlatan hocaların piyasada cirit attığı bir ülkede yaşıyoruz. Kendilerine sapıkça sorular soran çapsız insanlara da iki çift laf etmeden!

Dün “Türkçe namaz caiz midir” tartışmaları yapıyorlardı bugün “kadının pantolon giymesi caiz midir” “hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmanın hükmü nedir” türünden meseleler hakkında kafa yoruyorlar. Sex yaparken eşekler gibi soyunmayın diyerek ümmeti uyaran ileri derecede oral sex hakkında Müslümanları bilgilendiren hocalarımız var artık! Pozitivist İslamcı hocalar da peygamberimize İslamcılık öğretmekle meşgul!

Herkesin kafasına göre bir hocası oldu. Kurban Bayramı’nda kurban kesilmemesi gerektiğini söyleyerek, bu paranın KHK ile ihraç edilen FETÖ’cülere verilmesi gerektiğini söyleyen hocalar bile var!

Bugün İslam âlemi küresel finans baronlarının yol açtığı yıkımla sarsılırken, CIA’nın 1960 yılından itibaren yürüttüğü MK-ULTRA, Blue Beam ve Mavi Işık gibi projelerle İslam’ı tasfiye edip yeni çağ dininin hazırlıklarını yaparken, insanlık Armageddon senaryoları, posthümanizm ve transhümanizm projeleriyle robotlaştırılmaya çalışılırken mezhep çatışmaları yüzünden İslam âlemi parça pinçik edilirken, milyonlarca Müslüman işkenceden geçirilirken velhasıl İslam’a yönelik yapılan büyük bir dünya savaşının tam ortasındayken ülkedeki hocaların gündemi; çıplaklık, cinsellik, kadın, pantolon, tenasül uzuvları, yorgan, asansör ve hastane fantezileri!

Kemalizm'i hava gibi içine çeken, itaatkâr, milli ve manevi duyguları körelmiş, bir Fatiha dahi okuyamayacak kadar dini eğitimden yoksun çağdaş, pozitivist, bilimci, seküler bir nesil istiyordunuz. Buyurun!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
EnverKardeş 2018-03-09 10:42:52

Camiler sandalyede oturan amcalardan geçilmiyor.Kur'an-ı Azimüşşan'ın hakiki tefsiri Hadis inkara dayalı"çağdaş, pozitivist, bilimci, seküler"din anlayışı çeşitli şekillerde bulaşıcı hastalık gibi yayılmaya çalışılıyor. "Kadın hakları" diyerek toplumda aile kurumuna saldırı , erkek düşmanlığı, eşcinsellik ve bilumum ahlaksızlığa yol açılıyor( eğitimi ve öğrencilerimizin içinde bulunduğu durumu saymıyorum, sayfalar yetmez). Bütün bunlar yaşanırken bunlara karşı çıkabilecek bütün ehl-i sünnet alimleri (ve onlar gibi düşünenler) eski, kapsamlı konuşma kayıtları kırpılarak oluşturulan gündeme göre yayınlanılıyor ve her yönüyle vicdansızca lince tabi tutuluyor. Felsefeci bile dinden ahkam kesiyor.Adam ekranda kadın oynatıyor, (Haşa! Sümme Haşa )Kur'an'da dekolte olduğunu savunuyor, kanunlara rağmen mukaddesata hakaret ve saldırı bini bi para olmuş hala bunlara dur diyen yok! Çare mi?
*Asr- Saadet'de olduğu gibi önce sıfırdan iman inşaasından başlamak!Ey akıl sahipleri! E fe lâ tezekkerûn!

Avatar
Taık Akan 2018-03-11 07:37:36

başarılı tespitler ufuk bey kaleminize sağlık. fakat atladığınız önemli bir husus var o da zihin kontrolu ne en hevesli olanların islam coğrafyası liderleri olması