BM statükonun bekçiliğine devam ediyor, dünya ise değişimden korkuyor. BM'nin statüko bekçiliğine, dünyanın ise değişim korkusuna karşı çıkan tek ülke Türkiye, tek lider Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Egemenler kendilerine meşru zemin oluşturmak için BM'den faydalanırken, BM; ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya'nın vesayetinden çıkma mücadelesi vermek yerine, kendisine verilen bekçilik görevinden oluşan imtiyazdan vazgeçmek istemiyor. Reformu ise beş daimi ülke elindeki veto yetkisini kullanarak, Birleşmiş Milletler’de engelliyor.

Ama artık yürümüyor.

Bu gömlek artık dünyaya dar geliyor.

BM'de reform tasarısı hayata geçirilmediğinden,  dünyadaki birçok soruna etkili çözüm getirilemiyor. BM'de vesayeti elinde tutan ülkelerin tavırları yüzünden Filistin, Suriye, Irak, Arakan, Bangladeş, Somali, Libya ve  Yemen  başta olmak üzere bir çok ülkede zulümler devam ediyor, zulümlerden kaynaklı sorunlar sınırları aşıyor. Hâlihazırda dünyanın seksen farklı bölgesinde savaş, çatışma ve kriz var.

Durum bu haldeyken ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya kendilerine verilen sınırsız  yetki çerçevesinde hareket ediyor, barışı korumak yerine, savaşa zemin hazırlıyor. Kendi iç çekişmelerini, kavgalarını bile meşrulaştırmak için BM'yi kullanıyorlar. Oysa barışçıl bir dünya düzeninin sürdürülmesinin tek yolu adaletli olmaktır. Adalet sadece ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya'nın kontrolüne bırakılırsa insani krizler bitmez, sıkıntılar katlanarak devam eder. Kaldı ki 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), bugüne kadar herhangi bir coğrafyada kalıcı barış, huzur ve istikrarın sağlanması için aktif bir rol alamamış, adaletin tesisini sağlayamamıştır! Buna rağmen özeleştiri de yapmamıştır.

Onlar özeleştiri yapmayabilir.

Sessiz de kalabilirler.

Milyonlar yaşamını yitirirken, kentler haritalardan silinirken, bugün yaşam alanları halen yok edilip, insanlar savaşa, göçe ve açlığa mahkum ediliyorsa,biz susamayız. Sistematik katliamlar devam ederken, egemenlerin yeni bir statüko mücadelesine insanlığı feda edemeyiz.

Dünya beşten büyüktür söylemimizin temelinde işte bu gerçek yatıyor. Uluslararası hukuk sistemi ve adalet mekanizması hiçe sayılarak dünyanın geleceği BM'nin daimi üyesi olan beş devletin insafına bırakılmaz. Savaşların, çatışmaların, krizlerin artarak devam ettiği süreçte BM'nin vicdanın değil statükonun bekçiliğine soyunmasına göz yumulamaz. Göz yummuyoruz da.  Değişim için mücadele veriyoruz.

Son örneği  BM 72. Genel Kurulunda yaşadık. Genel kurulda konuşan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Biz, Güvenlik Konseyi’nin demokratik, şeffaf, adil ve etkin bir yapıya kavuşmasını istiyoruz. Teklifimiz de, Güvenlik Konseyi’nin, tamamı aynı hak ve yetkilere sahip, her yıl 10’u yenilenmek suretiyle hepsi de iki yıl görev yapan 20 üyeden oluşan bir yapıya kavuşturulmasıdır. Sadece beş daimi üyeyle idare edilen bir dünya değil, tüm dünya ülkelerinin görev aldığı BM Güvenlik Konseyi’nin insanlığın vicdanı olacağına inanıyoruz" dedi. Evet artık ilkeler masalarda, kağıtlar üzerinde kalmamalıdır. Dünya korkunç insan hakları ihlalleri ile ağır yaralıyken, BM bu haliyle yoluna devam edemez. BM bünyesindeki reform çalışmalarında yapılması gereken Türkiye'nin teklifinin ciddiye alınması, değişimin önünün açılması ve dünya barışına katkı sunulması için yeniden yapılandırmanın hayata geçirilmesi elzemdir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Müberra Yüce-Mersin K.K. İl İHB. 2017-09-27 01:16:33

Saygılar syn Genel bask.yardımcımız . Sizi İHB olarak tanıdığım günden beri paylaşımlarınızı takip eder gurur duyarım..Yazılarınızın Sıkı takipçisiyim..Mersin' imize her daim bekleriz syn.Başkanım,değerli Vekilem..
Sonsuz Saygılar efendim.
Emekli snf.öğrt.yim. Allah'a emanet olunuz efendim