Biz bugün milli meselelerle ilgili aldığımız kararlar da hiç  kimsenin icazetini beklemiyoruz değil mi? Zaten bir şey yaparken birilerinden izin istemek bizim gibi bölgedeki dengelerin ana unsuru olan bir ülkenin  karakteriyle uyuşmaz değil mi? Biz gücümüzü ortaya koyarak bölgedeki birçok oyunu bozuyoruz ve bozmaya da devam edeceğiz değil mi?

EMPERYALİST Batı’ya yeri geldiğinde rest çekerek

MAZLUM coğrafyanın umudu oluyoruz değil mi?

Liderimiz ile birlikte

LİDER ÜLKE  olduk değil mi?

***

Peki ya tersi olsaydı?

2002'de AK Parti diye bir parti kuruldu. Öyle görünüyor ki fitne  fesat hareketi FETÖ daha o günlerde başlamış ihanet girişimlerine...

Hepsi de neticesiz kaldı da Türkiye yolunda ilerleyebildi. Hamdolsun! Peki ya tersi olsaydı? Çok uzağa gitmiyorum hafızanızı fazla zorlamayın. Kronolojiyi  Deniz Baykal'a kaset kumpası ile başlatacağım.  Deniz Baykal ana muhalefetin başından kaset operasyonuyla gönderildi,   yerine de Kemal Kılıçdaroğlu geldi.

Şimdilerde Kılıçdaroğlu'nu FETÖ’ye destek vermekle, PKK'ya arka  çıkmakla, milli olmamakla suçluyorlar ya!  Hatta bazıları fetö ile direkt ilişkili olduğunu ya da 15 Temmuz’da  devlet başkanı koltuğuna onun oturulacağı gibi komplo teorileri üretiyor ya!  Öyle görünüyor ki bunlar da çok gerçekçi değil.  Nitekim Kılıçdaroğlu'nu da bir suikast ile göndereceklerdi.

Geçelim MHP kanadına…

MHP’de Genel Başkanı değiştirecek çok kritik adımlar atıldı ama  Bahçeli neyse ki sonunda oyunu gördü ve ŞAH çekti. Ardından 7 Şubat MİT krizini yaşadı bu ülke! Hakan Fidan'ı bir kişi olarak görmeyin. Bu ülkenin Milli İstihbarat Teşkilatı'nın başındaki adamı alaşağı edip yerine kendi adamlarını koyacaklardı. Daha sonra GEZİ İHANETİ  başladı.  Gezi'de amaç zaten belliydi. Üzerinde çok fazla durmuyorum. 17/25 Aralık'ta dört bakanı koltuğundan eden operasyon başarılı  olsaydı biz dünyaya “hırsız ülke”,  “rüşvetçi ülke”  olarak tanıtılacaktık.  Gerisi zaten gelecekti. Yine 17/25 Aralık darbe teşebbüsünde yargı büyük yara aldı. Yargıya  güven azaldı. Öyle bir ülke düşünün siyaseti yolsuzluğa bulaşmış,  yargısına güven kalmamış… Aman Allah’ım! Daha sonra devreye Hendek ihaneti girdi.  Amaç çok açıktı ve şimdilerde daha iyi anlaşılıyor. Kuzey Irak'taki referandum sonrası haritalarda da açıkça gösterilen hendek ihaneti ile ülkemizden koparılmaya  çalışılan bölgeler bir anda elimizden çıkıverecekti!  Neyse ki bu da olmadı…

Halkı kışkırtmaya çalıştılar, 6-7 Ekim provokasyonu yaşadı bu ülke. Ama o da tutmadı. Ve Nihayet ekonomik kriz beklentisi içinde olanlar ellerini ovuşturuyordu.

 Nitekim ekonominin çökmesi çok önemliydi.  Onlar hamle üstüne hamle yaptıkça Kaderin Sahibi de oyunları  bozdu ve Türkiye ekonomik olarak bütün bu badirelerden çok daha güçlü sıyrıldı.  En nihayetinde 15 Temmuz Türkiye'yi bölme ve parçalama girişimini yaşadık. Bütün diğer olaylarda olduğu gibi burada da HEDEF direkt devletin en tepesindeki isim Recep Tayyip Erdoğan'dı.

O’nun yok edilmesi gerekiyordu. O, yok olacaktı ki Türkiye güçsüz, siyasetsiz, ekonomik olarak çökmüş bir ülke olsundu. Şöyle tekrar bir düşünelim!

Ana muhalefetinden başlayarak milliyetçi tabanı  yok edip üstüne Arap Baharı eylemlerindekinin benzerini gördüğümüz Gezi kalkışması ile kriz  yaşayan Türkiye siyaseti yolsuzluğa bulaşmış, yargısına güven kalmamış bir ülke olacaktı.

Ekonomisi çöken Türkiye'nin Güneydoğu bölgeleri  özerklik ilan ederek elden çıkacaktı.  Suikastler alıp başını gidecekti. Bu da yetmeyecek  15 Temmuz da başarılı olsalar Türkiye parça parça bölünecekti.  Şimdilerde Kuzey Irak'ta televizyonlarda yayınlanan ve Trabzon'a  kadar genişletilmiş o haritaların aslında bir hayalden ibaret olmadığını da böylelikle anlamış bulunuyoruz. Şimdi bunu net olarak gördünüz mü? Geziyi, hendek ihanetini, 17-25 darbe girişimlerini savunabiliyor  musunuz?

O zaman uyardığımızda “Hadi oradan!”  diyenler hala aynı fikirdeler mi? Şunun altını çizelim ki Batı, Erdoğan'ın tarzını sevmediği için  değil Türkiye'nin müstemleke bir ülke olması için Erdoğan'a karşı. Eğer güçsüz olsak bir dakika bile durmayacaklar bunu bilelim.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.