İşgalci İsrail Terör Devletinin Başkenti olarak Kudüs'ün ilanı, ABD ve İsrail güdümlü "Avengelist"lerin tüm Dünya müslümanlarına savaş ilanıdır.

ABD Başkanı Trump'ın, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasının ardında yatan gerçek temelde, hem İsrail ve hem de ABD'de yapılanan "Avengelist" müntesiplerinin baskısı sonucu oluşmuştur. Trump, Amerikan kamuoyunda Başkanlığı hala hazmedilememiş ve özellikle ABD derin yapısı tarafından "Gidici" gözüyle bakılan bir Başkandır.

Tüm Dünyada bir "Liderler" dönemi başlamıştır. Rusya Devlet Başkanı Putin, kendi kamuoyunda ve uluslararsı arenada bir lider olarak kabul görmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan hakeza, gerek İslam ülkeleri kamuoyunda ve gerekse uluslararası platformda tartışmasız bir liderdir. Çin, İran ve Hindistan! Tüm bu ülkeler, kendi ülkelerinde, yerel siyasetten öte, uluslararası hamleler yapabilecek, kudretli ve muktedir liderler cümlesindendir.

ABD Başkanı Trump ise, kendi iç muhalefetine ve derin yapılanmalara karşı liderliğini kabul ettirememiş ve hala rüştünü ispat etmek için hamle üstüne hamle yapa durmaktadır.

Trump için Kudüs hamlesi de bu bağlamda okunabilir. Ve fakat, Trump üzerinden Kudüs'ün İsrail'e başkent ilanına zorlayan Siyonist İsrail ve Avengelistler için hepsi bu kadar değildir.

Özellikle sapkın inançları gereği, "Tanrıyı kıyamete zorlama" senaryoları geliştiren Avengelistler, Trump'ın bu hamlesinin, İslam dünyası tarafından bir "Savaş sebebi" sayılacağını gayet iyi bilmektedirler. Dünyayı ateşe vermek için her türlü kumpası kuran bu sapkın ve barbar inancın liderleri, bilerek, tasarlayarak ve teammüden, olası bir Dinler savaşının planlayıcısı ve organize edicileridir.

İsrail'e gelince, "Nil'de, Fırat'a Arz'ı Mevud" hayallerinin peşinde her türlü katliam ve cinayetleri işlemiş ve işlemeye hazır olan bu yahudi terör Devleti, Trump'ın basiretsizliği ve ahmaklığını fırsat bilerek, kurulduğu günden bu yana peşinde olduğu Kudüs ve Gazze sahilini işgal etme projesini uygulamaya koymuştur.

Trump'ın içinde olduğu bu kirli ve alçak senaryo asla gerçeğe dönüşmeyecektir. Olası bir dinler savaşı, 3. Dünya savaşı demektir. Bu savaş, İsrail ve ABD'li sapkınların düşündüğü gibi kolay bir zafere dönümekten uzaktır. Zira, İslam Dünyası kamuoyu kahır ekseriyatla mukaddesleri olan Kudüs davası etrafında birliktelik oluşturacaktır.

ABD'nin türlü tezgahlarla ülkeleri karıştırıp, bölerek yönetme oyunu artık tutmuyor. Ortadoğu, Uzakdoğu ve Dünyanın her neresinde olursa olsun, olayları doğru okuyup kamuoyunu bilgi sahibi yapabilen kitleler var artık. Son zamanlarda Türkiye başta olmak üzere, Filipinler, Katar ve birçok ülkede ABD'nin kumpası elinde patladı ve rezil oldu.

Tüm bunlara rağmen yeni kumpaslar deneyecekler, tutmazsa bir daha, bir daha deneyecekler.

Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde henüz İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı başlamamıştı. Doğrusu oradan ne tür bir sonuç çıkar bilemiyorum. Ne ki, umudum ve umuntum o ki, ABD ve İsrail terör Devletlerinin attığı bu hayasız adım rutin bir kınama ile geçiştirilmeyecektir. Özellikle Türkiye Başkanı Sayın Erdoğan'ın, aynı zamanda bu teşkilatın dönem Başkanı sıfatına haiz olması çok önemlidir.

Bu bölgede ABD, AB ve İsrail'in oyunlarını çok net gören ve duruma ayn el yakiyn vakıf olan Başkan Erdoğan'ın, toplantı öncesi yaptığı açıklamalar, bu toplantıdan çıkacak kararlar konusunda ipuçları vermektedir.

İslam Dünyası ve Türkiye kamuoyunun İİT toplantısından çıkacak kararlar içerisinde özellikle "Kudüs'ün, Filistin'in Başkenti olarak ilan edilmesi" beklentisi yüksek. Bunun yanı sıra, yine bu toplantıdan, tüm İslam ülkeleri liderlerinden ABD ve İsrail'e karşı yüksek tonda "İntifada" çağrısı beklemektedirler.

Aslında Başkan Erdoğan Kudüs konusunda beklenenin üzerinde bir performans sergilemektedir. Yaptığı tüm açıklamalarda, İsrail'in işgalci ve terör Devleti olduğunu yüksek tonda haykırması, sesi kısılmış Arap müsliman kamuoyu tarafından da pür dikkat izlenmektedir.

Suud, Mısır ve diğer Körfez ülkelerinde, krallar ve diktatörlerin baskısı altında pıstırılan Arap Kamuoyu, Kudüs konusunda tüm umutlarını Türkiye lideri, Başkan Erdoğan'ın dudaklarından çıkacak olan açıklamalara bağlamış vaziyettedir.

ABD Dışişleri Bakanlığının "Kudüs kararını Suud, BAE ve Mısır'lılarla birlikte aldık" açıklaması adeta bu kukla liderleri deşifre etmiş ve kendi kamuoylarında itibarlarını iki paralık etmiştir. Tüm sefahatlarını ve sefih hayatlarını "ABD yalakalığına" bağlamış olan "Körfezin üç maymunu" ve Mısır'ın katil diktatörü Sisi, ruhlarını ve şahsi ikballerini ABD ve İsrail'e aşikare satmışlardır.

Çarşamba günü yapılacak olan İİT toplantısı, İslam ülkeleri kamuoyu için çok önem taşıyor. Burada yakılacak bir özgürlük ateşi, ABD ve İsrail'i yakıp kavuracak kadar büyük olabilir! İntifada hareketi bu sefer sadece Filistin ve Gazze ile sınırlı kalmayacaktır. Tüm Dünya "İntifada" alanı olacaktır.

Aslında Trump'ın Kudüs2ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, diğer tarafından okunduğunda, bir asırdan bu yana uyutulan, narkozlanan ve türlü kumpaslarla zayıflatılarak sömürülen İslam Dünyası için büyük bir fırsat ortaya çıkartmıştır. Kudüs'ün ruhu, 1.5 Milyarlık İslam alemini uykudan uyandırmaya vesile olacaktır. Mezhep, meşrep ve nesep ayrılıklarıyla ihtilafa düşmüş, bölük pörçük olmuş Müslümanları "Ümmet" çatısı altında toplayacaktır.

ABD ve İsrail topyekun savaş ilan etti! Müslümanlar bu mesajı aldılar ve gereğini yapmaktan asla kaçmayacaklardır. İlan edilen "Dinler savaşı" çok çetin geçecektir. Bu savaş kısa vadede yankı bulacak ve başta İsrail'in mahvına vesile olacaktır. Bugüne kadar yaptığı tüm katliamlar ve cinayetlerin hesabı sorulacaktır! İşkence ederek Şehit ettiği çocukların intkamının alınacağı zaman gelmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımız ve liderimiz Erdoğan'ın deyimiyle,

"Arkasına sığınacak ağaç dahi bulamayacaklar"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.