1960'lı yıllarda Türkiye'den pek çok genç insan, elinde tahta valizle Sirkeci garından ekmek parası için, başta Almanya, Batı ülkelerine çalışmaya gitti.

Günter Wallraff, Almanya'da, Anadolu çocuklarının ne kadar aşağılanıp, horlandığını, en acımasız işlerde çalıştırılıp emeklerinin sömürüldüğünü "En Alttakiler" ismiyle kitaplaştırmıştı.

50 yıl sonra bugün; Özbekistan, Türkmenistan, Afganistan, Irak, Gürcistan, Ermenistan, Romanya, Yunanistan'dan insanlar Türkiye'ye ekmek parası kazanmaya geliyorlar.

1960’larda Avrupa'ya giden çocuklarımızdan da her yıl 100 bini kesin dönüş yapıyor.

Bugün Anadolu'da çobanlar, ya Afgan, ya da Türkmenistanlı,
İstanbul'da inşaat işçileri sıklıkla ya Ermenistan’dan ya Balkanlardan...

Bu bir rüya değil…

Allah nelere kadir…

Dün işçi gönderirken, bugün işçi alıyoruz!

***

Atina Yasası

Yakın zamana kadar "Batı"dan "Medeni Dünya" diye bahsederdik.

Bir zamanlar, ülkemizde her başı sıkışan bir batı ülkesine kapağı atabilse başının göğe ereceğini zannederdi.

"Milli Eğitim"imiz böyle kurgulanmıştı.

Hürriyet, adalet, eşitlik onlardaydı, oralardaydı. Öyle öğrenir, öğretilirdik.

Bizim her şeyimiz berbattı! “Medeni Dünya”nın her şeyi harikaydı!

İçimizden bazıları hala bu teraneyi sürdürüyorlar.

"Medeni Dünya" Irak ve Suriye ile burnumuzun dibine sokularak torbadaki yüzünü gösterdi. Bu iki küçük ve zayıf ülkede 2 milyon masumu katlettiler. Suriye'yi cinayet laboratuvarına çevirdiler. Parmaklarını oynatsalar on binlerce çocuk, kadın kurtulacakken kıllarını kıpırdatmadılar.

Neden?

Batı Medeniyetinin sacayağı üç bacaktan oluşur.

Yunan Medeniyeti, Roma Medeniyeti, Hıristiyanlık.

Yunan Medeniyeti' nin “Atina Yasası” şöyle der:

"Güçlüler, yapacaklarını yaparlar, zayıflar katlanmaları gerekene katlanırlar!"

"Kanıta gerek yoktur, kanı yeter!"

Suriye'de ölümlere Medeni Dünya(!)nın neden seyirci kaldığını, şimdi anlıyor muyuz?

Güçlüler yapacağını yapıyor, zayıflar da ölümlere katlanıyor!

“Batı”nın, Atina formülü tıkır tıkır işliyor.

Irak'ı işgal etmeleri için kimyasal bomba var kanısı yeterli olmuştu, şimdi hatırlıyoruz.

Halbuki İslam Medeniyeti, güçlüyle değil, haklıyladır.

***

28 Şubat' ın gerekçesi

28 Şubat' ın gerekçesi “İsrail’in taşlanması”ydı.

"28 Şubat”ın startını, Sincan'da oynanan bir tiyatroda, Türk çocuklarının İsrail’i taşlaması vermişti.

“28 Şubat”çılar İsraillerinin taşlanmasına çıldırmışlardı.

Acaba, İsrail’de Türkiye taşlansa, İsrail Ordusu, Türkiye için darbe yapar mıydı?

28 Şubat’ı takip eden günlerde solcu Yalçın Küçük, "Türkiye’deki İsrail, İsrail’ deki İsrail’den büyüktür” demişti.

Peki...

“Türkiye'deki İsrail” şimdi ne oldu?

Hastanede yatıyor...

İyileşeceği günleri bekliyor...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.