Hep birlikte tanıklık ediyoruz. Dünya bir kriz yaşıyor. Krizin adı kardeşlik krizi.. Krizin arka planında her ne kadar bencillik ve çıkar savaşları olsa da biz bunu değiştirmek için ne yapıyoruz? Herkes kendisine bu soruyu soracak kadar cesur mu?

Batı “tamam” anlamıyor! Bu yeni de değil. Peki biz yeterince anlatıyoruz mu?

Anlatarak başlamalıyız. Ancak önce kendimiz anlamalıyız. Dünya’da ki krizi derinleştiren nedenlerle mücadele etmek için, ezberlerden kurtulmalıyız. Eleştirmekle zaman kaybetmek yerine bu çağı yeni bir çağrı ile kuşatmalıyız.

Kimse kimseden haz etmemekte, yüküne el atmamakta, yolundaki taşı kaldırmayı bırakın yeni engeller çıkartmakta. Vicdan sahipleri bu durumdan hoşnut olmasa da, bedel ödemek için taşın altına elini koymaya çekinmekte.

Neden bu sessizlik?

Neden sorumluluk almıyor vicdan sahipleri?

Bedel ödemesi gerekenler bedelden korkarken; en ağır bedeli, Suriye, Filistin, Afganistan, Irak, Arakan ve Somali de ki kardeşlerimiz ödemekte. Büyük bir sessizlik yüzünden; kardeşlerimiz emperyalizmin altında ezilmekte, çocuklarımız şehit edilmekte..

İhanetler, soykırımlar, tecavüzler, ölümler, bulunamayan cesetler, kimliksiz insanlar, vatansızlaştırılmaya çalışılan toplumlar, yakılıp yıkılan şehirler, köyler.

Katliam, vahşet, soykırım kültürü dünyayı sarıyor, şiddet sarmalı altında insanlık inliyor.

Neler oluyor dünyaya?

Ne zaman bu kadar vahşileşti bu dünya?

Oysa biz küresel vicdanı kuşansaydık, kardeş olmayı başarsaydık; kardeşliğimizi hedef alanların kirli planları boşa çıkar, kardeşlerimiz zulme uğramazdı.

Kan kaybediyoruz.

Bugün İslam kardeşliği kan kaybediyorsa bu hepimizin kendi kusuru ve vebalidir.

Artık ara verelim.

Hz. Ömer'in de dediği gibi 'içimizi ıslah etmemiz' lazım.

Hadis açık:

Resulullah (sav) şöyle buyuruyor; "Bizden başkasına benzeyen, bizden değildir. Yahudiler'e ve Hristiyanlar'a benzemeyin!" (Albani Sahihu'l-Cami 5434)

Geç kalıyoruz. Kendimize dönelim.

Âşık Veysel diyor ki:

"Allah birdir Peygamber Hak,

Rabbül âlemindir mutlak,

Senlik benlik nedir bırak.”

**

Bizim yeniden oturup ortak paydalarımızı gözden geçirmemiz gerekmiyor mu?

Ara verelim suçlamalara.

Ara verelim sorgulamalara.

Şimdi sızlanma durumu değil.

Bizler öncüyüz.

Bizler özne aktörleriz.

Medeniyetimizin omuzumuza yüklediği sorumlulukla hareket edelim. İnsanlık krizini çözmek için ortak bir akıl çevresinde buluşalım, ortak bir inisiyatif alarak sorunlarımızın üzerine gidelim.

Önce, sorunlara lokal bir zihinle yaklaşmaktan vazgeçelim.

Kendimizi sınırlamayalım, ağıt yakmak yerine; kaderimiz olan kardeşliğimizle ideolojiler üstü bir mücadele başlatalım. İdeolojiler üstüdür bizim kardeşliğimiz. Hak’tır, adalettir, sevgi ve merhamettir. Hak, adalet, sevgi ve merhametin olduğu yerde diriliş vardır. Dirilişin olduğu yerde yükseliş vardır. Diriliş ve yükselişin sırrı kardeşliğimizde gizlidir. Yüreklidir bu kardeşlik. İçlidir, ciğerlidir. Ve izzetlidir.

Kardeşlik zulmü yıkar, darlığı giderir, umutsuzluğu bitirir, sömürgeyi engeller.

Bizi kurtaracak olan kardeşliktir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Okuyucu 2018-04-17 08:53:55

Başkanım gönlünüze aklınıza sağlık. Güzel bir yazı

Avatar
Şeref 2018-04-18 11:06:31

Güzel bir yazı.