Coğrafyamızda yaşanan savaş, NEDENLERİ bakımından artık herkesin malumu. Öyle ki tüm hengâmenin odağında İPEK YOLU, AKDENİZ, ENERJİ ve AFRİKA’nın bulunduğuna kulaklarımız aşina. Bu minvalde terazinin bir tarafında; kısmen anlaşan Pentagon ve Buckingham, diğer tarafında da belli lobi ve ailelerin yer aldığını görüyoruz. Zehirlerini, çıkar mücadelesi şeklinde akıttıkları bu kadim topraklarda, ileriki asrın sömürge imparatorluğunu kurmak istedikleri net. Asıl konu ise; “kim daha fazla pay alacak” noktasında düğümlenmekte.

Mesela belli lobi ve ailelerin, Fransa ile yürüttüğü FLÖRTE bu çerçevede bakabiliriz. Zira Ortadoğu ve Afrika petrollerini Fransa, Almanya, İtalya… gibi ülkelerle kontrol etmeyi planladıkları sır değil. Fransa’nın Suriye’ye asker göndermesinden ziyade, petrol alanlarına yoğunlaşması zaten bu manaya geliyor. Keza İpek Yolunun önemli duraklarından olan Ermenistan’da, muhalif Paşinyan’ı sahaya sürmeleri de başka bir şeyi ifade etmiyor. Neticede Avrupa ekonomisinin tehlike sinyalleri vermesi ve bir enerji açığı içerisinde oldukları düşülürse, vaz geçme şansları neredeyse yok gibi.

 O nedenle benzer bir DÜELLO K.Suriye’de cereyan ediyor. Fakat "Suriye'den çekileceğiz" diyenlerin, "DEAŞ bölgede çok güçlendi, operasyona başlıyoruz" şeklindeki yaklaşımı oldukça manidar. Anlayacağınız DEAŞ kartının bir kes daha masaya sürüleceği ortada. Bakalım bu bahaneyle kimler bölgeye inecek ya da kimler hedef alınacak, göreceğiz. Sonuçta işin ucunda trilyonlarca dolar varken, TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVARLARI temsil edenlerden başka bir şey beklemek de saf dillilik olacaktır.  

Hal böyle olunca, mevcut durumun ülkemize muhtemel yansımaları kesinlikle göz ardı edilememelidir.  Geçtiğimiz hafta bazı takipçilerimden aldığım maillerin aynı düzlemde seyretmesi, zaten göz ardı edilmediğini de ispatlıyor. Yani gelen mesajların tamamı; dış dünya da yaşanan gelişmelerin bize, daha doğrusu seçim sürecine etkileriyle alakalıydı. Bu farkındalığın şahsımı fazlasıyla SEVİNDİRDİĞİNİ öncelikle söylemeliyim. Çünkü oyunu ancak; olup biteni hakkıyla kavrayan, “Mevzu vatansa gerisi teferruattır” düsturunu özümsemiş ve hiçbir kurgunun Büyük Türkiye idealinden döndüremeyeceği SERDENGEÇTİLER bozabilirdi.  

Evet, tıpkı sizlerin de takdir ettiği gibi sadece kendi KABUĞUMUZA ÇEKİLMEMİZİ istemiyorlar, üstüne üstlük her enstrümanı SÖZ DİNLEMEMİZ için kullandıkları yadsınamaz. Kısacası söz konusu dayatmalar, bugüne dek Türkiye'de kaos stratejisi izlemelerinin asıl sebebini teşkil ediyor. En son Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin, Ağustos’ta açıklayacağı kredi notunu alelacele düşürerek ilan etmesi tam da bu demek. Tabi döviz kuruyla oynamaları, Yunanistan’ın Ege’de zincirini gevşetmeleri ve belli başlı Körfez Ülkesinin K. Suriye’ye asker gönderme fikri de, aynı MANTALİTENİN bir ürünü olarak dikkat çekiyor.

Ama gelin görün ki Türkiye, öyle ucuz tehditlere kulak asacak bir Devlet kesinlikle değildir. Nitekim en sıkıntılı zamanlarda sergilediğimiz MİLLİ REFLEKSLER (15 Temmuz, El Bab, Afrin… vb.) fazla söze hacet bırakmamaktadır. Bu anlamda Sn. Cumhurbaşkanımızın Ak Parti İstanbul Kongresinde; “Güney sınırlarımızda oluşturulmak istenen terör koridorunu paramparça ettik. Aynelarab’tan Heseke’ye, oradan Sincar ve Kandil’e tek bir terörist kalmayıncaya kadar durmayacağız” sözleri, Devletimizi SINIRLAMAK için çalışanlara verilecek en güzel MESAJDIR.  

O Cihetle 24 Haziran’ı aynı çerçevede değerlendirmek herkes için bir sorumluluktur. Zira 24 Haziran’ın, Türkiye’nin GELECEĞİNİ tayin etmekle matuf bir seçim olduğu kati surette inkâr edilemez. Kaldı ki öz talim ve terbiyesine bağlı, yenilikçi, geleceğe yatırım yapan ve küresel bir güç olmaya namzet bir anlayış karşısında, Sn. Erdoğan düşmanlığında birleşen ve eski Türkiye algısına dayalı bir siyaset tarzının hangi gelecek tasavvurundan bahsedilebilir ki? Ya da şöyle soralım; BÜYÜK İDEALLERİN ve MÜCADELELERİN, küçük kişisel hırslara kurban edilmesine bu Aziz Millet SANDIKTA hiç razı olur mu? ELBETTE RAZI OLMAZ. OLMAYACAK TA…

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.