CHP hiç bu kadar hazırlıksız yakalanmamıştı. Gerçi hazırlıklı olsa bile yapacak bir şeyleri yoktu. Türkiye için siyaset ve çözüm önerileri üretemeyen bir siyasi teşkilat olarak misyonunu tamamlamıştı. Kaç zamandır, MHP ana muhalefet partisi gibi siyasi fikirler ve çözüm önerileri üretiyor ve iktidarın desteği ile bunlar hayata geçiriliyor. CHP’den ise elle tutulur bir öneri değil ancak karalama ve çamur atma lafları duyuluyor. CHP, siyasette çömez bile olamayanların siyasi demeçler verdiği ve cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladığı bir siyasi mezbeleliğe dönüştü. DEAŞ baskınında Musul’da kendisini “Muhasebeci Kenan” olarak tanıtan konsolos, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklıyorsa vay o partinin haline… İstanbul teşkilatını, yediği domuz pirzolası ile övünen bir aileye teslim eden bir partiden de daha fazlası beklenemezdi zaten…

Türkiye’de zihinlerde yer etmiş tabular birer ikişer yıkılırken CHP, buna kendini alıştıramadı. Türk siyasi sistemini kökten değiştiren referandum öncesinde bile ‘Başbakanlık’tan söz ediyorlardı. Bırakın siyasi ittifak yapmayı, siyasi partilerin ittifakı düşüncesine bile kendilerini alıştıramadan seçim kapıya dayandı. İyi Parti’nin kendi başkanı ile seçime katılacağını deklere etmesinden sonra CHP’nin ittifak yapabileceği tek parti, son seçimde sıfırın altında oy almış Saadet Partisi kaldı.

***

24 Haziran seçimleri için muğlaklığı ortadan kaldırmak, istikrarı sağlamak veya ülkeyi sürekli seçim gündemi ile meşgul etmemek gibi gerekçeler gösterilebilir. Ancak en önemli sebep, bir yıl önce yapılan anayasa değişikliğinin bir an önce hayata geçirilmesidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, referandum ile kabul edilmiş, Türkiye’nin yönetim sistemini A’dan Z’ye değiştiren bir reformdur. Bunu hayata geçirmek için 2019’un son baharındaki seçimi beklemek akıllıca değildi. CHP, atıp tutuyor, oturup kalkıp ‘erken seçim’ diye iktidara meydan okuyordu. İşte kispet, işte meydan, boyunu gösterme zamanı geldi.

Bu seçimin en önemli özelliği ise geçmişte Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da silah zoruyla oy verme garabetini ortadan kaldıracak olmasıdır. Önce Afrin’de başı ezilen, ardından Hakkuk’ta darbeyi yiyen PKK, Türkiye’nin siyasetine nüfuz etme özelliğini kaybedecektir. 24 Haziran, terörist silahlarının gölgesinde değil, devletin güvencesinde oy kullanılacak bir ortam sağlayacaktır. Bu da özellikle Doğu ve Güneydoğu’da insanımıza kendi özgür iradesi ile seçim yapma şansı verecektir. Yüzünde cibilliyet olmayan terörist artıklarının terör örgütü adına belediye ve Meclis’e sokulduğu bir dönemi sona erdirecektir.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişareye önem veren biridir. Son kararı kendisi verse de mutlaka çevresindekilerin fikirlerini alır. Devlet Bahçeli’nin enken seçim teklifine, kendisi şahsen erken seçim istemediği halde Partisi’nin taraftar olduğunu görünce kararını değiştirmiştir. Sürüncemede bırakılmak yerine, seçimin bir an önce yapılması, insanların işine, gücünü, tatiline, memleketine gitmesinin önünün açılması isabetli olmuştur. Seçimle oturup, seçimle kalkmak yerine 1,5 yıllık seçim süreci bir yıla indirilmiştir. 2019 başında yapılacak mahalli seçimlerle birlikte Türkiye ciddi bir değişimi yaşayacaktır.

AK Parti, 24 Haziran seçimlerine hazırdı. İl ve ilçe kongrelerini coşkuyla ve miting havasında yaptı. Güçlü olmasına ve girdiği her seçimde ülke seçmeninin yarısının oyunu almasına karşı MHP ile ittifak yaparak kafalarda yer etmiş eski döneme dair tabuları da değiştirdi. Çeyrek asrı politikanın içinde geçmiş bir gazeteci olarak ben şunu görüyorum: Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda biter. Gerçi bunu sadece ben değil, yabancı siyasi gözlemciler de görüyor ve yazıyorlar. Sadece onların Türkiye düşmanı olanları bunu demokratik şartlarda yapılacak bir yarışma olarak kabullenmek istemiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.