Bilim insanı, sadece yaşadığı coğrafyayı ve devri değil, tüm coğrafyaları ve devirleri kültür, tarih, inanç, doğa ve bilimsel çalışmaları, alanları bilmek, araştırmak ve takip etmek mecburiyetindedir. Binlerce yıllık Türk tarihinden ve kültüründen habersiz yetişen gençlerimiz, sömürücü Batı ve emperyal kültürün etkisinden kendini kurtaramadı. Savrulan, arayış içinde ve eşikte bekleyen bir Türkiye’de, ne yazık ki moralsiz, özgüveni düşük ve taklitçi bir toplum çoğaldı.

Bu eksen kaymasını düzeltmek, yeni ve diri bir şuur kazandırmak, çınarın köküne varmak, özgüveni sağlamak ve kaynaktan beslenerek ilhamımızı güçlendirmek için bilhassa ve öncelikle milletimizin özüne dönmemiz gerekiyor.

Bize ufuk açacak çalışmaları şüphesiz aydınlar, bilim insanları, akademisyenler yapacaktır. İfade ettiğimiz üzere ata yurdumuz bize ilham için yeterlidir. Bu gayeyle yola çıkan değerli bilim insanlarının varlığını, üstün gayret ve fedakârlıkla yaptıkları çalışmaları görünce umudum artıkça artı, güvenim sağlamlaştı. Özellikle rayından çıkan, boş politik serüvenlerin kimliksiz ve kişiliksiz rollerini kapmaya çalışan, bilimi değil de iftirayı, yalanı, ihaneti, karanlığı, zulmü, kirli ittifakları tercih eden üniversite camiasını eski Türkiye’de bıraktık. Şimdi ise ülkesi ve insanlık için bilim, teknoloji, araştırma, üretim ve gelişim için gecesini gündüze katan araştırmacılarımız var. İşte bu vatansever bilim insanları hem ulusal hem de uluslararası çalışmalar yapıyor.

Bu kapsamda Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi III (INCSOS 2018-www.incsos.org), Turkish Studies Dergisi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi ve Buhara Üniversite işbirliğiyle Buhara’da Buhara Üniversitesi kampus alanında 17-21 Ekim’de gerçekleştirilecektir. Kongre sunum dilleri Türkçe, İngilizce ve Özbekçedir. Bu Kongre, Buhara ve Semerkand gibi kültürümüzün ve inanç değerlerimizin merkezi olan iki kadim coğrafyayı bize öğretecek.

Şu gerçeği görmek gerekir: Akademi dünyası ne yazık ki bugüne kadarki uluslararası bilimsel kongreleri genellikle Avrupa şehirlerinde yapagelmişti. Bu eziklik psikolojisini ve kompleksli durumu lehimize çeviren bilim insanlarının varlığı ile artık İslam medeniyetinin kadim şehirlerinde de uluslararası kongreler yapılır oldu. Bu çıkışı sağlayan kişileri de burada anmak, kutlamak, şevklendirmek bize borçtur. Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan, Turkish Studies Dergisi Sahibi ve Editörü Prof. Dr. Mehmet Dursun Erdem, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özcan Yıldırım gibi isimlerin gayretiyle ilki İspanya Endülüs’te 18-24 Eylül 2017 tarihlerinde gerçekleşmişti. İkinci ise aynı bilim insanlarının gayretiyle 22-25 Mart 2018 tarihlerinde Kudüs’te yapılmıştı. III.Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi ise Buhara’da 17-21 Ekim 2018 tarihlerinde yapılacak. Çağrı metninden öne çıkanlar:

Buhara ve Semerkant havzasının kültürümüzde ve bilimsel çalışmalarımız üzerindeki etkisini ortaya çıkarmak;

Kongreye katılacak olan bilim adamlarının Buhara-Semerkant’ın tarihi, kültürel ve dinî mekânlarını görmek suretiyle kendi alanlarına ilişkin yeni bakış açıları oluşturabilmeleri sağlamak;

Din, Toplum, Tarih, Sanat, Felsefe, Davranış, Sağlık, Bilişim, Ekonomi, Hukuk, Siyaset, Eğitim, Dil ve Edebiyat alanlarını, bu alanlarda yetişmiş Özbekistan coğrafyası kökenli bilim insanlarını ve yedi büyük Buharalı Mürşidi kapsayan geniş bir çerçevede eşzamanlı yürütülecek sempozyumlar gerçekleştirmek;

Türkiye ve Özbekistan’da görev yapan araştırmacıları bir araya getirmek ve bu vesileyle her iki grubu kaynaştırmak ve bu yolla Özbekistanlı akademisyenlere dünyaya açılmada köprü vazifesi görmek bunun yanında tecrübelerinden istifade etmek;

Bilimsel anlamda Türkiye ile Özbekistan arasında köprü oluşturarak ülkeler arası ilişkilerin akademik ortam ve bilimsel üretimle sağlam ve sürdürülebilir bir zemine oturtmak;

Türk bilimine hizmet eden araştırmacıları tek başına gidilmesi zor olan ve bizim kültürümüz, geleneğimiz ve sanatımız üzerinde derin izleri bulunan bu mekânlara götürebilmek.

Medeniyetimizin kadim şehirlerini öne çıkararak kaybettiğimiz özgüveni kazanmamızı sağlayan, bilimin de merkezinin aslında bizim öz yurtlarımız olduğu gerçeğini hatırlatan değerli araştırmacı Turkish Studies Dergisi Sahibi ve Editörü Prof. Dr. Mehmet Dursun Erdem, Prof. Dr. Süleyman ÖZDEMİR(Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü), Necip Fazıl KURT(MEB Müşaviri) Kongre Başkanlıklarını üstlenmiş durumdalar. Prof. Dr. Mustafa Şentop ise Kongre Onursal Başkanı olarak üstün gayret ve çalışmalar sergiliyor. Bu değerli bilim insanlarını kutluyorum. Bu asır, Türk asrı olacak!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dr Abdulhalim İNAM 2018-07-19 06:01:10

Bu çalışma kadim medeniyetimizin köklerine ulaşmaya ve bir çok filizlerin yeniden canlanmasına vesile olacaktır. Hocalarıma çok teşekkür ediyorum.

Avatar
Şaban ERDEM 2018-08-10 01:00:49

ENPEYALİST ÜLKELER VE suudi VELİAHTI BİZİ BİZDEN ALIP BİZİ BAŞKALAŞTIRMAKTIR YOKSA NASIL SÖMÜRECEK 44 SENE KÖLE GİBI AVRUPAYA SATTILAR O İNSAN OLMAYAN İNSANLARIN ARASINDA ÇALIŞMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ELİNDEN ALIP SENİ KENDİLERİ GİBİ DUYARSIZ KONUŞMAYAN HAYIR DİYEMİYEN BİR MANGUT YAPTILAR BİZİ DİRENEN DİRENDİ KARŞI GELDİ ONLARA TESLİM ETMEDİ KENDİNİ ŞUNU DEMEK İSTERİM AVRUPALILAR BİZDEN 12 BİN YIL GERİDEDİ MESELE DEMİRİ İŞLEMEK DĞİLDİR MEDENİYET ÖNCE O KİŞİNİN KENDİSİNİ İNSAN OLDUGUNUN FARKINDA OLMASIDIR HER ŞEY MADDE DEĞİLDİR YÜCE İNSANDIR MEDENİYET SAYGILARIMLA

banner623

banner624