Muhalif medya, hükümete yakın kesime saldırmak itibarsızlaştırmak için sinekten yağ çıkarmayı bile başarıyor!

Haklarını teslim edelim; her bir etkinlikten her bir sözden dindar/muhafazakâr kesime saldıracak malzeme çıkarmayı başarıyor!

Sanırım bunlar her Allah’ın günü gözlerini “bu gün karşı mahalleye taarruz edebilecek ne bulurum” diye açıyor!

Sanmak hafif mi kaldı ne?

Yüksek ihtimalle böyle!

Nihai hedefte iktidarı yıpratmak, zayıflatmak olduğu aşikâr çalışma metotları doğrultusunda din/inanç/muhafazakarlık bağlamındaki her bir unsuru titizlikle inceliyor olmalılar.

“Bu olaydan-haberden nasıl bir materyal devşiririm” radarıyla işe koyulup günlük hadiseleri, gündelik olayları teker teker gözden mi geçiriyorlar?

Çapraz okumalar, beyin fırtınaları ile mi ortaya argüman koyarlar yoksa her biri camiada paye edinmek için gizli kapaklı çalışır, parlak fikirlerle mi ortaya çıkar bilemem!

Eski basının “hoca, köpeği ısırdı” minvalindeki uygulama dönüşerek günümüzdeki postmodern şeklini almıştır.

Başörtülü kadın kabahati üzerine çalışma, bunların en sevdikleri yol olmalı!

Kapalı kadın tipinin yerleşik algısına paralel delil üretmek, hedefe ulaşma açısından da kolaylık sağlayacaktır.

Üstelik başörtülü kadın imgesi üzerinden sürdürülen operasyonla sadece hükümet kanadının değil din/muhafazakâr eksenindeki herkesin değersizleştirilmesi de mümkündür.

Hasılı kelam; muhafazakar medyanın yandan yandan vurduğu, mahallenin görünen yüzü olduğundan eleştirilerin odağındaki kadın, öteki mahalle için de odak noktasıdır.

Başörtülü ne kadar yüksek tahsil ederse etsin hangi makam ve mevkiye gelirse gelsin her iki kesimin tenkitlerinden de kurtulamaz!

Muhafazakâr kesimin okları daha ziyade dini/geleneksel zeminden dayanak alır.

Öteki mahalle için ise başörtülünün fiziksel yapısı, kilosu, beslenmesi, estetik ve kültürel tercihleri dahi potansiyel malzeme ihtimalindedir.

Modern dünyanın kadını daha doğrusu insanı cinsiyetsizleştirdiği bir düzenekte kadına dair her unsurun kabahat kategorisine aldığını düşünürsek ne kadar çok materyal çıkacağını anlarız.

Kadına itibarın kazandığı parayla ölçülmeye başlandığı bir âlemde ev kadınlığına dair olanın değersizleşmesi olağan sonuç!

Her ne kadar “kariyer de yaparım çocuk da” mottosu kullanılsa bile hakikatte sadece kariyer ve kapital odaklı bir başarı onayı sergileniyor.

Hâl böyle olunca da başörtülü kadın hem giyimi, estetik algısı, yaşam biçimi hem de ev kadınlığı, anneliğine ilişkin bir yığın hadsiz sorgulama ve yargılamaya maruz kalıyor!

Twitter.com/sabihadogann


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.