Ülke tarihi açısından belki de en kritik seçimleri geride bıraktık. Türkiye artık yeni bir sayfa açıyor. Yürütme organı yasamadan ayrılıyor. Böylece artık daha güçlü bir yürütme organı ile Türkiye daha hazlı yol alabilecek. Sistem değişikliğinin Türkiye ye çok büyük artıları olacak şüphesiz. Bunlardan en önemlisi ise Milletvekillerinden artık bakan olmayacak. Yani bakanlar atanarak geldikleri için seçim kaygısı yaşamadan hareket edebilecekler. Buda bakanlıkların daha etkin çalışmasının önünü açacak.

Bu seçim ittifakların seçimi oldu. Ama seçimleri kazanan Cumhur ittifakını toplumun her kesiminden oy alarak millet iradesinin tam olarak tecellisi oldu. Cumhur ittifakının sadece milliyetçi, mukadesatçı tabandan oy aldığını düşünenler son derece yanılırlar. Çünkü Cumhur ittifakı bölgelerinde huzur ve barış isteyen, yatırım isteyen, kalkınma isteyen Kürtlerden de hatırı sayılır bir oy aldı. Ayrıca ekonominin düzlüğe çıkmasının siyasi istikrara bağlı olduğunu bilen bazı cumhuriyetçiler de oy tercihlerini Milletvekilliği seçimlerinde olmasa da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur ittifakına oy verdiler.

Topluma genel olarak yanlış lanse edilen bir aldı var. " Cumhur başkanına Türkiye'nin yarısı oy verdi ama yarısı da oy vermedi dolayısıyla bu ülkenin yarısı Cumhurbaşkanını istemiyor " şeklinde yapılan propaganda tamamen şizofrenik bir aklın ürünüdür. Çünkü bir kere Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, oy kullanan seçmenlerin yarısından yüzde 2,5 daha fazla oy aldı. Ayrıca Cumhurbaşkanına verilen oyların dışında ki oylar tek bir adaya gitmedi. Yani Cumhurbaşkanına oy vermeyen her kesim aynı zamanda kendi adayı dışındaki diğer adaylara da oy vermedi. Bu noktada tam bir toplumsal mutabakattan bahsedebiliriz. Onun dışında yapılan her şey seçim kaybetmenin vermiş olduğu otomatik mazeret üretme refleksidir.

27. Dönem Milletvekilleri seçimleri parlamento seçimleri açısından da bir milat oldu. Artık parti listelerinin kemik oylar dışında kalan kısımları için bir tahmin yürütmek son derece zor. Çünkü Milletvekili seçimlerinde artık tıpkı Belediye seçimlerinde olduğu için aday isimleri belirleyici oluyor. Toplumda karşılığı olmayan, sevilmeyen adayların eğer ilk sıralara yazılmazlarsa seçilmeleri mümkün değil. Bunun için bundan sonraki parlamento seçimlerinde seçmenlerin daha da bilinçli hale gelmeleri ile toplumda karşılığı olmayan isimlerin Milletvekilleri seçilmeleri bir kenara, listelere bile girmeleri büyük ölçüde söz konusu olmayacak. Dolayısı ile parlamentoda milletin hür iradesinin daha güçlü bir şekilde temsil dileceği dönemlere bu seçimle birlikte hızlı bir giriş yaptık.

Seçimleri kazanan Cumhur ittifakını ve Sayın Cumhurbaşkanımızı tebrik ediyorum. Dünya üzerinde ne kadar mazlum ve mağdur varsa bu seçimlerde kendisine dua etti. Onların dualarının bereketi ile Türkiye de istikrar inşaAllah devam edecek.

Bu noktada bir parantezde Sayın Dr. Devlet Bahçeli'ye açmak gerekir. Devlet adamlığı ile siyaset adamlığı arasında ki farkın vücut bulmuş halidir kendisi. En kritik zamanlarda her seferinde siyasi kaygıları elinin tersiyle iterek devletinin Bekasından yana tavır aldı.

Seçimlerin ülkemize, milletimize ve tüm mazlumlara hayırlı olmasını dilerim. Büyük Türkiye idealine hep birlikte devam inşaAllah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.