Değerli dostlar, Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KHK açıklamasına AK Parti'den tepkiler gelmeye devam ediyor. Tepki gösteren AK Partililerin ortak noktası, açıklama yönteminden dolayı, Sayın Gül'e gücenmeleridir.

   Çünkü eleştirenlere göre, Eski Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil tüm parti yönetimine ulaşabilecek konumdadır. Gül'ü eleştirenler, kendisi bu konumunu kullanıp, yetkililere her türlü düşüncelerini aktarabilir diyorlar.

   Dolayısıyla, Gül'ün bunu tercih etmemesi insanların zihninde soru işaretleri bıraktı. Hele hele ortalıkta Abdullah Gül'ün 2019'da Erdoğan'ın karşısına aday olarak çıkacağının konuşulması işin tuzu biberi oldu.

   Ben Eski Cumhurbaşkanı, dava arkadaşlarının gösterdiği tepkileri doğru analiz edemiyorsa, buyursun aday olsun derim. Ben Sayın Gül için vefa İstanbul'daki bir semt isminden ibaretse, buyursun aday olsun derim. Eğer Gül, Erdoğan'la aralarındaki kardeşlik hukukunun ipini vicdanında çektiyse, buyursun aday olsun derim. Aday olsunda boyunun ölçüsünü alsın.

Kılıçdaroğlu diktatörlüğüne diktatörlük katacak

   Geçenlerde bir tv programında CHP'nin tüzük kurultayına gideceği söylendi. Programda verilen bilgiye göre, CHP o kurultayda bazı yerlerde ön seçim yapılıp yapılmayacağının takdirini Genel Başkan'ın insiyatifine bırakacakmış.

   Allah aşkına söyleyin, CHP'de çoğu milletvekili adayının ön seçimle belirlenmesiyle övünen bu zat değil miydi? Peki şimdi ne olduda CHP'de ön seçim işinden vaz geçilir oldu? Ne oldu biliyor musunuz? Piyasada sözde demokrasi abidesi gibi dolaşan bu Kılıçdaroğlu'nun koltuğu sallanmaya başladı. Oda "Cambaza bak cambaza" diyerek koltuğunu sağlamlamaya çalışıyor.

   Sözün daha açığı, CHP delegesiyle, parti yönetimiyle, TBMM Gurubu'yla Kemal Bey için dikensiz gül olacak. Yani ön seçim insiyatifini eline alan bu zat diktatörlüğüne diktatörlük katacak.

Mahmut Hoca da aramızdan ayrıldı

   Dostlar, sanatçılar meslek yaşamları boyunca, birçok karakteri oynarlar. Ancak, onları izleyici bir iki rolle hatırlar. Örneğin, Kemal Sunal'ın hep "Şaban" karakteriyle hatırlanması gibi...

   Evet, geçtiğimiz gün kaybettiğimiz usta oyuncu Minür özkul'da Hababam Sınıfı filminde oynadığı Mahmut Hoca karakteriyle hatırlanıyor. Büyük ihtimalle uzun yıllarda bu rolle hatırlanacak. Allah'tan Mahmut Hoca'ya rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-07 00:34:29

Yazarimiza tamamen katılıyorum. Sayın Gül konusunu bir vatandaş olarak önemsemiyorum artik. Sayın Erdoğan in yolu yolumuzdur. Değerli sanatçımız Münir Özkul u ALLAH rahmet eylesin. Yakınlarının ve sevenlerinin sabrını artirsin.

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-07 10:44:47

Yazarımız Resul Tosun'un bugünkü yazısından alıntıdır; Sizi töhmet altında bırakacak yerler(ve haller)den sakının” ikazı Efendimizin bir emridir!

***

Gül’ün, parti kurmak ya da cumhurbaşkanlığına aday olmak gibi bir yanlışın içine girerse Erdoğan karşısında kazanamayacağını/kaybolacağını ve kardeşlik hukukuna kötü örnek teşkil edeceğini düşünüyorum.

Bugün FETÖ’nün siyasi kanadı gibi politika takip eden CHP’nin desteklediği ve emperyalizmin sözcülüğünü yapan siyasilerin sıcak baktığı bir şahsiyete dönüşmesi Gül’ün siyasi intiharı olur!

Bence sorunun çözümü Gül’ün elinde...

Gül’den beklenen, tavırlarını netleştirmesi ve üzerindeki şaibeli bulutları dağıtıp, “Ben kardeşimin karşısında aday olmam” diyerek Erdoğan ile kucaklaşmasıdır.

Aksi takdirde saygın bir başbakan yardımcısı iken benzer iğvalara kapılıp ayrılan, hatta parti kuran, bu günlerde de marjinal bir kanalda Erdoğan karşıtlığı yapan ve nisyana mahkum olan o doçentten farkı kalmaz!

banner624