Son altı aydır gençlerle buluşmalar gerçekleştiriyorum. Son süreçte ise TÜGVA ve Genç Memur-Sen gençliği ile beraber bazı illerde güzel programlara imza attık.

Gençlik hareketli.

Gençlik heyecanlı.

Gençlik özverili bir şekilde çalışıyor.

Yorulmuyorlar. Davanın özünü kavramış durumdalar.

Davaları, yeni değil. İlk insandan beri süren bir davanın peşindeler. Davanın bugünden ibaret olmadığının, belki de binlerce yıl daha sürebileceğinin farkındalar.

Güneş gibiler. Herkesi aydınlatma derdindeler. Allah herkese böyle dert versin. Dertleri umutları. Umutları tüm insanlık için.

Paneller organize etmekle kalmıyor, soruyor, sorguluyor, düşünüyor, düşündürüyor ve karşılaştırıyor.

Düşünmek eylemdir. Eylem dirilmektir. Düşündürmek emektir. Emek yaşamaktır. Karşılaştırmak ön yargılardan arınmaktır. Arınmak kalbine dönmek, kirlilikten kurtulmaktır. Düşünen ve emek veren bir nesil, davasına odaklanan gençlik Türkiye’yi 2023’e taşıyor.

Basit değil işleri. Bazen düz yolda engelsiz ilerliyorlar. Bazen virajlar çıkıyor. Rampalarla karşılaşıyorlar. Ama yılmıyorlar. Volkanlaşmış yürekleriyle engelleri aşıyorlar.

Kitap meclislerine tanıklık ettim. Üstatların kitapları elden ele dolaşıyor, eserler masaya yatırılıyor, içten, samimi ve derinlikli sohbetler başlıyor. Okuduklarıyla hayatı ve insanları daha iyi anlıyorlar. Meseleleri içselleştiriyor, çözüme gönülleriyle odaklanıyorlar.

Bilmek, bilgi edinmek, doğruya odaklanmaktır. Okumak en güzel ibadetlerdendir. Öğrendikçe kötülüklerden uzaklaşır insan. Öğrendiğini yaydıkça iyiliğe hizmet eder insan. Kitap, algıları açar. Olgunlaştırır. Hayalleri okuma merkezli bir dünya… Ne güzel. Dinimiz İslam’da bunu önermektedir. Örneğin, Bedir savaşında esir alınan bazı müşrikler, Müslümanların çocuklarından 10 çocuğa okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılmışlardı. Bu durum, o tarihe kadar hiçbir savaşta görülmemiş bir kurtuluş fidyesidir.

Medeniyet değerlerimiz ışığında bir kardeşlik ve dostluk bilinci geliştirmek için mücadele ediyorlar. Bu çerçevede yarışmalar düzenliyor, kültürel etkinliklere imza atıyorlar. İnsanı bireyci davranmak zorunda bırakan tüketim odaklı kapitalist sisteme karşı bir duruş ortaya koyuyorlar. Vefayı öne çıkaran projeler ile 81 ilde dostluk ve kardeşlik buluşmaları yapıyorlar.

Deneyim paylaşımları da yapıyorlar. Ehline soruyorlar. İstişare toplantıları gerçekleştiriyorlar.

(İstişare, pişmanlığa karşı kaledir.) [İ. Maverdi]

Peygamber Efendimiz eshabı ile istişare eder, bazen bir iş için, akıl, takva, hikmet ve tecrübe sahibi on kişiye danışırdı. Gençlerimiz de danışıyor, görüş alışverişinde bulunuyor, hakkı kabul ediyor, geleceğe odaklanıyorlar.

Peki biz ne yapıyoruz?

Yeteri derece de gençliğimize destek oluyor muyuz?

Onları dinliyor, önerilerini dikkate alıyor muyuz?

Unutmayalım. Toplumsal sorunların çaresi gençlerdir. Onlar en dinamik unsurlarımız ve geleceğimizdir. Çağın sorunlarına kalıcı çözümler üretmek istiyorsak, gençliğimize bütün imkan ve fırsatları tanımalıyız. Bunu seferberlik bilinciyle yapmalı, hepimiz sorumluluk almalıyız.

Davamızın taşıyıcı gücü onlar. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek olanlar da onlar. Özetle: Üstad Sezai Karakoç’un düşlediği “o çocuk” bugün sorumluluk alıyor, bizleri diri tutuyor. Bizler de bu gençliğe değer vermeli, değer katmalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.