Bilindiği üzere bir İslami cemaatin olmasa olmaz vasıfları vardır. Bunların en önemlileri, “Rabbanilik” “Evrensellik” ve “Şümullülük”tür. Dolayısıyla bu vb. vasıflar bir cemaatin eğitim ve terbiyesine de yansır. Rabbani olmayan bir oluşumdan, rabbani bir eğitim ve terbiye sadır olamaz. Evrensel olmayan bir yapıdan da evrensel bir ufuk ve böylesi geniş ufka dayalı bir eğitim ve öğretim beklenemez.

Ama bir cemaatin eğitim ve öğretimle çok daha yakından alakalı olan vasfı “şümullü lük” vasfıdır. İslami bir cemaat ne denli şumüllü ise, onun eğitim programı da o denli şümullü olacaktır. Dolayısıyla yazımızın son kısmında bu kaldığımız yerden devam edelim…

Başka bir yapı veya yapılar, siyasete odaklanıp İslam’ın diğer yönlerini ihmal ederler. Siyasette İslami çalışmada önemlidir elbette ama sadece buna odaklanıp diğer yönlere gereği kadar önem ve ağırlık vermemek, takdir edersiniz ki açık bir eksikliktir. Özellikle siyasete odaklanan yapıların, siyasi çalışmalardan eğitime ayıracakları, zaman, emek ve masrafları oldukça kısırdır. Zira tek başına siyaset, ulu muazzam bir iştir.

Burada şöyle bir soru sorulabilir. “İslam’ı tüm yönleriyle kuşatan şümullü bir cemaat siyasetle uğraşmasın mı? Uğraştığı takdirde siyasi çalışmalar ona da engel olmayacak mı? Cevap olarak deriz ki, nebevi metotla ve şümullü lük esasına göre kurulan ve öyle devam eden İslami bir cemaatte bu risk en asgari düzeyde olur. Çünkü böyle bir yapıyı bütün bir bedene benzetirsek, siyasi çalışma, bu gövdeye bağlı birkaç parmak veya en fazla bir el hükmündedir. Dolayısıyla duyu organları, başı ve gövdesiyle bir bütün olan yapı, ele veya parmaklara hâkim olur. Ama tam aksine el veya birkaç parmağın beden hükmetmesi düşünülemez.

Hakeza başka kimi yapılar, İslam’ın öğretim yönüne odaklanırken, diğer yönlerini ihmal ederler. Böyle bir yapının programın da doğal olarak öğretimi öne çıkarırken, eğitim ve terbiye ve İslam’ın diğer yönleri ihmal edilecektir.

İslam’ı şümullü değil de bir ya da birkaç yönlü alan yapıların kendi dallarında mütehassıs olmaları doğaldır. Ancak bir ya da birkaç dalda uzmanlaşırken, diğer yönleri ihmal eden bir yapının eğitim ve öğretimi eksik kalacaktır. Böyle bir yapının ümmetin yükünü taşıma mecali olamaz. Böyle bir yapı kendi kendine dahi yetecek durumda değilken, ümmetin yüküne nasıl yetsin.

Ümmeti içinde bulunduğu bu perişan halden çekip alacak… Ümmeti yeniden özgürlüğüne, izzet ve şerefine kavuşturacak İslami bir yapı, tam teşekküllü olmak zorundadır. Bu da İslami bir cemaatte bulunması gereken tüm vasıfları, gereği gibi taşıyan bir cemaat gerektirir. Bu vasıflar içinde şümullülüğün önemini daha önce vurgulamıştık. İşte böylesi şümullü bir cemaat, bireylerini şümullü bir programla ve sağlam bir eğitim ve terbiyeyle yetiştirecektir.

Hülasa yukarıda bir kısmını saydığımız esasların her biri de ayrı ayrı önemlidir ve teşekküllü bir İslami yapıda hepsi birden ihtiyaç kadar bulunmalıdır. Ancak sorun bunların her biri veya birkaçının bir cemaatte bulunup diğerlerinin bulunmamasıdır. Yani sorun bunlardan her birinin değişik cemaatlerde bulunması değildir. Bulunması gereken diğer esasların bulunmamasıdır. Zira gerçek manada bir İslami cemaatte bu esasların tümü birden gereği kadar bulunmalıdır.

Bir araba birçok aksamın tümünden oluşur. Şasi, kaporta, motor, şanzıman, diferansiyel, tekerlek, direksiyon vs. Bunlardan biri veya birkaçına araba denilemeyeceği gibi, tek bir aksamı eksik olsa da araba işlevini göremez. Yani tüm aksamlar mevcut ve sapasağlam olduğu halde sadece lastikler, hatta bir tekerlek eksik olsa araba iş görmez.

İşte ümmetin yükünü yüklenecek İslami bir cemaatin de İslam’ın tüm esaslarını kapsaması gerekir. Aksi halde İslam esaslarının sadece biri veya bir kaçına odaklanıp diğerlerini ihmal eden bir cemaat de gereği gibi iş görmez. Elbette kısmen ümmetin öğrenim, eğitim, nefis tezkiyesi, siyaset vb. yönlerine katkısı olur. Ancak tek başına ümmetin sorumluluğuna üstlenecek, geleceği için lokomotif görevi görecek bir oluşum olamaz.

Eğitim ve terbiyede ise üç yönlü olgunluğa ihtiyaç vardır. Ruhi/manevi, Fikri/kültürel, fiziki/bedeni olgunluk… Gerçek manada bir İslami yapı, bireylerini bu üç yönüyle de gereği gibi eğitip terbiye etmelidir. Ta ki, sağlam bireylerden sağlam aileler, sağlama ailelerden de sağlam bir İslami toplum oluşsun. Sahabe toplumu misali… Selam… Dua…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.