Önceki yazılarımızda cemaatsel çalışmaya delil olarak örnek bazı ayetler paylaştık. Elbette konuyla ilgili ayetler, sadece zikrettiğimiz ayetler değildir. Kur'an'ı Kerim baştan sona; ya sarahaten, ya da işareten cemaat olmanın gereğini ifade eden ayetlerle doludur. Her bir “Ey iman edenler” ifadesinden bu işareti anlamak mümkün olduğu gibi, bazı istisnalar dışında tüm emir ve yasakların çoğul ifade edilmesinden de bunu anlarız.

Kur'an'dan sonra, İslam'ın tartışmasız ikinci esası sünneti seniyedir. Resulullah (sav) ın sünnetinde cemaat olmayı sarahaten emreden hadisi şerifler, Kur'an ayetlerinden daha da çoktur. Kaldı ki, Resulullah (sav) ın sireti ise, bunun pratik delilidir.

Cemaat, İslam devletinin nüvesidir. Gönderilen her peygamberin yaptığı ilk iş, o nüveyi oluşturmaktır. Çekirdek pişip olgunlaştıktan sonra filiz verir. Sonra büyür dal budak verir. Sonra gür bir ağaç olup meyve vermeye başlar. Peygamberliğin altın zincirinin son halkası olan Resulullah (sav) da aynen bunu yapmıştır.

Mekke döneminde bu işin çekirdeği oluşturulmuş, kıvamına gelen çekirdek, Medine'de filiz vermeye başlamış, sonra kısa zamanda ulu çınar İslam'ın dalları dünyanın dört bir yanını sarmıştır. Kıyamete kadar da bu ulu çınar, insanlığı gölgelendirmeye devam edecektir, kâfirler istemese de... “Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Saf 61/8)

Sünnetten cemaat olma hakkında bazı deliller

“Allah ümmetimi dalalette birleştirmez (dalalette birleşmelerine izin vermez). Allah'ın (yardım) eli cemaatin üzerindedir. Cemaatten ayrılan ateşe ayrılmış olur.”(Tirmizî, Fiten, 7).

Bu hadisi şerifte çok net üç ayrı başlık görüyoruz.

  1. Resulullah (sav) ın ümmeti yanlışta birleşmez. On insanın bir insana nispetle isabet etme oranı en az dokuz kat daha fazladır. Başka bir bakış açısıyla bir insanın on insana nispetle yanılma ihtimali dokuz kat daha fazladır. İşin doğası bunu gerektirir. Müslümanlar emir komuta zinciri içinde birleşip cemaat oldukları, işlerini de İslam'ın öngördüğü şekilde şura ile yürüttükleri takdirde, isabet etme oranları daha artar. Yaptıkları iş bereketlenir, çok farklı bir şekilde bir güç ve kuvvete kavuşmuş olurlar.
  2. Allah (cc) ın yardımı cemaatle beraberdir. Cemaatsel çalışmamız oranında ilahi yardıma mazhar oluruz. Bölünüp parçalandığımız zaman, ilahi yardımı kaybederiz. İlahi yardım olmadıkça nasıl başarılı olabiliriz. “Kâfir olanlar (bile) birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz onu (Allah'ın emirlerini) yerine getirmezseniz yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur” (Enfal 8/73) “Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak Allah'a güvenip dayanmalıdırlar.” (Ali İmran 3/160)
  3. Cemaatten ayrılan bir nevi kendisini ateşe atmış olur. Buradaki ateş, sadece ahirette cehennem ateşi değil, bu dünyada da ateş gibi yakıcı zillet ve sıkıntılara maruz kalmasıdır. Nitekim iki milyarlık İslam âleminin, şu an nasıl bir zillet ve parya hayatına mahkûm olduğunu net olarak görmekteyiz. Dünya enerji kaynaklarının nerdeyse % 90 ı İslam âleminde iken, bu pejmürde hayat… İşgal sömürü, katliam ve talan…

Resulullah (sav) şöyle buyurur: “Aman ha cemaate sarılın. Çünkü kurt yalnız olanı kapar.” Diğer bir hadisi şerifte, “Allah yolunda Allah rızası için cemaat olun. Yoksa şeytana yem olursunuz. İman selameti ile ölmek ve Cennete girmek isteyen kimse cemaate sarılsın.” (Tirmizi, Hâkim) buyurulur. Kısacası dünyada izzet ve selamet, Ukbada ise ebedi saadet için cemaat olmak, birlik beraberlik içinde hareket etmek şarttır. Selam… Dua…

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.