Sevindiğimiz, üzüldüğümüz, üzdüğümüz, paylaştığımız,  hasta olduğumuz, hasta ettiğimiz, özür dilediğimiz, özür dilendiğimiz zamanları geride bırakarak yolumuza devam ediyoruz.

Zaman çok hızlı. Ömür çok az. Yaşadığımız, yaşayamadığımız çok şey var. Çoğu şey de yarım kalıyor. İşler, projeler, yeni hayal ve hedefler ile yola çıkıyoruz. Bazıları gerçekleşiyor bazıları da yarıda kalıyor. Güzel işler, güzel insanlarla gerçekleşiyor.

                İyi ve güzel; kötü ve çirkin. Bu mücadele hep oldu, bundan sonra da olacak. Ne yapmalı, geleceğe neyi taşımalıyız? Geriye neyi bırakmalıyız? Diyorum ki sevmek gerek.

                Sevin yeter!  Kendinizi severek başlayın. Sonra en yakınınızdan başlayarak sevgi haleleri oluşturun. Sevginizi ulaştırabildiğiniz her kişiye, nesneye ulaştırın. Eşyayı sevin. Sizin sevgi aktardığınız her şey cansız bile olsa canlanır. Çünkü her şeyin ruhu vardır.

Arıyı ve çiçeği sevin ki bal yiyin. İnsanı sevin ki içinizdeki insan yücelsin. Kâinatı var eden enerjidir sevgi. Haliyle siz de bu enerjiyi kullanın.

Sevelim insanları. Hayatı, işi, çalışmayı, yorulmayı, dinlenmeyi, sohbeti, dertleşmeyi, konuşmayı…

Dostlarınızı zaman zaman arayın. Hal hatır sorun. İlgilenin, selam verin, alın. İçinizdeki sevgiyi akıtın. Aksi halde içinizde kötülükler birikir. Sevgiyi de hak edene daha fazla verin.  İkram edin gülümsemeyi. Her zaman başkasından selam beklemeyin, önce siz selam verin. Unutmayın ki vermek üstünlüktür.

Gözünüz görsün. Öyle bakarkör olmayın. Dostlarınızı da görün. Başarılarını, sevinçlerini, hüzünlerini, hülasa her halini bilin dostlarınızın, yaklaşın dostlarınıza. Siz gördükçe gözünüz açılacak; verdikçe çoğalacaksınız.

İhmal etmeyin kendinizi de. Hatırlayın yüzünüzü. Aynaya değil dostlarınızın yüzüne bakın. Asıl oradadır asıl kişiliğiniz ve samimiyetiniz. Aynalar yalan söyler; öyle inanmayın siz, aynalar yalan söylemez lafına. Yalan kısadır, gelir geçer. Yaralar belki de yalan. Yaralamayın kimseyi. İnsanın gönlü  camdır, kırılırsa tamir edilemez. Şeyh Galib’e kulak verelim:

Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü

Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü

Günümüz Türkçesiyle: Yine gönül kayığım kırılıp kıyıya düştü; bu gönül şişedendir, düştüğü yer ise taşlıktır, dayanması ne mümkün.

 Bizleri var eden Yüce Allah’ın “sevgi mayası” ile yoğurduğu ruhlarımıza yine sevgi iksirini vermeliyiz. Yaratılan her nesne en büyük sanatkâr olan Allah’ın eseridir. Bizler de sanatkârların gözüyle bakabilmeliyiz. İçimizde gizlenen sanatkârlığı keşfedip sanat içinde sanat aramalıyız.

Şiir, resim, müzik gibi sanatlar aracılığı ile ruhumuzda açılan boşlukları dolduralım. Dünya zaten boş. Kin tutmak yerine, güzel insanları yanımızda tutalım. Affedici olmak gerek. Şayet affetme kötü bir şey olsaydı Allah affetmezdi! Bizi kin değil, sevgi kurtarır.

Vatan, bayrak, din ve devlet gibi kutsallarımızı her şeyin üstünde tutarak sevelim.  18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi kutlamalarıyla “şehitlik” kavramının yüce anlamını tekrar idrak edelim. Dün Çanakkale, bugün Afrin’de kahramanlık destanı yazanları daima sevelim, hatırlayalım. Gençlerimizin Çanakkale, 15 Temmuz ve bugün Afrin konusunda şuurlanması gerekir.

Liseliler Destanı Yazıyor!

Bu şuurdan yola çıkarak Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinin organize ettiği ve Cumhurbaşlığının himayelerinde gerçekleşen “Liseliler Destanı Yazıyor” başlığıyla  “Türkiye’nin Darbeler Tarihi ve 15 Temmuz Millî İrade Zaferi”  konulu şiir, hikâye, deneme yazma yarışması yapılmıştı. Yarışmada dereceye girenlerin ödülleri 15 Mart 2018 Perşembe günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kongre ve Kültür Merkezinde verildi. Şühedaya vefa ve duadır bu etkinlikler. Ödül alan gençlerimizi ve onları yetiştiren öğretmenlerini kutluyorum. Vatan sevgisi olmadan böyle güzel yazılar yazılamaz!

Hz. Peygamber'in şu sözünü de unutmayalım: "İman etmediğiniz sürece cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmediğiniz sürece de iman etmiş olmazsınız."

Sevgi denizinde boğulun ki cennette uyanasınız. Ne dersiniz, cennette buluşalım mı? Peki, anlaştık o zaman. Cennet bizi bekliyor; insanlar da sevgi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.