CHP’nin kongresi sona erdi ve nihayet Kemal Kılıçdaroğlu tekrar genel başkanlığa seçildi. Medyada konuyla ilgili farklı tartışmalar yapıldı. Benim özenle ilgilendiği mesele ise CHP’nin kendisini nasıl konumlandırdığı ve değişip değişmeyeceği.

CHP, sol bir parti olarak biliniyor. Tüm dünyada sol ciddi eleştirilere uğrasa da, entelektüel olarak direnmeye çalışıyor. Ancak CHP özelinde ve genel olarak Türkiye solu, bir dönüşüm yaratmak üzere yukarıdan dikteci tarzda hareket ettiğinden, alt sosyal sınıflar ve onların talepleri ile ilgilenmek yerine daha çok statükocu kaldılar. Böylece Türkiye özelinde “halk”a değmesi gereken CHP, söyleminin dışında halka mesafesini hep korudu. CHP’nin batılılaşma konusundaki üstenciliği ve sürekli aşağıyı dönüştürme şeklinde yüklendiği görev, en başta kendisiyle olan ikilemini artırmaktadır.

CHP, aslında bu ikileminin farkındadır. Fakat temel soru, gerekli olan değişimi yapabilir mi? Burada analiz edilmesi gereken birkaç nokta var. Öncelikle CHP, kendi içerisinde çok farklı “sol” fraksiyonları barındırıyor. Aşırı sol gruplardan, ortanın soluna kadar solun farklı perspektifleri, CHP’yi kendi uhdesinde istiyor. Üstelik HDP türünden bir solculuğu da savunuyor. Daha doğrusu HDP’ye yakın duruyor. Sorun, bu fraksiyonların CHP’yi farklı mecraya doğru çekmek istemeleri ile ilintilidir birinci olarak.

İkinci nokta tam da burası ile doğrudan bağlantılıdır. Zira CHP bir değişim iradesi gösterse bile, içeriden ve CHP’nin farklı fraksiyonlarından ve hatta statükocu tabakalardan bu değişime bir direnç görünmektedir. Dolayısıyla kısa vadede CHP’nin değişmesi oldukça zordur diyebiliriz.

Belki bu noktada şu soruyu da sormalıyız; CHP’nin değişmesi gerekli mi? Cevabımız tabii ki gerekli. Çünkü CHP, sol düşüncenin gereklerini hakkıyla yerine getirme noktasında bile ciddi sıkıntı içindedir. Bunun bariz yansıması, Türkiye sosyolojisinde karşılık bulamamasıdır. Bu açıdan öncelikli yapması gereken; bu sosyolojinin taleplerini karşılayabilmesidir.

CHP, nihayetinde bir siyasal partidir. Dolayısıyla Türkiye insanından oy talep etmektedir. Peki bir kişi niçin CHP’ye oy vermesi gerekir? Bunu CHP’nin önceliklş olarak cevaplaması gerekir. Aslında birçok insanların, kendi yaşam tarzlarına CHP’nin sahip çıkacağı ile ilgili maalesef kuşkuları bulunmaktadır. Bu da, CHP’nin gelecek dönemde halka karşı sağlaması gereken bir güven noktası gibi görünmektedir.

Burada özelde solun dinle ilişkisi gündeme gelecektir kuşkusuz. Bir kere geçmişte “sol”un dine dair daha katı söylemlerinde bazı yumuşamalar görünmektedir. Özellikle entelektüel solun ve CHP ortodoksisinin bu yönde bir “din dili” arayışları olduğunu söyleyebiliriz. Fakat solun bazı fraksiyonlarının hala din karşıtı söylemleri, “sol”un tümünü temellük edecek derecede belirleyici olabilmektedir.

Doğrusu burada CHP’den özelde beklenecek olan şudur. Bir dine ya da Tanrı’ya özel hayatta inanıp inanmamak kişinin kendisine kalmış bir meseledir. Hatta entelektüel düzeyde “sol”un dinle ilgili sorgulamalar yapması da kanaatimce yadırganacak bir durum değildir. Fakat özelde CHP’nin siyaset yaptığı ülkede, insanların inançları ve yaşam tarzlarını dönüştürme gibi bir misyonu artık bırakmalıdır.

“Sol” ile ilgili kimi eleştirel yazılar kaleme aldıktan sonra, bazı zamanlar “gerici” sıfatıyla tarafıma eleştiriler yapıldı. Doğrusu “gericilik” sıfatını, bu geri-ileri antagonizmasının batıcılık jargonundan kalma bir kalıntı olarak görmekteyim. Hala bu jargonla, küresel dünyaya evrensel bir öneride bulunulmaz. Bizden söylemesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.