Cumhuriyet Halk Partisi, bu milletin değerlerine karşı oluşturulmuş bir cephe; kurumsal bir organizasyondur.

Türk, Kürt, milli ve İslamlığa ait tüm değerlere karşı inanılmaz bir alerjisi olan CHP, söz konusu batılı değerler olunca, süt dökmüş kedi olmaktan öte, tam bir fedai kesilir.

CHP, “Batılı değerleri Batı’dan daha çok savunan” bir kurumdur.

Cumhuriyet Halk Partisi, hiçbir zaman Türkiye partisi olmamış ve olamamıştır. Kurumsal olarak, Batı’nın içimizdeki işgal adası, fedaisi, mümessilidir. Eski tabirle, içimizdeki “Sarıklı Haçlıar”dandır.

Varlığını bu milletin değerlerine karşı savaşmakla sürdürmeye çalışan CHP, hiçbir zaman yerli ve milli olmadı, olamadı. Parti içinde bu yönde yapılan çalışmalar da akamete uğradı.

CHP tarihinin gelmiş geçmiş en milli, yerli ve bu ülkenin değerlerine bağlı olan Gürsel Tekin gibi bir siyaset ustası bile bu partiyi dönüştüremedi.

Gürsel Tekin, CHP’yi bu milletle, bu milletin değerleri ile barıştırmak için hiçbir babayiğidin cesaret edemeyeceği girişimlerde bulundu. İstanbul İl Başkanlığı görevine gelir gelmez, halkla iletişim kurdu.

Sayın Tekin’in bu çabaları “Boğazdaki Aşiret” olarak bilinen Beyaz Türklerin şimşeklerini üzerine çekmeye yetti. Tekin’den önce CHP, emekli Beyaz Türkler ve hanımlarının konken partilerinden vakit bulurken oyalanacakları bir lokal görünümündeydi. CHP’nin din, diyanet, millet ve milliyetle uzaktan yakından ilgisi yoktu.

Gürsel Tekin, İttihat Terakki’den; Abdullah Cevdet ve Cemal Paşa gibi tarihimizin en büyük İslam-din muarızlarının mirası olan CHP’ye, il başkanı olmuştu. Tekin, Böylesine köhne, faşist ve ülkemize yabancı olan siyasi organizasyonu dönüştürmeye çalıştı.

Örneğin, alkolün yanından geçmezdi. Oysa bir zamanlar CHP’li olmanın en büyük nişanelerinden biri alkollü mezeli sofra müdavimi olmaktı. Gürsel Tekin dini vecibelerini yerine getirirdi. En alttan gelen Anadolulu bir delikanlı idi. “Siyaseten ölüm”ü göze alarak partisini dönüştürmeyi denedi.

Beyaz Türklerin, hariciye ve askeriyenin takavvut ultra faşistlerinin saldırı oklarının tamamını üzerine çekerek CHP’de değişim ve dönüşüm yapmayı denedi. Yaptığı, kelimenin tam anlamı ile “halk devrimi” idi. Bu anlamda baktığımızda, CHP tarihinin gelmiş geçmiş en büyük devrimcilerinden biri de Gürsel Tekin’dir.

Böylesine milli ve yerli olan bir CHP’liye karşı en büyük yıpratma savaşını başlatan, bizim “muhafazakâr” (!) medya olması oldukça şaşırtıcıdır aslında.

Tekin’e yönelik yürütülen karalama kampanyasının temeli, Kadıköy’de bir sinemanın çatısı ile ilgili iddiadır. Bu iddiayı ve akabinde dosyanın yılan hikayesine dönen macerasını hiç kimse takip etmedi bizim mahalleden.

Sayın Tekin ile ilgili o iddianameyi hazırlayan, o meş’um kararı veren, dosyayı kaybettiren yargıç ve savcıların tamamı FETÖ terör örgütü mensubu olmaktan dolayı meslekten atılıp bazılarının tutuklandığını bilen kaç kişi var?

Ve can alıcı soru: Gürsel Tekin’e karşı en acımasız en amansız kampanyayı başlatan ve amacına ulaşana kadar yürüten gazete hangisiydi? Tabi ki FETÖ terör örgütü bülteni Zaman adlı paçavra idi. Ve maalesef “mahalle medyası” Zaman paçavrasının bu zokasını yuttu.

Daha sonra Kemal Kılıçdaroğul’nun dört bir tarafına Fetullahçı teröristleri yerleştirme operasyonu sırasında bütün CHP’lilere serenatlar sunan yine bu paçavra olması ne ilginç değil mi?

Sayın Tekin de itikat ve hayata bakış olarak kendisine en yakın olması gerekenlerin insafsızca ve körü körüne saldırmasından dolayı bir keresinde ökesine hâkim olmayıp amacını aşan sözler sarf etti. Bu anlamda öylesine sabırlı bir insanın bu hatayı yapması tabi ki kabul edilmezdi. Ne var ki aynı dili konuşanların “sağırlar diyalogu” oldu.

Gürsel Tekin’in CHP içinde yaptığı “Milli Devrim” maalesef bu süreç içerisinde ulusalcı faşist kanat tarafından tamamen yok edildi.

Bu yüzdendir ki artık CHP’nin vitrinini İTLER, FETULLAHÇILAR ve CIA’nın şövalyeleri süslüyor.

Gürsel Tekin’in ve tabi ki Sayın Baykal’ın CHP içinde başlattığı demokratikleşme, yerellik ve millileşme devrimini bitiren “Boğazdaki Aşiret”, Kaftancıoğlu gibi millet ve milli değerler karşıtı ama FETULLAHÇI, Küçük Enişte muhibbi insancıkları vitrine koydular.

Bununla da yetinmediler, Süha Aldan gibi “it”likte zirve yapmış rezilleri onore ettiler. CIA ile gıllı gışlı ilişkiler içerisinde olanların destekledikleri en kilit yerlere getiriyorlar.

CHP, Gürsel Tekin gibi milli ve yerli olanları tasfiye ettikçe, değil vitrini, Genel Başkanlık makamı bile direk CIA’ya kalır hafazanallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.