Dil ve düşünce dünyası arasında yakın bir ilişki olduğu konunun uzmanlarınca sıkça belirtilir. Geniş anlamda kullanılan bu tespit dar anlamda düşünüldüğünde özellikle bizim toplumumuzda çok net bir ayrıştırıcı-belirleyicidir.

Cumhuriyet tarihi boyunca kurucu iradenin attığı adımlar toplumsal hayatın pek çok yönünü etkilemiştir. Bu devrimlerden en güçlüsü belki de DİL DEVRİMİ'dir!

Sadece bir alfabe değişimi düzeyinde kalmayan bu müdahale, dilde sadeleşme adı altında korkunç bir 'kendinden kaçış' sürecine neden olmuştur.

Köken itibarı ile Arapça-Farsça olan kelimeler için alternatifler üretilmiş ve bu alternatifler dayatılmıştır.

Düşülen komik durumu izah açısından tek örnekle yetinelim:

'Mecburiyet' kelimesinin yerine ikame edilen-dayatılan kelime 'zorunluluk' kelimesidir. Ne var ki bu kelimeyi dayatanlar o kadar yetersizdir ki zorunluluk kelimesinin kökeninin Farsça 'Zoor-Zor' kelimesi olduğunu çok sonradan fark etmiştir.

Gülmeyin gerçek bu!

Sözde devrimlerin sahiplenicisi-savunucusu dönemin tek partisi CHP, dildeki bu devrimin de (!) katı savunucusu ve hatta uygulayıcısı olmuştur.

Dikkat ederseniz hala emarelerini görürsünüz;

Mesela CHP “Teşkilat” demez “Örgüt” der, “Millet” demez “Ulus” der... Yığınla örnek sıralayabiliriz. Bu sayede ekrana bakmadan bir hatibin hangi siyasi ekolden olduğunu çok rahat anlayabiliriz!

Peki şimdi gelelim sadede...

Ne oldu da CHP dildeki bu devrim (!) sahipleniciliği bıraktı?

Bunu bize düşündüren gelişmeler son 4 yılda oldukça çoğaldı.

Milletin zihin kodlarında tek parti dönemi CHP'si öylesine yer etmiş ki ne yapsalar alabilecekleri oy oranını bir milim ilerletemiyorlar!

Son günlerde çevrenizde İslami kavramlarla konuşan CHP'lilerin sayısının arttığını görmediğinizi iddia edemezsiniz! Bunun nedeni mübarek günlerde oluşumuz değildir. CHP'nin imana gelmesi hiç değildir!

Bir üst akıl bunlara "kardeşim ne yapsanız boş, bu dille sizin bu milletten oy almanız olası değildir ya da namümkün" demiş olmalı!

Bu nedenle inşallahlı maşallahlı cümleler çoğaldı dillerinde.

Yukarıda da bahsettiğim üzere Hepimiz biliriz ki CHP “Millet” demez “Ulus” der. Burada “Millet” ile “Ulus” arasındaki derin anlam farkına girecek değilim. Sadece bir tercih diyerek iyi niyet gösterelim!

Peki kurulan ittifakın dominant partisi CHP olduğu halde ittifak ismi olarak neden millet ittifakı tercih edilmiştir!

Bu bir savruluştur!

“Değil der gibisiniz..”

Evet bu sadece savruluş değil, algılara yönelik bir operasyondur.

Savruluştan devam edelim…

Tanıklık ettiğimiz, bir yanını İYİ'leştirirken diğer yanını ÖRGÜT'leştirdiği bu savruluş aynı zamanda bir tükeniştir!

Bana göre bu halin basit ve net bir izahı var:

Tayyip ERDOĞAN dönüştürücülüğü!

2002'den bu yana hem kendi tabanını hem de muhalefeti dönüştüren bir liderden söz ediyoruz!

Ama bilmiyorlar ki

CHP isminin olduğu yerde de milletten söz edilemez, sahte dönüşüm kalıcı olmaz. CHP normalleşmez, millet ile omuz omuza vermez, seçim sonrası millete sırtını döner, kaldığı yerden devam eder.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MNSeven 2018-06-13 03:12:23

Çok güzel bir yazı... Yerinde ve doğru tespitler olmuş...