2018, tüm siyasi partiler için seçimlere hazırlık yılı…

Tüm hamleler 2019 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine göre yapılıyor. Mart 2019’daki yerel seçimler ise Cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir prova niteliği taşıyor. Siyasi partiler 2019’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminde yapacakları ittifakların getiri ve götürüsünü yerel seçimlerde test etmiş olacak. Eğer başarılı sonuçlar elde edilirse Cumhurbaşkanlığı Seçiminde bu ittifaklar daha da güçlendirilerek devam ettirilecek.

AK Parti ve MHP’nin rotası belli. Her iki parti, kurulacak ittifakı “Milli Mutabakat” olarak ilan etti ve bu çatı altında komisyonlar kurdu. Mezkûr komisyonlar ittifakın detaylarıyla ilgili görüşmelere başladı. AK Parti ve MHP ittifakının sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi için değil, yerel seçimler için de yapılacağına dair güçlü sinyaller var.

CHP’deki durum ise yavaş yavaş netleşmeye başlıyor!

Hafta sonu kurultay yapan CHP’nin söylemlerine ve Parti Meclisi üyeliklerine bakıldığında önümüzdeki dönem için “F tipi siyaset” kurguladıkları görülüyor.

Selin Sayek Böke, Öztürk Yılmaz gibi isimlerin bir adım öne çıkartılması, partinin bundan sonraki rotasının “daha marjinal bir çizgiye” kayacağını gösteriyor. Özellikle PYD konusundaki muğlaklık ve Afrin Operasyonu’na yönelik ağır eleştiriler CHP’nin stratejik bir plan dâhilinde hareket ettiğini gösteriyor.

Kılıçdaroğlu, bu stratejiyi bir süre önce yaptığı “sözde Adalet Yürüyüşü” ile ifşa etmiş oldu. Bu stratejiye göre CHP, Hayır Blokunun “doğal yüklenicisi” olacak, Kılıçdaroğlu da bu blokun “doğal lideri” olacaktı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve kurgulanan bloklaşma sağlanamadı. Zira CHP henüz kendi partisi içinde bile bir blok görüntüsü veremedi, birlik sağlayamadı. CHP’de her kafadan bir ses çıkıyor, parti içinde 5-6 blok var.

İstanbul’da ise CHP’nin bambaşka bir planı var.

Bu plana göre CHP, HDP ile ittifak yapacak. HDP, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday göstermeyecek, CHP’nin göstereceği adayı destekleyecek.

Canan Kaftancıoğlu gibi Gezi’de sokaklara inmiş, marjinal sol çevreler ile dirsek teması ve HDP’ye yakın fikirleri olan bir ismin CHP İstanbul İl Başkanlığı’na getirilmesi de bu planın bir parçası.

2014 yerel seçimlerinde İstanbul’da çıkan sonuçları referans alan CHP, HDP ile beraber İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanma planları yapıyor. AK Parti, 2014 yerel seçimlerinde İstanbul’da yüzde 47.9 oy almıştı. CHP aynı seçimde yüzde 40.1, HDP ise yüzde 4.8 alarak MHP’yi İstanbul’da geride bırakmıştı. Bu durumda CHP ve HDP’nin oyları toplandığında yüzde 44.9’a çıkıyor. AK Parti ile aradaki fark yüzde 3’e düşüyor. CHP bu açığı Canan Kaftancıoğlu gibi Alevilere ve marjinal sol kesimlere yakın bir isimle aşmayı planlıyor.

Ne var ki CHP’nin bugüne kadar yaptığı hiçbir plan tutmadı.

Bu planın da tutmama olasılığı yüksek.

Çünkü AK Parti’nin MHP ile yerel seçimlerde ittifak yapması yüksek bir ihtimal. Bu durumda AK Parti’nin oyu otomatikman yüzde 51.9’a yükseliyor.

Ayrıca yapılan anketler HDP’nin 2014 yerel seçimlerinde ve sonrasında yapılan genel seçimlerde aldığı oy oranlarını koruyamadığını ve bir hayli düşüşe geçtiğini gösteriyor. Tüm bunların yanı sıra AK Parti, İstanbul’un en büyük Kürt kenti olması gerçeğini hiçbir zaman yabana atmadı ve İstanbul’daki Kürt seçmenle diyaloglarını her zaman sıcak tuttu. Yani AK Parti, CHP gibi Kürtleri “disposable seçmen” olarak görmedi. Kürtlerin “çukur eylemlerinde” HDP’ye karşı geliştirdiği öfkenin doğuracağı fatura da göz önüne alındığında CHP&HDP ikilisinin İstanbul’da başarısız olma olasılığı yüksek görünüyor.

Tüm bu siyasi olasılıklar ve ittifak ihtimalleri AK Parti’ye de yerel seçimlere daha güçlü hazırlanması gerektiğini gösteriyor.

AK Parti, her ne olursa olsun tüm ihtimalleri hesaba katarak hareket etmeli.

Özellikle Kürt seçmene yönelik bazı özel çalışmalar yapmalı.

Sadece Doğu-Güneydoğu’da yaşayan Kürtleri değil, tüm Türkiye’deki Kürtleri referans alarak çalışma yapmalı. Çünkü bugün itibariyle Batı’da yaşayan Kürt nüfusu Doğu’da yaşayan Kürt nüfusunu geçmiş durumda.

Kürtlere yönelik çalışmanın MHP ile kurulan ittifakı bozacağı ya da zedeleyeceği varsayımı ile hareket etmek AK Parti’yi yanıltmamalı.

Çünkü ne MHP 10 yıl önceki çizgisinde ne de Kürtler…

Şuan Türkiye’nin içinde bulunduğu atmosfer AK Parti’nin farklı ve yeni bir söylem üretmesine salık veriyor.

Özellikle PKK ve HDP’nin çukur siyasetinin bedelini Kürtlere ödetmesi büyük bir “siyaset alanı” oluşturdu. Bu siyaset alanını kapsayabilecek yegâne parti de AK Parti’dir.

AK Parti bu alanı CHP’ye kaptırmamalı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-02-06 00:26:07

CHP, kurultayından çıkan sonucu konuşmaya bile gerek görmüyorum çünkü PM listesine giren isimlere bakılması yetérlidir. Halk herşeyin farkında Yılmaz özdil bile farkında. AK Parti sadece çalışmalarına yapacaklarına odaklanma lıdır CHP yle vakit kaybetmemeli. CHP istila altındadır bunu bilmeyen kalmadı gibi. CHP=CHDP olmuştur inanmayan CHP parti meclisine ve CHPİstanbul

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-02-06 00:28:42

Devamı_ inanmayan CHP parti meclisine baksın ve CHP İstanbul il bsk.nın profiline baksın