Yazmayayım, yazmayayım diyorum, yazmamak için oralı da olmuyorum. Ama yazdırıyorlar. Başımıza dikilip zorla yazın diyorlar. Bu CHP acayip bir parti. Acayip bir anlayışı var. Zaman zaman vatandaşa dokunan politikalara yöneliyor ‘He şimdi oldu’ diye sevinirken bir bakıyorsun vatandaşa dokunduğu o konunun tam tersi istikamete kaçı veriyor.

Oysa vatandaş CHP’nin kendine yakın, kendine dokunan, kendi yanında olmasını istiyor. Dertlerini dile getirmesini, sorunlarını dillendirmesini, çözüm yollarını ifade etmesini istiyor. İktidarın yanlışlarına karşı çıkmasını, doğrularını alkışlamasını istiyor.

Vatandaş sizden dünyada yaşanan olaylar karşısında nasıl davranılması gerektiğini bekliyor. Vatandaş sizden kötü gittiğini iddia ettiğiniz ekonomiyi nasıl düzelteceğinizin formülünü bekliyor. Vatandaş sizden yaşanılan kültürel ve sosyal yozlaşmaya karşı nasıl tedbirler alacağınızı bekliyor.

Vatandaş sizden devlet israfının nasıl önlenmesi gerektiğini bekliyor. Vatandaş sizden daha güçlü bir Meclis’in nasıl olması gerektiğinin formülünü bekliyor. Yaz-boz tahtasına dönen kanunların bundan sonra nasıl kalıcı şekilde çıkarılması gerektiğini bekliyor.

Vatandaş sizden eğitimi nasıl iyileştireceğinizi bekliyor. İşsizliğin nasıl azaltılması gerektiğini bekliyor. Vatandaş sizden ABD’ye karşı, AB’ye karşı İngiltere’ye karşı, Almanya’ya karşı nasıl bir politika izleyeceğinizi bekliyor. Vatandaş sizden Ortadoğu’da yaşanan dramlara karşı hangi alternatif politikaları uygulayacağınızı bekliyor. Vatandaş sizden iktidara geldiğinizde neler yapacağınızı bekliyor.

Oysa siz AK Parti’nin peşine takılmışsınız olur olmaz konularda eleştiriler getiriyorsunuz. Elle tutulur eleştirilmesi gereken konuları es geçip gülünç konulara takılıyorsunuz.  Ana muhalefet partisi her zaman iktidar namzedidir. CHP istese de istemese de Türkiye’de iktidardan sonra gelen en güçlü siyasi yapıdır. İktidar tökezlese CHP alternatif olmak zorundadır. 1990’lı yıllar ortadadır. %21 ile iktidara gelmiş yapılar vardır. %13-14 ile Başbakan çıkarmış partiler vardır. Ecevit, Erbakan, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller Başbakan olduklarında yüzde kaç oyları vardı. Demek istediğim şudur; CHP %25 bandında ki oyu ile iktidarın her zaman alternatifidir.

Ama alternatif gibi davranıyor mu? Hayır.

Şunu açıkça ifade etmekte yarar vardır. CHP kendi olmak zorundadır. CHP 2010’dan bu yana dışarıdan müdahalelerle politika yürütmektedir. Deniz Baykal’a yönelik kaset kumpasının etkileri devam etmektedir. Helen birilerinin gönderdiği belgelerle politika yapmaktadır.

Şimdi geri dönüp yeniden bakıyorum da Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’de tanınmasına ve ön plana çıkmasına neden olan Ankara Büyükşehir Belediye eski Başkanı Melih Gökçek’le ilgili polemikler danışıklı dövüş müydü? Sorusu. Çünkü geri dönüp baktığınızda Kemal Kılıçdaroğlu’nu meşhur eden Melih Gökçek’tir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun onunla girdiği polemiklerdir. O polemikler olmasaydı Kemal Kılıçdaroğlu ne İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olabilirdi, neden hemen ardından Deniz Baykal’a kurulan kaset kumpası sonrası CHP’ye Genel Başkan. 

Fakat CHP halen ısrarla yanlış yapmaya devam ediyor. Gündeme getirdiği tartışmalar onu iktidara taşıyacak haklı duruma getirecek konular değil.  İşte MİT tırları olayı. İşte KHK itirazları, işte 15 Temmuz yerine 20 Temmuz’u darbe görme garabeti. Adalet yürüyüşü ile elde ettiği avantajı bile tersine cevirdi.

Şimdi ise çok garibime giden olay İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun uyuşturucu satıcıları ile ilgili polislere yönelik sözlerine getirdikleri eleştiriler. Doğrudur Sayın Bakan yanlış yapmıştır. Uyuşturucu satıcılarının bacaklarının kırılması konusunda. Bir taraftan uyuşturucu satıcıları teröristlerle aynı kefeye koyacaksın. Diğer taraftan o  teröristle mücadeleyi bacak kırmaya indirgeyeceksin. 

Bakan’ın bu açıklamasına ise CHP hukuk dışına çıkmakla karşı çıkacak. Olacak iş mi?

Hey CHP okulların önlerinde, kantinlerin içlerinde, şehirlerin ortalarında uyuşturucu almış başını giderken sen bununla ilgili alınması gereken en sert tedbirleri iktidardan beklemen gerekirken Bakan’ın gülünç diyeceğimiz sadece ‘bacak kırma’ ile sınırlı tedbirine karşı çıkarsan ve bunu eleştiri malzemesi yaparsan ne diyeyim. Sonra CHP uyuşturucu satıcıları ile aynı kefede tutuyorlar diye hayıflanma. Bir uyuşturucu satıcısının bacaklarının kırılmasına dayanamayan CHP çocuklarımızın, gençlerimizin uyuşturucu batağına saplanmasına seyirci kalması ne kadar manidardır. CHP’den beklenen çocuklarımızın, gençlerimizin saplandığı bu bataklıktan kurtulması için ‘bacak kırmanın’ ötesinde gerekiyorsa idamın getirilmesine kadar tedbir istemeliydi. Milletin ondan beklentisi oydu. Sonuç olarak Bakan’ın sözleri sonrası ilk bacakları kırılan CHP olmuştur. Geçmiş olsun…

Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-07 00:26:37

Yazarimiza tamamen katılıyorum. CHP, Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından istila altındadır. Tek istedikleri Cumhurbaşkanımız i 2019 da sectirmemek. CHP ana muhalefetten çıkıp bölgesel parti durumuna doğru ilerlemektedir.