‘Toplumumuzda naif olan, suçsuz olan, ancak cezalandırılan ve istismar edilen bir kesim var. Bu kesim bizim zihin hapishanesi dediğimiz yere gönderilir.6 yaşından itibaren 12 yıl boyunca bir zihin hapishanesinde acı çeker. Hapishanede mahkumunun savunma hakkı ve avukatı varken bu insanların böyle bir hakkı yoktur. Zihin hapishanesi devlet ve velilerin işbirliği ile oluşturulmuş bir tuzak. Bu iki unsur çocukların eğitilmesi ve yetiştirilmesi sorumluluğundan feragat etmiştir. Bu durum, Sanayi Devrimi’nin seri üretim bandında uyumlu çalışacak insanlar çıkarmasıyla başladı.

Hal böyleyken çocuklarımıza daha da kötüsünü yapıp büyük bir yalan söylüyoruz.  Bu büyük yalan, eğitimin hayatta başarılı olmalarına ve ilerlemelerine yardımcı olacağı sözü. Halbuki yapmamız gereken tek şey etrafınıza bakıp en başarılı insanların çoğunun doğru düzgün eğitim almadıklarını görmek. Bu insanların hayata atılıp bir iş sahibi olduktan sonra nasıl ilerlediklerini inanılmaz bir gerçekle ortaya koydu; yaşamın her alanında başarılı olan insanlar IQ’su yüksek olanlar değil; duygusal zakası yüksek olanlar. Ve dünyada insanlara duygusal zekanın öğretildiği hiçbir okul yok…’Bu ifadeler on yıl kadar önce Müslüman olup, Abdulhakim ismini alan Dr. Woodsmall’ın ezber bozan yaklaşımları.

Çocuklarımız içindilimizde iyi adam olmaları, kalbimizde ise saygın meslek sahibi olmaları var. Bu konuda eyleme geçtiğimiz de içimizde ne varsa ortaya çıkıyor. Fizik dersi için özel ders aldırırken, fizik ötesi için hava aldırıyoruz. Derin mevzulara girdiğimizde çocuğun metafizik ihtiyaçları dilimize vuruyor; güzel ahlak, dürüstlük, sevgi, empati ve dayanışma ruhundan dem vuruyoruz. Doğrusu bu işlerle uğraşmak zor. Bu yüzden paket çözümlere koşuyoruz. Özel okul, kurs, taksit, bonus kart gibi hesabı kolay işlere.  Kaldı ki duygu eğitimi gibi önemli konular oldu bittiye gelmemeli, onlara özel zamanı ayrılmalı!

Sınav, deneme, soru bankası derken otuz yıl boşa geçti. Son otuz yıldan beri akademik başarı furyası ile bir neslin çocukluğu ve gençliği çalındı. YGS ve sonradan çıkan Teog sınavı bir çileye dönüştü. Dersane- veli işbirliği ile sınava hazırlık ilkokul dörde kadar indi.Bu çocuklar hafta sonu ağlayan bebeği ve pilli treniyle oynamak yerine dersane çarkını döndürdüler. Oyun oynamak, hayal kurmak ve şiir yazmanın işe yarar şeyler olmadığını düşündüler. Çocuk yaşta meslek hedefine yöneldiler. Hem de ilgisine bakılmaksızın saygın meslek olmalıydı. Anne babayı mutlu etmeliydi.

Fetö’nün süreci körükleyen icraatları vardı.Özellikle FETÖ yapılanması bir şekilde akademik başarıyı putlaştırdı. Her yıl birinciler FETÖ fanilalarıyla ekranlara çıktı. Bir arenaya atılan yarışçılar gibi çocuklar renkleri solmuş vaziyette poz verdiler.

Sınava hazırlık,test, kurs, cihaz, şarz,dijital oyun, toplu taşıma, ve tost.Bu döngünün ötekinin yüzünü animasyon karakterler karşılıyor. Sadece kendin için yaşa, körpe dimağlara narsisizm yükleniyor.

BURAYA NASIL GELDİK

1826’da Tıbbiye Mektebi’nde bazı hocalarderslerde materyalizm ve ateizm propagandası yaptılar. Maarif Tarihi’de geçen bir gerçek bu. Kökeni iki yüz yıla dayanan, öze dair her şeyden şüphe edip arkanı dön vurgusu yapıldı. “Geri kalmamızın nedeni eğitim anlayışımıza damgasını vuran din ve ahlaktır.” Bu ifade Batı’dan dünyaya yayılan hayat anlayışının iki yüz yıllık sloganıdır.

Bugünkü modern eğitim sistemi, kökeni aydınlanma hareketine dayanır. Eğitimin ekseninde akıl vardır. Akıl dinin gereği olan gaybı kontrol edemez. Yani gözlenebilir değildir. Bu nedenle pozitivist eğitimle kişi bir harada bir at gibi rahat yetiştirilebilir.Batıcı eğitim sistemindeakademik başarı,statü  ve iyi kazanç sağlamak adam olmak demekti. Modern olmanın kuralı buydu.

Bugüne geldiğimizde güçlü vurgu ile yöneldiğimiz eğitim anlayışımız rasyonalizmi esas aldı. Eğitim müfredatında başarılı olmak için zeka yeterli görüldü.Duygular ötelendi.

Çocuklar artık anladılar; bir şey olmaları gerekiyor. Saygın olmak için daha çok test çözmeliler. Önlerinde optik kutucuklar geliyorve boşluk dolduruyorlar. Canları sıkılınca cam ekranda boşluk dolduruyorlar. Fakat dolmayan bir boşluk var derinlerde.

Fizik ötesi boşluklar. Fıtrat terazisinde boş kalan taraf.Duygu ve inanç boşluğu. Kim tarafından ve nerede karşılanır?


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.