Çocuğun gelişim süreci bedensel, ruhsal ve sosyal değişimi içerir. Çocukların yetişmesinde anne ve babanın tutumları önemli rol oynar. Anne ve baba tutumu çocuğun gelişiminin yönünü belirler. Anne ve baba, çocuklarının farklılık çabalarını, kimlik arayışını korkuyla, endişeyle karşılayabilir ve kendi olumsuz duygularını çocuklarına baskı olarak yansıtabilir. Ebeveynler müdahale edici yaklaşımlarıyla çocuğun kendi olma ve kendini tanıma çabasını zorlaştırır. Çocuk üzerinde stres faktörü oluşturur. İlgisiz, sevgisiz, kayıtsız yetiştirilen çocuk gelişim döneminde uyum ve davranış sorunları gösterir.

Çocuk istismarı yazı dizimizde istismarın sebepleri, çeşitleri ve çocuklarımızı istismardan nasıl koruyabileceğimizi açıklamaya çalışacağım.

Çocuk istismarının sebepleri nelerdir?

Ebeveynler çocuklarına sağlıklı yaklaşımlarıyla gelişimini olumlu etkiler. Evliliğin ilk döneminden itibaren karı-koca iletişim çatışmaları ve uyum sorunları yaşıyorlarsa ortaya çıkan sorunlar çocukta stres faktörüne yol açar. Anne ve babanın otoriter-baskıcı, koruyucu-bağımlı tutumları çocuğun özgüvenin gelişiminde, benlik saygısının oluşumunda aksaklık meydana getirir. Kendine güvenmeyen, benlik saygısı gelişmemiş çocuk bağımlı ilişkilere açık olabileceği gibi, kişilik patolojisi içersindeki bireyler tarafından ihmal ve istismar gösterilmeye açık hale gelir.

Aile içi ilişkilerde yeterli düzeyde mesafenin olmaması nedeniyle çocuk, sınırlarını belirlemede güçlük çeker ve kararlı tutum sergileyemez. Sınırlarını zorlayan kişilere hayır diyemez. Çocuğun duygusal, sözel, cinsel istismarı ve çocuğa yönelik şiddet sağlıksız ailede ortaya çıkar. Sağlıksız aile, gerek eşler gerekse anne, baba ve çocuk arasında ilişkilerde bireysel farklılıklarına ve sınırlara önem vermezler. Çocuğu gelişim sürecinde tanımaya ve anlamaya özen göstermezler. Çocukları özerk bir varlık görmek yerine nesneleştirerek kişilik ve duygusal gelişimlerini zedelerler. Çocuklarına kendi uzuvlarının bir parçası gibi davranırlar.

İstismarcı kişiliğin özellikleri

İstismar eğilimi gösteren kişilerin geçmişte, çocukluk döneminde istismar gördüğünü, istismarın öğrenilen bir davranış olduğunu görüyoruz. Kişilik, duygusal, sosyalleşme sürecinde sorun yaşayan yeterli düzeyde sağlıklı ilişki kuramayan, çocukluk döneminde bir başka kişi tarafında istismar edilmiş kişi kendisinden daha güçsüz, otorite ve baskı kurabileceği cinsel fantezilerini kolayca yerine getirebileceği küçük çocuklar üzerinde istismar uygulama eğiliminde olabilir.

İstismar eğilimi olan kişi benlik saygısı gelişmediği gibi, kişilik bölünmeleri yaşar. Algı, muhakeme ve değerlendirme yetisini kaybetmiştir. Çocukları hazlarının nesnesi konumunda algılarlar. Yetişkin partnerlerle eşit düzeyde sağlıklı ilişki kurabilme becerisine sahip olmadıkları için çocuklarla kolay ilişki kurabilecekleri yanılgısına düşerler.

Çocuğun ilgi ve sevgi ihtiyacını kendi duygusal ve cinsel haz arzularını karşılamada kullanırlar. Böylece kendi eksik, tamamlanmamış sevgi ihtiyaçlarını karşılama ve ego bütünlüğünü oluşturma çabası vardır.

Çocukluğunda istismar edilerek parçalanan ego, yetişkinlik döneminde istismar uygulayarak yeniden inşa edilir. Çocukluğunda travma tize edildikleri için öğrendikleri yöntemle kendi benliği ve bütünlüğünü bir başka çocuğu travma tize ederek tamamlama çabası içersinde istismar ederler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.