Verilere göre istismarların geneli çocuğa en yakın kişilerden geliyor. İstismara maruz kaldığı fark edilmezse hayatının ilerleyen dönemlerinde çok ciddi problemlerle karşılaştığı belirtiliyor. Verilere göre eğitim seviyesi yüksek, ekonomik durumu iyi olan ailelerde de, yoksul ve cahillerde de bu vakalara sıkça rastlandığı görülüyor.

“Çocuk istismarı” bir ruhsal bozukluk, sapkınlık olarak tanımlanıyor. Bu sapkınlığı en kültürlüsünden en cahiline tüm insanlarda görmek maalesef mümkün.

Bazı çocukları istismara uğradıklarını söylemekten korkabilirler. Onların istismara maruz kaldıklarını nasıl anlayabiliriz?

Çocuklar kendisini istismarın sorumlusu olarak görebilir, derin suçluluk ve utanç duygusu yaşayabilir. Dışlanmaktan ve ceza verilmesinden, ilgi ve sevgiyi kaybetmekten korkabilir. İstismara maruz kalmış çocuk travmaya maruz kalarak örtülü depresyon geçirebilir.

Çocuk içe kapanabileceği gibi aşırı hareketlilik içinde davranış sorunları yaşar. Kaygılı tepkiler içersinde öfke patlamaları, duygusal iniş ve çıkışlar, günlük yaşam aktivitelerinde uyumsuzluklar gösterir. Yalnız kalmaktan korkarlar, gece tek kalma korkusu nedeniyle odasının kapılarının açık bırakılması ve lambasının yakılmasını talep edebilir.

Okula gitmek istemeyebilecekleri gibi, derslerine düzenli girmeyebilir, ders başarısında belirgin düşükler yaşayabilir. Bedeninde morarma, çürükler görülebilir. Jestlerinde, mimiklerinde ve yüz ifadelerinde donukluk dikkat çeker. Ağlanacak duruma güler, gülünecek duruma ağlayabilirler.

Aileler de çocuklarının istismara uğradığını söylemeyebilirler. Eğer öyleyse ailelerin hangi davranışları bu durumu gösterebilir?

Anne ve baba, kendisini istismarın sorumlusu hissedebilir, suçlanabileceklerini düşünerek savunmaya geçebilir. Çocuğunun istismarını kabullenmekte güçlük çekerek şok geçir ve istismarı inkâr edebilir. Ailenin kurulu düzeninin bozulmasından endişe ederek patolojik aile düzenini koruma eğilimi gösterebilir. Çocuğun istismarını tespit edebilmek için aile uzman desteği alması gerekir. Uzmanlar istismara yol açan faktörleri aile üyeleriyle yaptıkları görüşmelerle belirlerler. Görüşmelerde elde edilen bilgiler arasında ailenin yaşama kalite düzeyi çocuğun gelişim durumu hakkında fikir verebilir. Eğer ailenin eğitim, ekonomik düzeyi düşük, aile içi iletişim yetersiz, aile üyeleri arasında iletişim çatışmaları varsa, babanın işsiz olması nedeniyle çocuğun günlük temel bakım ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyorsa çocuklar risk altındadır. Anne veya babanın psikolojik sorunları, alkol ve madde bağımlısı olduğu ailelerde yaşayan çocuklar ihmal ve istismarla karşılaşma olasılığı yüksektir.

Aile içi rollerin ve sınırların belirgin olmadığı iç içe geçmiş ailelerde çocuklar istismarla karşılaşabilirler. Çocuğa yönelik istismar kararı uzmanlar tarafından tıbbi, sosyal hizmet, psikolojik ve adli değerlendirmelerden sonra verilmelidir.

İstismara uğrayan çocuklar hemen tedavi edilemezse neler olabilir?

Tedavi uzun yıllara dayalı klinik, psikolojik ve sosyal rehabilitasyonu gerektiren bir süreçtir. Eğer tedavi altına alınmazsa çocuk uyum ve davranış sorunları görülür. Çocuk etkileri uzun yıllar sürecek aile ve toplumsal ilişkilerinde sorunlar yaşayabilir. Yetişkinlik döneminde istismar uygulayan kişiye dönüşebilir. Her şeyden önce istismar çocukta stres faktörü oluşturur. Stres ve baskı altında yaşayan çocuk hem aile hem de toplumsal ilişkilerine sağlıklı yön veremez. Beraberinde davranış sorunlarına neden olabileceği gibi yaşam kalitesi düşer. Kendine yönelik zararlar verebileceği gibi intihar girişiminde bulunabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.