Herhangi bir video izlemek istediğimizde çoğumuzun aklına gelen bir numaralı adres, şüphesiz ki YouTube’dur. Son dönemde çocuk izleyicilerin YouTube’da giderek daha fazla vakit geçirdikleri bir gerçek. YouTube izleyicilerinin büyük çoğunluğu 2-15 yaş arasındaki çocuklar. Yani karakterin şekillendiği dönem. Aradığını bulmanın zor olmadığı video paylaşım sitesinde, dile kolay, günde 4,5 milyar video seyrediliyor. Peki bu koca dünyada içerikler ne alemde ve ne kadar güvenilir?

Türkiye’de Türkçe YouTube içeriği hazırlayıp sunma konusunda birkaç şirketin tekel durumuna geldiği gözleniyor. Bunun yanında içerik üreten ve sahiplerine “youtuber” denilen bağımsız kanallar da bulunuyor. YouTube’un iç denetim mekanizmaları şirketlere belli bazı yaptırımlar uygulayabiliyorken bağımsız kanallar için böyle bir mekanizma yok. Şirketler tarafından sağlanan içeriğin uzman ya da pedagogların süzgecinden geçmediği anlaşılıyor.

İçeriğe döndüğümüzde; çocukların makyaj yaptığı, evcilik oynadığı, oyuncak paketi açtığı veya oyuncak yaptığı videolar, çocukların medya temsiliyetindeki etik sorunları akla getiriyor. Youtube’un gelir kapısı olduğunu görenler akılalmaz bir tık yarışına giriyor. Öyle ki bazı ebeveynler kendilerine kanal kurup küçücük çocuklarını malzeme ediyorlar. Zoraki konuşturmaya çalışıyorlar, sürekli olarak kameraya kaydediyorlar, hatta tık için ağlatıyorlar. Umduklarını da alıyorlar, milyonlar izliyor. Bu işin bir boyutu, daha da tehlikeli olan; bu içeriklerdenden öte YouTube algoritmasındaki önerilen video seçeneği veya sıradaki videoyu otomatik oynatması.

Çocuğunuza, kardeşinize, yeğeninizi YouTube üzerinden çizgi film, animasyon veya belgesel tarzında bir video açtınız. Oyalansın diye de öyle bıraktınız. Videonun yan kısmında önerilen videolar sekmesinden, aklında olmamasına rağmen ulaşabilceği çıplaklık içeren videolar, şiddet videoları vb. içerikler olabiliyor. Bunlara bir tık uzakta hatta kendi tıklamasa bile otomatik olarak karşısına çıkabiliyor. Normalde televizyonlarda büyüklere bile sunulmayan, cezai işlem uygulatılan içerikler YouTube’da ufacık çocuklarımız ve gençlerimiz tarafından izleniyor.

Bahsettiğim sözde çocuklara yönelik hazırlanmış animasyonlar arasında şiddetin sıklıkla yer aldığını, hatta masal kahramanlarına yönelik çok sayıda ahlaka aykırı tuvalet esprilerinden oluşan manzaralarının yer aldığı iğrenç görüntülerin bulunması gerçekten ürkütücü. Yapay zeka tarafından bu videolar bilgisayar, telefon ya da tablet ile başbaşa bırakıldığında peşpeşe sunulması sebebiyle, çoğu zaman ailelerin gözünden kaçabiliyor.

Verilere göre YouTube için üretilen içeriğin büyük çoğunluğu kız çocuklarına yönelik. Kız çocuklarına makyaj, giyim kuşam, dedikodu dolu sohbet videoları vb. içerikler hazırlanırken erkek çocuklara sunulan içerikler savaş oyunlarının tanıtımı, cinsel içeriği ön planda tutan bilgi videoları, korku videoları vb. oluşuyor.

Çocuklarımız bu videolara maruz kaldığı için karakterini, davranışlarına da yansıyor. Gittiğim seminerlerde ebeveynler sürekli dert yanıyor. Oğlumuz bize karşı asileşti, ağzından küfür eksilmez oldu vs. Kızım makyajsız dışarı çıkmaz oldu, kılığı kıyafeti değişti, telefondan ayrılmaz oldu vs. Bu ebeveynlere sorduğumda çocuklarını iyi yerlere göndermiş, etrafındaki insanlara dikkat etmiş anne, babalar. Ancak küçük yaşlarından itibaren izledikleri karakterlerini, yaşam tarzlarını etkiliyor. Oyalansın diye YouTube’un önüne bıraktığınız çocuklar oradan kendilerine bir dünya kuruyor. Orada izlediği küfürbaz, ahlaksız, boyalı badanalı tiplere özeniyor, örnek alıyorlar ve YouTube'un karanlık tarafına giden yolculuk başlıyor.

YouTube'u güvenli modda kullanıldığında çocukların görmemesi gereken içerikler engellenebiliyor. Ancak hangi videoların 'sakıncalı' kategorisine gireceğini kullanıcı tespitleri belirlediği için güvenli mod %100 koruma sağlamıyor. Bunun yanında bir çocuğun kendi Youtube hesabını açarken başında bir yetişkin yoksa yaşını büyüterek kaydolmasını engelleyecek bir uygulama da bulunmuyor. Dolayısıyla YouTube başında yalnız bırakmak tehlikeli bir hal alıyor.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi kurumların sıkı denetimde tutması gerekiyor. Belirttiğim gibi tekelleşmiş olduğu için gerekirse büyük kanalların bu noktada uyarılması ve iletişim halinde olunması gibi adımlar atılması önemli. Ancak en başta bizlerin dikkatli olması gerekiyor. Bu içeriklere bizim çocuklarımız, gençlerimiz maruz kalıyor, sonrasında da izleyicileri konumuna geliyor. Özellikle küçük çocuklarımızı başıboş şekilde YouTube dünyasına bırakmamak, gençlerimizin de neler izlediklerinin denetçisi olmak, yönlendirmek önemli. Çocuğunuzla izlediği içerik üzerine konuşun ve fikir alışverişinde bulunmakta fayda var.

Ben elimizden geleni yapabilmemiz adına bir dizi öneri sıralayacağım:

  1. Bir YouTube (Google) hesabı oluşturmak: YouTube’da bazı ayarlarla koruma seviyemizi arttırmak mümkün, ancak bu adımlardan önce bu ayarları yapabilmemiz için bir hesap oluşturmamız gerekiyor.
  2. 2- Kısıtlı modu aktif edin: YouTube’u bilgisayardan kullanıyorsanız üye girişi yaptıktan sonra sağ üstteki ikona tıklayarak açılan menüden, uygulamadan kullanıyorsanız uygulama ayarlarından YouTube’un kısıtlı modunu etkinleştirebilirsiniz.
  3. 3- Autoplay özelliğini kapatın: Yukarıda sakıncalarından detaylı olarak bahsettiğimiz özelliği video izleme ekranının sağ üst köşesindeki ayarından kolayca kapatabilirsiniz.
  4. 4- Özel oynatma listeleri oluşturun: Autoplay özelliğini kapatmanın bir diğer alternatifi özel oynatma listelerinizi oluşturmak.
  5. 5- YouTube Kids uygulamasını kullanın: Eğer YouTube’u bir mobil cihaz üzerinden kullanıyorsanız YouTube’un sunmuş olduğu “YouTube Kids” isimli uygulamayı kullanabilirsiniz.
  6. 6- Tarayıcı geçmişini kontrol edin: Eğer mobil uygulamadan değil tarayıcıdan kullanıyorsanız tarayıcı geçmişine bakarak izlenmesi olası sakıncalı videoları tespit edebilir ve bunlarla birlikte bunları yayınlayan kanalları engelleyebilirsiniz.

Aslında en önemlisi faydalı içerikler ile doldurmak olur ancak zararlı içerik üretenlere verilen destek maalesef  verilmiyor... Bu konu başlı başına işlenmesi gereken bir konu. Bir başka yazımda da kimlerin elinde tekelleştiğini ve faydalı içerik üretim konusunu daha geniş kapsamlı ortaya koyacağım.

Bu kadar fazla, hatta tabiri caizse “çılgınca” zararlı içerik üretilen, bu içerikler izlendikçe para kazanılan ve bu içeriklere ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir ortamda tehlikelerin farkında olmalı ve elimizden gelen önlemleri almalıyız. Bütün bunlar için en azından bir “bilişim okur/yazarı” yani temel seviyede bilgisayarlar ve internette işlerin nasıl yürüdüğünü biliyor olmak çok önemli. Umarım gerekli önlemleri alırız, alınır ve bir neslimiz daha inançlarımızdan, kültürümüzden uzaklaşarak yetişmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nafiz Turgut 2018-04-07 20:34:03

teşekkürler gerçekten önemli̇ bi̇r konuya deği̇ni̇lmi̇ş...

banner623

banner624