Çocuklar, cennetin hem rengini hem koksusunu bize sunan masum varlıklar. Günahsız ve tertemiz yürekleriyle anne-babalara emanet canlar.

Çocuk sevmek, çocuklarla oynamak ve onlarla vakit geçirmek ne güzel şeydir. Evimizin neşesi, huzurumuzun kendisidir çocuklar. Çocuksuz bir aile yalnızdır, eksiktir. Yarına umutla ve güvenle bakmaktır çocuklar.

Son zamanlarda çocuklar gündemden düşmüyor. Çocuklar, kendileri için yapılan güzel çalışmalar, örnek uygulamalar, eğitim yöntemleri ile gündemde değiller ne yazık ki.

Çocuklar, savaşların mağduru!

Yıkılan ve ayrılan ailelerin mağduru!

Yoksulluğun ve yokluğun acı yüzünü taşıyor çocuklar.

İhmal ve istismar ediliyor çocuklar.

Evde, okulda, sokakta, yetimhanede hemen yer yerde ihmal edilen çocuklar…

Dilenci bir annenin kucağında uyuyan ve dünyadan habersiz çocuklar…

Bir kaldırımda, akşama kadar gelip geçen yüzlerce insanın gözünün içine bakıp masumiyetiyle bizleri tartılmaya ikna etmeye çalışan tartıcı çocuklar…

Trafikte hayatları pahasına araçların arasına atılıp mendil satmaya çalışan kalbi temiz ama elleri soğuktan ve bakımsızlıktan renk değiştiren çocuklar…

Küçücük bedenleriyle bombalara maruz kalan günahsız çocuklar…

Enkazların altında ezilen yürekleri, cennete bakan yüzleri, yanaklarına süzülen gözyaşları ile bizleri kahreden çocuklar…

Ülkelerinden sürülen, zulümlerden kaçan ve azgın dalgalara canlarını teslim eden muhacir çocuklar yaktıkça yakıyor içimizi. Bugün özellikle Suriye, Irak, Gazze, Arakan gibi ülkelerde zalimlerin acımasız kurşunlarıyla paramparça olan çocuk bedenleri kimin umurunda?

Gelelim ülkemize, ülkemizde sadece cezaevlerindeki duruma bakalım.

Ülkemizde de mağdur olan çocuk sayısı az değil. Adalet Bakanlığı verilerine göre Temmuz 2017 itibariyle cezaevlerinde annesinin yanında kalan 0-6 yaş grubu çocuk sayısı 668. Bu çocukların 249’u ise bir yaşının altında. Bakanlık verileri, 2017’de cezaevlerinde bin 847’si tutuklu, 731’i hükümlü toplam 2 bin 578 çocuk bulunduğunu gösteriyor.

Çocukların cezaevlerinde bulunmalarına sebep suçlar şöyle: Adli suçlar, terör, çıkar amaçlı suç örgütlerine üye olmak var. Bu çocukları cezaevlerinde de birçok tehlike bekliyor. Taciz, tecavüz, intihar, cinayet gibi birçok sebep ile cezaevlerinde de hayatları sönen çocuklar var.

Bugün çocuk edebiyatından bahsetmek istiyordum. Gerek dünyada gerekse ülkemizde çocukların durumunu düşününce böyle bir yazı ortay çıktı.

Masal, şiir, öykü okuması gereken çocuklar ya canice katlediliyor ya da bir suça bulaştırılıyor. Dünyada çocuklar için bir tarafta tiyatrolar, oyunlar sahneleniyor iken, diğer tarafta çocukların bombalandığı savaş sahneleri ve planları yapılıyor.

Suriye'de ölen çocuk sayısı 26 bini geçti. Suriye İnsan Hakları Ağı, yaklaşık bin 378 okul ve kreşin saldırılar nedeniyle yıkılmasının ardından 3,2 milyon Suriyeli çocuğun eğitimden mahrum kaldığını açıklıyor. Ülkemizde PKK, Suriye’de rejim 14 yaşını doldurmuş küçük yaştaki çocukları silahlandırıyor.

1946 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Acil Yardım Fonu (UNICEF) ise ölen çocuklar bizim olunca ölümleri tiyatro izler gibi izliyor.

Dünyaya şairler hâkim olsa keşke! Şairlerin çocuklar için yürek seslerine bakalım.

N.Hikmet, “Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne”derken ne kadar haklıdır!

İlhan Geçer, “Yalnız sizin sevginiz gerçek çocuklar/Yalnız sizin/Sizde mavisi sizde rüzgârı/ Gök ve denizin” dizeleriyle bizim dünyayı sahteleştirdiğimizi özetliyordu.

Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Çıkamaz çocukluğundan dışarı/ Kimse/Kardeşliğimiz bundandır/Mavi sularla binlerce yıl/ Çıkamaz çocukluğundan dışarı /Kimse/ Bundandır inanmamamız/ Kocaman bombalara”

Savaşlarda çocukları yok eden kurşunların küçük olduğunu sanıyordu bir başka çocuk.

Gelin bir günlüğüne bari çocuklara verelim dünyayı! Yoksa dünya yok olacak!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.