Çocuk cıvıltısı, gülüşü insandan yükselen en güzel melodidir. Elifler, Hamzalar, Yavuzlar o küçücük halleri ile öyle cümle kurarlar ki şaşırıp kalırsınız... Çocuklar, amasız, fakatsız doğruların yükseldiği cızırtı yapmayan tek hoparlördür. Oturup dinlemek lazım ama beceremiyoruz ki; dinlememek için meşguliyet veriyoruz, ya da bize dinlemeyi öğretmemişler… Sadede gelecek olursak; geleceğimiz dediğimiz, ümitler bağladığımız çocukları öldürmeyelim…

Çocukları öldürmeyelim; ilgisizlikten, aşırı sevgiden, güvensizlikten, başıboş bırakmaktan... Aşırı yük yüklemekten, ya da sorumsuz bırakmaktan... Kısaca insan olmasına çalışalım. Aç ve çıplak bırakmak gibi içini donatmamakta bizi sorumlu kılar. Hatta en önemlisi; içini Allah sevgisi ile kuvvetli bir iman ile ve de İslam ahlakı ile donatmak midesini doyurmak, sırtını pek etmekten çok daha önemlidir. Dünyada zararsız bir insan olmasına çalışırken, ahiretini de kurtarmış oluruz... Dışını giydirirken aklını ve duygularını da giydirmek lazım, vicdanını küçük yaşta cilalayıp, parlatmak lazım! Hayata atıldıkları zaman ayazda kalmasınlar, cemiyet hayatını zehirlemesinler ve başka çocukların canını yakmasınlar…

Son zamanlarda ekranlardan, gazetelerden taciz, istismar, tecavüz haberleri eksik olmuyor. Sanki ilk defa oluyormuş gibi sosyal medyayı gıdıklayıp insanları kudurtmaya çalışanlar var. Aslında bunda da bir bit yeniği bir oyun kokusu var gibi neyse. Dünyanın her yerinde mevcut olan ve bazen de ölümlerle neticelen bu sapıklıklar neticesinde mağdurların ve yakınlarının canı yanıyor, hayatlarının kalan kısmı zindana dönüyor. Anne ve babalar bu haberleri gördüğünde kendi evladının başına gelmiş gibi vicdanen kıvranıp çocuklarına gereken terbiye ve ihtimamı gösterse bu suçlar yok olmaz ama yok olma sınırında kalır. Bir de o acının belki on katını o suçu işleyenlerin yakınları özellikle anne ve babaları ama gerçekten yaşaması lazım. Hatta evlatlıktan ret, mirastan men gibi o sapıkları ortada bırakacak hamleler diğer sapıklık yoluna girmek isteyenleri düşündürecektir. Bu suçu işleyen hiçbir haktan ve aile bağından faydalanmamalı, her şeyden mahrum, hücresinde sadece kuru ekmeğe talim ettirmek lazım.

Anne baba olmak çocuğun nazıyla oynamak; bir dediğini iki etmemek değildir. Anne baba olmak; çocukların ta küçüklüğünden itibaren tertemiz olmalarını; bitkiden, hayvandan ve insandan sorumlu olmaları gerektiğini asla hiçbir canlının hukukunu çiğnememeleri gereğini öğretmek ve anne-baba olarak; evladım eğer senden razı olmamızı istiyorsan, önce hiçbir canlının, özellikle insanın canını yakmaman gerektiğini kendine rehber edinmen lazım diyerek belletmek lazım.

Şuna emin olun ki; en iyi okullarda okutmanızdan, en iyi meslek sahibi etmenizden bir çocuğun zararsız ve insan haklarına, çevreye duyarlı yetiştirmeniz çok daha önemli. Çokkk üniversite bitirmiş, makam mevki sahibi ya da üniversitede hoca olmuş kadın canı yakan, çocuğa zulmeden diplomalı eşekler var. Öyle evlat sahibi olmaktansa ayakkabı boyacısı ama sapık olmayan, zalim olmayan, can yakmayan evlat sahibi olmak orijinal makamdır. Şu da unutulmamalı; en güzel kariyer sahibi olmak, en büyük servet hayırlı evlat yetiştirmektir. Eğer evlatlarınız ilerde hiç kimsenin çocuğunun canını yakmıyorsa, bir kızın ya da kadının namusuyla oynamıyorsa, hain olmuyorsa sizden daha büyük mevki sahibi, sizden daha zengini yoktur. Dolayısıyla bu sapıklıkları sadece idam önlemez; anne ve babanın sağlıklı nesiller yetiştirmesi önler.

İnsanoğlu var olduğundan beri bu ahlaksızlıklar, istismarlar, erkek erkeğe, kadın kadına halt etmekler, tecavüzler var ve kıyamete kadar da var olmaya devam edecek çünkü şeytanda vazifesini yapıyor. Yalnız bu gibi durumlardan, sorumluluk bizden gitmesi için çocuklarımıza bu tür şeylerin mayınlı tarla olduğunu ve Allah’ın hesap soracağını münasip lisan ile öğretirsek, sorumluk bizden gider. Yarın çocuk büyüdüğünde sapık, cani, ya da Lut kavmi mensubu olduğunda ne yapalım biz gerekli imanı ve ahlakı öğrettik, netice böyle oldular demeye yüzümüz olur. Bu ülkede gök kuşağını utandıran LGBT’ye destek veren alçaklar, çocukların ahlaklı olmasına katkıda bulunsa idiler, istismarlar azalır, ana babaların yükü hafiflerdi. Ulan alçak; LGBT halini alkışladığın ve destek verdiğin yetişkin insan, bir zamanlar çocuktu… Eğer çocuklara gerçek manada acıyorsan, yetişkinin o durumuna alkış ve destek tutmayacaksın; reklamını yapmayacaksın ya da siyasetçi olarak önüne düşmeyeceksin!

Evladını seviyorsan öldürmeyeceksin; ahlaklı yetiştireceksin. Çocuğun ve kadının canını yakmaması için ve bütün insanlığa zararsız, her canlıya saygılı ve helalin dışında her yolun tehlikeli olduğunu öğretmek bizi çocuk katili olmaktan kurtarır. Gerisi devlete ve yetiştirdiğimiz çocuğun vicdanına kalmış…

Not: Adana’dan uzun süredir okuyucum olan Atilla Polat kardeşim kendi el emeği ile boncuklarla yaptığı Türk ve Osmanlı bayraklarını hediye olarak göndermiş, kendisine teşekkür ediyorum. Muhteşem bir çalışma olmuş, ben kendisinden e-postasını istedim sizinle paylaşmak için çünkü duvarlara asılacak enfes bir çalışma.

e-postası: [email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.