Geçenlerde Beslenme Fuarına katıldım. Ülkemizin besinler konusundaki çeşitliliğini ve kalitesini gözleme imkânım oldu.

Oradaki siyah ve yeşil zeytinler onlarcasıyla gözümü okşadı, mest etti. Gerçekten “gümüş yapraklı ölmez ağaç” denilen zeytinin ve zeytinden elde edilen zeytinyağının faydaları saymakla bitmez.

Fuarda dikkatimi çeken bir husus; ağzına zeytin verilen 7-8 yaşlarındaki bir çocuğun hemen zeytini tiksindirici bir gıdaymışçasına dışarı atmasıydı. Belli ki çocuk bu nefis tada alışık değildi.

Aslında diğer elinde tuttuğu gofret bu davranışının sebebini açıklıyordu. Bu çocuk damağını şeker tadı ile bozmuş, artık ona yararlı olan hakiki besinlerin tadını alamaz olmuştu. Geleceğimiz demek olan yeni nesil adına üzüldüğümü belirteyim.

Lolipop, akide, elmalı, kaynana vs. pek çok çeşit şeker günümüzde çocukları bekliyor. Hem bu şekerlere kolaylıkla ulaşabilmektedir hem de anneler ve babalar çocuklarını susturmak için, ödüllendirmek için, daha başka bahanelerle şeker veriyorlar.

Ayrıca gazoz ve kolalarda, paket meyve sularında, bisküvi ve gofrette, çikolata ve diğer benzer ürünlerde de yoğun miktarda şeker bulunmaktadır. Yine çocuklar bu şekerli gıdaları severek, isteyerek bolca tüketmektedirler.

Yoğurta, süte, konservelere de paketlenirken genelde cazip ve istenen ürün olsun diye şeker katılmaktadır.

Hâlbuki çocuklarımızın şekere hiç alışmaması, hatta şeker tadını hiç almaması gerekir. Tabi şeker derken suni (yapay) olanını kastediyorum. Yoksa doğal meyvenin içeriğinde, sütün muhtevasında, arıların bizlere sunduğu hakiki balda yeterince şeker vardır. İhtiyaç olan şekeri bu şekildeki tabii gıdalardan zaten alacaktır.

Ayrıca son yıllarda beyaz şeker yerine kullanılması yaygınlaşan glikoz ve früktoz şuruplarında tehlike daha büyüktür.

Bu konuda tedbir almak hepimize düşmektedir.

MELİH GÖKÇEK

“Çıngar koparacak, istifa etmez” diye bazı şom ağızlıların dedikodu yaptığı Melih Gökçek istifasını verdi ve yorgun olmadığını ancak “Sayın Cumhurbaşkanımızın emri demiri keser” dedi.

Ben de yine Cuma günü Ankara’daydım. Sabah saatlerinde gittim, akşam döndüm. Yine trafik tıkanmadan işliyordu, çevre oldukça temizdi. Melih Gökçek bey 24 yıllık belediye başkanlığı döneminde Ankara tanınmayacak kadar güzelleşmişti. Hele havaalanına giden yollar, gecekondularla dolu iken yenilenmiş, pırıl pırıl modern bir şekle dönüşmüştü.

Sayın Gökçek’in muhteşem hizmetlerini buraya sığdıramam. Zaten sayacak da değilim. Kendisine teşekkür ediyor, inşallah ondan yeni hizmetleri bekliyoruz.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.